GÜNÜN PORTRESİ: Karoline von Günderrode
19. yy’da “Romantik dönemin ‘Sappho’su” diye anılan Günderrode’nin şiirleri, düz yazıları ve oyunları zamanın baskın edebiyat söyleminin örtüsü altında görünmez olanlar arasında kalmıştır.

Altı yaşında yazar olan babasının, Hector Wilhelm von Günderrode, ölümüyle annesi, Luise Sophie Victorie Auguste Henriette Friedrike von Günderrode, kardeşleriyle birlikte Karoline Friederike Louise Maximiliane von Günderrode’yi alarak Hanau’ya taşındılar. On yedi yaşına gelince yalnızca evlenmemiş, soylu genç kızların kabul edildiği protestan Cronstetten kurumu çatısı altına alındı. Manastırvari katı kurallarla işleyen bu kurumdan yardım alan kızların ‘iffetli, itaatkâr’ bir yaşam biçimi sürdürmeleri ve kendilerinden beklenen toplumsal rolleri eksiksiz yerine getirmeleri bir zorunluluktu. Felsefe, tarih, coğrafya, edebiyat, kimya ve Uzakdoğu mitolojisi konularında eğitim alan Günderrode, deneyimlediği kuralcı, tutucu ve sınır koyucu gündelik yaşamında şiiri kendine bir kaçış yolu olarak seçti. Fransız Devrimi’nden etkilenen Günderrode esaret, özgürlük, sevgi gibi motifleri şiirlerinde temel aldığı gibi; kimileyin antik, egzotik sembollerle ya da mitolojik, felsefi imgelerle bezenen ölüm, kendi yaşamındaki gelişmelere işaret edercesine soluğunu şiirinden hiç eksik etmedi. Gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle şiirlerini yeşil kağıtlara yazdı.

KADIN KAHRAMANLARINA GÜÇLÜ ŞABLONLAR YÜKLEDİ
Yakın arkadaşı Bettina von Arnim’e “Kadınlık ve erkeklik, bildik anlamlarıyla ele alınacak olursa, insanlığın engelidir” diye yazan Günderrode, toplumdaki cinsiyet rollerinin sabitlenmiş zorunluluklardan oluşmasını hep eleştirdi. Bunun için de yazdığı oyunlarda güçlü kadınlara kahramanlık özellikleri yükleyerek şablonlaşmış yazma biçimlerini ve burjuva toplumunun değerlerini ters yüz etti. Bir yandan özgürlükçü düşünceleri öte yandan içinde yaşadığı toplumun kadın imgesi arasındaki ikilemi yaşarken, 1804’te Gedichte und Phantasien ve 1805’te Paetische Fragmente adlı kitaplarını bir erkek adı olan Tian mahlasıyla yazdı. Gunda ve Clemens Brentano’yla yakın arkadaş oldu; Schelling, Fichte, Schlegel ve Novalis’ten etkilenerek yapıtlarında onların izlerini sürdü.

Eskiçağ araştırmacısı profesör Friedrich Creuzer’in derslerine katılan Günderrode, onunla iki yıl süren bir aşk ilişkisi yaşadı. Creuzer’in evli oluşu yaşadıkları aşk kadar güçlü sorunlarla da başa çıkmayı gerektirdiyse de hüzünler ve kırgınlıklar ilişkinin sonunu getirdi. Creuzer’in yazdığı ayrılık mektubunu alan Günderrode 26 yaşında kendini hançerleyerek öldü. Ölümünden önce Creuzer’le ilişkisini, Ion mahlasıyla Melete adlı kitabında kaleme almıştı. Gelgelelim Creuzer ilişkinin açığa çıkması korkusuyla kitabın yayınlanmasını engelledi. Kitap ancak yüz yıl sonra yayımlanabildi.

Christa Wolf, Günderrode’nin tüm yapıtlarını toparlayarak onları yayımladı. Kendisine haksızlık yapılarak unutulmaya terk edilen bir kadın yazarın yaşam öyküsünü ve yapıtlarını yeniden su yüzüne çıkartarak itibarının iade edilmesini arzuladı.,

KAYNAK: Mnemosyne Takvimi

İlgili haberler
GÜNÜN PORTRESİ: Annie Kenney

İngiliz bir işçi kadındı Annie Kenney. Hayatı kadın mücadelesi ile geçti. Kadınların oy hakkı mücade...

GÜNÜN PORTRESİ: Bertha Von Kinsky

Tüm benliği ile barış mücadelesi ve veren ve bu sesi yükselten Bertha Von Kinsky ile tanışın...

GÜNÜN PORTRESİ: Sylvia Pankhurst

Sylvia Pankhurst, İngiltere’de kadınların oy haklarını elde etmeleri için mücadele etti. Birçok kadı...