GÜNÜN HATIRLATMASI: İstanbul Sözleşmesi kadınlar için neden önemli?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’li Numan Kurtulmuş’un İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin sözleri tartışılırken, İstanbul Sözleşmesi kadınlar için neden önemli, yükümlülükleri neler tekrar hatırlayalım...

Kadına yönelik şiddeti ve aile içi şiddeti önlemede önemli bir sözleşme olan, Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu, Meclisinde ilk onayladığı İstanbul Sözleşmesi içeriği ve kapsayıcılığı açısından kadınlar için önemli bir sözleşme. Tamamen kadına yönelik şiddetin önlenmesini amaçlayan, özellikle bunun formülünün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıyla gerçekleşeceğini söyleyen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet kavramını ortaya koyan ve tanımlayan ilk hukuki metin olma özelliğini taşıyor. Kadınların eşitlik mücadelesinde de önemli bir adım olan İstanbul Sözleşmesi’nin yükümlülükleri neler tekrar hatırlayalım... 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
İstanbul Sözleşmesi psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, tecavüz, zorla evlendirme, kadın sünneti, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, tecavüz ve taciz dahil cinsel şiddet olmak üzere kadına yönelik şiddetin tüm türlerini içeriyor. 

■ Sözleşme çerçevesinde ev içi şiddet, aynı evde yaşıyor olsun ya da olmasın mevcut ya da eski eş ya da partnerler arasında yaşanan her türlü şiddet edimini içerecek şekilde anlaşılır. Dolayısıyla “aile” olmayı, evlilik birliği içinde bulunmayı ya da aynı evi paylaşıyor ya da paylaşmış bulunmayı gerektirmez. Sözleşmenin getirdiği yükümlülükler silahlı çatışma durumlarında bile geçerliliğini korur ve Taraf Devletlerin bunu garanti altına alması gerekir.

■ Kadınların güçlendirilmesi yolu dahil, kadın ile erkek arasındaki temel eşitliği teşvik eder.

■ Taraf devletlerin yetkililerine, görevlilerine, kurum ve kuruluşlarına kadına yönelik şiddetle mücadele yükümlülüklerine uygun davranmalarını sağlamaları, cinsiyete duyarlı politikalar geliştirmeleri, şiddeti önlemede ve mücadelede bütüncül politikaların uygulanması,

■ Kadına yönelik şiddetle mücadele alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleriyle etkin iş birliği tesisi, özel sektör ve medyanın kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla politika hazırlamalarını teşvik etmeyi,

■ Şiddet eylemlerinin tekrarlanmasından korumak amacıyla gerekli hukuki ve diğer tedbirleri almayı, şiddete maruz kalanın şiddet gösterenden tazminat talep etmesini sağlamak üzere hukuki tedbirleri almayı şart koşuyordu.

■ Sözleşmenin en önemli özelliklerinden biri de, bir denetim mekanizması getirmesiydi. Çünkü denetim mekanizması işin takibi açısından mühimdi. Taraf ülkelerin temsilcilerinden oluşan denetim komitesi yani “GREVIO” adı verilen birim, sözleşmenin etkili bir şekilde uygulanmasını izleyecek, raporlar hazırlayacak, taraf devletin rızası ile soruşturma ve gerekirse onun toprağını ziyaret edecekti.


İlgili haberler
GÜNÜN HATIRLATMASI: 6284 sayılı Kanun ‘toplumsal c...

MEB, Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde değişiklik yaparak ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni etkinlik...

GÜNÜN HATIRLATMASI: Adım adım çocuk istismarının a...

Sürekli karşımıza çıkan çocuk istismarına evlilikle af tasarısına kadınlar yine izin vermeyecek! Bug...

GÜNÜN HATIRLATMASI: Toplu sözleşmelerde regl izni

İzmir Barosu’nun kadın çalışanları regl izni hakkını elde etti. Bu kazanımın her yerde yaygınlaşması...