Genç kadınlar 8 Mart’a çağırıyor
'Eşit ve özgür bir yaşamı kuracak olanlar bizleriz. Bu yüzden sisteme karşı sesini duyurmak isteyen tüm üniversiteli kadınları 8 Mart’a katılmaya, taleplerini haykırmaya çağırıyoruz.'

Üniversiteli bir kadın olarak, öğrencilik yıllarında pek çok sorunla karşılaşıyoruz. Kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışırken, hayallerin için emek veriyor, akademik olarak kendini geliştirmek isteyerek üniversiteye geliyorsun. Fakat diğer yandan sokakta rahat yürüyemiyor, başıma bir şey gelir mi endişesiyle yaşıyorsun. Erkek egemen düzen, üniversitede de yüzümüze çarpıyor. Kadın olduğumuz için ciddiye alınmıyor, fikirlerimiz önemsenmiyor. Ekonominin gittikçe kötüleşmesiyle de okurken yarı zamanlı işlerde çalışmak zorunda kalıyoruz. İş hayatında tacize, mobbinge ve şiddete maruz kalıyoruz.

Üniversitede, yaşadığımız birçok soruna karşı yan yana gelip kadın topluluklarında buluşuyoruz. Bu, insana yalnız olmadığını hissettiriyor ve aynı fikirlere sahip pek çok insanla tanışma fırsatı da bulabiliyoruz. Ancak İstanbul Üniversitesindeki kulüp faaliyetlerinin kimi zaman çok yetersiz olduğunu ve öğrencilerin sosyalleşebilecekleri alanların çok sınırlı olduğunu düşünüyorum. Üniversite yönetiminin, baskı ve müdahaleleri yüzünden kulüplerin etkinlik yapması zorlaştırılıyor ya da engelleniyor. Geçen dönem Kadın Çalışmaları Komisyonunda yapılacak “6284 yaşatır” adlı etkinliğimizin başlığı gerekçe gösterilerek iptal edilmesi bu duruma verilebilecek örneklerden sadece bir tanesi. Kendi sesini bulmak, fikirlerini savunmak ve görünür olmak açısından üniversite çok önemli bir yer ama üniversite yönetimi bizlerin yan yana gelmesini istemiyor.

Üniversitelere dönüp baktığımızda kampüslerimizde dahi güvende hissedemiyoruz. 2023’te başta Kadın Çalışmaları Komisyonu olmak üzere birçok kulüple beraber İstanbul Üniversitesinde kurulan Cinsel Tacizi Önleme Kuruluna (CİTÖK) başvurular kimi zaman havada bırakılıyor, ilgilenilmiyor. Kampüste güvenliğin sağlanması için CİTÖK’ ün etkin işletilmesi gerekiyor.

Şimdiyse 8 Mart yaklaşıyor. Yaşadığımız pek çok probleme ve saldırıya karşı mücadelemizi büyütecek ve taleplerimiz yerine getirilene kadar direnmeye devam edeceğiz. Eşit ve özgür bir yaşamı kuracak olanlar bizleriz. Bu yüzden sisteme karşı sesini duyurmak isteyen tüm üniversiteli kadınları 8 Mart’a katılmaya, taleplerini haykırmaya çağırıyoruz. 

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Üniversiteli kadınlar yarının direnişini bugünden örüyor

‘Kadınlar ve LGBTİ’ler olarak her günü direnişimizin parçası görüyor; güvenli kampüs, kadınlara bütçe ve etkin CİTÖK taleplerini büyütüyoruz.’

İşsizliğin üniversiteli kadınlara etkileri | Üniversite öğrencisi Destina Mandracı anlatıyor

YTÜ öğrencisi Destina Mandracı, işsizlik gerçekliğinin üniversiteli genç kadınların yaşamını nasıl şekillendirdiğini anlatıyor.

Eskişehir’den üniversiteli kadınlar: Kampüslerde ve yurtlar güvenli alanlar istiyoruz

Yunus Emre KYK Kız Öğrenci Yurduna giren bir erkeğin kadın öğrencileri taciz etmesi büyük tepkiye yol açmıştı. Üniversiteli kadınlar da en önemli talebi güvenli barınma ve güvenli kampüsler oldu.


Editörden