Anadolu’nun farklı şehirlerinden insanca yaşama umuduyla sanayinin kalbinin attığı yerlere gelen kadınların büyük hayallerle başlayıp acıyla son bulan hayatları... Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te İŞKUR binasının yanı başında bulunan bir kozmetik fabrikasında meydana gelen patlamada 7 kişinin hayatını kaybettiği haberini aldık. Hayatını kaybedenlerin 6’sı kadın işçiydi. Birleşik Metal-İş Kadın Komisyonu olarak yaptığımız taziye ziyaretinde, ailelerin evine giden metal işçisi kadınların arasındaydım.
Başsağlığı dilemek için gittiğimizde duyduklarımız dehşet vericiydi. Denetimsiz, sigortasız ve ağır çalışma koşulları altında emek sömürüsüne maruz bırakılan kadınların yasını tutuyorduk. Ailelerin adalet arayışı, karşılaştıkları zorluklar ve hak taleplerinin engellenmesi acımızı daha da derinleştirdi. Biliyorlardı, giden yakınları geri gelmeyecek ama sorumluların cezalandırılması, yargı önünde hesap vermesi gerekiyordu ki başka canlar yanmasın, yüreklerine bir su serpilsin.
Aileler yaşadıklarını anlattıkça göz yaşlarımızı tutamadık. Çocuklarının yanmış kemiklerini alan baba, hasta yatağından kalkıp bizi karşılayan bir diğer babanın ayakta duramayışı yürek dağlayıcıydı.
Dönerken, arkadaşlarla sendikalı işyerlerinde çalıştığımız için ne kadar şanslı olduğumuz konusunda hemfikirdik. Ben dahil birçok arkadaşım, bizden önce örgütlenmiş işyerlerinde işe başlamıştık. Çalıştığımız işyerlerinde örgütlenme mücadelesi veren ve bunu başaran sendikamız kadrolarına ne çok şey borçlu olduğumuzu konuştuk. Benim için de bu ziyaret unutamayacağım bir deneyim oldu.
Hayatını kaybeden her kadının çalışma hikayesini dinledikçe örgütlü olmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım. Kadın komisyonunun bir parçası olmaktan büyük bir gurur ve sorumluluk duydum. Eve dönerken örgütlü bir kadının gücünü daha derinden hissettim. Dilovası’nda katledilen kadınların davasına sahip çıkmanın bir borç olduğunu düşündüm. Daha fazla kadın işçiye ulaşmak, onların haklarını talep edebilecekleri bir örgütlenmenin parçası olmalarını sağlamak için mücadele etmenin önemini anladım. Çünkü biliyorum ki bazen bir uyanış, birçok kadının hayatını değiştirmeye yeter. Ben kadın komisyonunun bir üyesiyim ve bu mücadeleyi daha fazla kadına ulaştırmaya söz veriyorum.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Dilovası, sendikalı ve güvenceli çalışmanın hayati önemini gösterdi
'Çalışma koşulları öylesine kötüydü ki sadece daha fazla kâr için insanın insana bunu nasıl reva gördüğünü anlamakta zorlandım.'
Dilovası davası: Kadın emeği üzerine kurulu ölüm düzeni
'Bu davada birlikte yürüteceğimiz adalet mücadelesi, aynı zamanda kadınları ve çocukları göz göre göre katleden bu sömürü düzeniyle hesaplaşmak anlamına geliyor.'
Ravive Kozmetik davasının ardından: Benzer acılar tekrar yaşanmasın diye...
Ravive Kozmetik davası; kadınların, çocukların ve güvencesiz çalışan binlerce insanın ortak hikâyesinin bir yansıması...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























