Benim için her şey 15 yaşında başladı
Azerbaycan’dan gelen Nurgül, henüz 15 yaşındayken evlenmiş, 17 yaşında doğum yapmış... Yaşı tutmadığı için resmi nikahı yok. Bu yüzden hep kayıt dışı çalışmak zorunda...

Ben Azerbaycan göçmeni genç bir kadınım. 5 yaşındayken babamı kaybettim. Azerbaycan’da dayımla birlikte yaşadık. 8. sınıfa kadar okuyabildim. Dayım okumamı istemedi. Biraz geri kafalıydı. “Kız çocuğu neden okusun? Mini etek mi giysin? Niye dar pantolon giysin?” dedi. Bir ara kapalı giyinmem için zorladılar. Bütün bu baskılardan dolayı Türkiye’de yaşayan dayımın yanına yerleştik.
Türkiye’ye geldiğimde 15 yaşındaydım. Daha yeni okulu bırakmıştım. İlk işim soba imalatında çalışmak oldu. Bilmediğim bir işti. Annemle birlikte çalışıyordum, o yüzden dayılarım çalışmama müsaade etmişti. 15 yaşına göre çalıştığım iş ağırdı. Ama insan alışıyor zora da. İstanbul’daki dayım da Azerbaycan’daki dayım gibi baskı uygulayınca çıkış yolunu evlenmekte buldum. Evlenmeseydim belki kötü yollara düşebilirdim. Benim için her şey 15 yaşında başladı. 15 yaşımda evlendim, anne oldum; evlilik, kaynana-kayınbaba derdi. İki hafta eşimin ailesi ile kaldım. O iki hafta, bana iki yıl gibi geldi. Çok zorluk çektik. Sonra eşime ayrı eve çıkmak istediğimi söyledim ve başka bir daire kiraladık. Kendi evime geçtiğimde inanamadım. Kendimi bir tuhaf hissediyordum. Boş bir evin içine giriyorsun. Bütün bir evin yükünü sırtına alıyorsun. Komiğime gitti, şaşırdım kendime. Ama bir süre sonra alıştım. Eve taşındığımızda iki aylık hamile olmama rağmen eşimle birlikte çalışarak bütün eşyalarımızı aldık. Çalıştığım sırada bebeğim karnımdayken felç geçirdi. Eşimin ailesi çocuğu aldırmam için baskı uyguladılar. Hatta kayınbabam köyde çocuğuma parasız mezar aramaya gitmişti. Ama ben aldırmadım, iyi ki de aldırmamışım. Şu an bebeğim 2 yaşında ve çok sağlıklı. Ama benim çilem yine bitmiyor. Bebeğim 1 yaşındayken eşim askere gitti. Eşimin askere gitmesi, benim için sıkıntılı oldu. Hem çocuğun bakımı hem de ihtiyaçları senin sırtında... Çalışmak zorundasın çünkü kimse yardım etmiyor. Bu yüzden annem ve üvey babamın evine taşındım. Çocuğuma bakıcı tuttum. Ve tekrar çalışmaya başladım.

HEM PİŞMANIM HEM DEĞİLİM
Şu an 17 yaşındayım, 18’e girmeme aylar kaldı. Benim yaşımdaki birçok kadına göre kendimi daha olgun ve güçlü hissediyorum. Yaşım tutmadığı için resmi nikahım yok. Bu yüzden kayıt dışı çalışıyorum. Bu yüzden iş bulmakta çok zorlanıyorum ve sürekli iş değiştirmek zorunda kalıyorum. Hem pişmanım hem değilim. Pişmanım, çünkü okumam gereken yaşta birçok sorumluluk üstlendim. Benim yaş grubumdaki gençler geziyor, ben çalışmak zorundayım. Pişman değilim çünkü dünya tatlısı bir kızım var.
Okuyabilseydim avukat olmak isterdim. Çünkü birileri adaleti savunabilmeli. Avukat olsaydım kadınlara yönelik şiddetin önüne geçecek davalarda savunma yapardım. Birileri çıkıp televizyon kanallarında kadına şiddete karşı olduklarını söylüyorlar. Ama şiddet bir türlü son bulmuyor. Siz kadınların evlerinde neler yaşadığını bilemezsiniz ki!
Birçok kadın gibi ben de şiddete maruz kaldım. Dayılarımdan, eşimin ailesinden ve eşimden defalarca kez şiddet gördüm. Eşim şu an askerde ama döndüğü zaman şiddete maruz kalıp kalmayacağımı bilmiyorum. Eşim şiddet uyguladığında fiziksel olarak karşılık verecek gücüm olmadığından sözlerle karşılık vermeye çalışıyordum. Ama ben sözlü olarak karşılık verdikçe o daha çok şiddet uyguluyordu. Ben çözüm olarak kendimi odaya kapatarak, kapıyı kilitleyerek ya da evin dışına kaçarak kurtulmaya çalıştım. Korkuyordum, elimden bir şey gelmiyordu çünkü hamileydim. Karnımdaki bebekle nereye gidecektim, annemin evine mi? Yaşım küçük olsa da çok şey yaşadım ve olgunlaştım. Şimdi eşim askerden gelse ve bana şiddet uygulamaya devam etse, arkama bile bakmadan çekip giderim o evden. Şu anda zaten kendi ayaklarımın üstünde duruyor ve çocuğuma kendim bakıyorum. Bugün güçlüyüm, çünkü karşıma çıkan insanların kötülükleri beni daha da güçlendirdi.
Bir kız çocuğum var. Benim yaşadıklarımı yaşamaması için önce onu okutacağım. Ve hiç kimsenin onun hayatını ve geleceğini karartmasına müsaade etmeyeceğim. Benimle aynı yaşta olan genç kadınlara tavsiyem çocuk yaşta evlilik yapmasınlar. Tercihlerini iyi yapsınlar. Hiçbir şeyden korkmayın. Ben eskiden çok korkardım. Ama şimdi korkmuyorum ve hiçbir şey umurumda değil.

İlgili haberler
Almanya'da 'çocuk evlilikleri'nin yasaklanmasının...

Almanya’daki kadın örgütleri ülkede yapılacak çocuk evliliklerinin kesinlikle yasaklanmasını istiyor...

Bizim dengemizi bozmayınız

Bizi birbirimizden ayıranın, bizi birbirimize bağlayanın ne olduğunu tüm çarpıcılığı ile anlatan gün...

Mücadeleyi yükseltme zamanı!

Kadınlar, sırf giyim kuşamları, oturuş kalkışları nedeniyle şiddete maruz kaldıkları bir dönemde bu...

Başka şansımız var mı?

Suçluyla mağduru aynı binaya koyan zihniyete karşı mücadeleden başka şansımız var mı diye soruyor Av...

O zaman anladım OHAL’in kime yaradığını

Erdoğan’ın, geçenlerde yabancı yatırımcılarla yaptığı bir toplantıda sarf ettiği, “OHAL’i fabrikalar...

Ah o zihnimizi kemiren ‘ama’lar...

Birkaç gün önce Suriyelilere yönelik ırkçı söylemlere katılanlar duydukları öfkeden pişman olmuşlar...