MEKTUP

'Daha önce başardık! Şimdi yeniden başarabilir ve bütün okul kademelerinde çocuklarımız için bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek hakkı talebi etrafında yeniden buluşabiliriz.'

EYT’den emekliyim, 2 çocuk annesiyim. 7 bin 500 lira emekli maaşı alıyorum...

Okul öncesinde "bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek” hakkı çocukların elinden alındı. İlkokul çatısındaki ana sınıflarında herkes kendi beslenmesini kendi getiriyor. Yani olan yiyor, olmayan bakıyor.

Çocukların bir öğün yemeğinin ellerinden alınması yetmezmiş gibi Esenyalı’ daki bir anaokulunun temizliğinin de veliler tarafından yapılması istendi.

Aanaokullarında yardımcı öğretmenin ücretinin bir kısmını da veliler ödüyor. Ekmek ve Gül'e mektup yazan bir veli soruyor: “Neden devletin sorumluluklarını bizim üzerimize yıkılıyor?”

Mektubumuz var! Devlete bağlı bir anaokulunda çalışan bir öğretmen, eğitimin nasıl ücretli hale getirildiğinden öğretmenlerin çalışma koşullarına eğitimin tüm gerçeklerini ortaya seriyor.

Atanmış yönetim, öğrencilere verdiği yurt sözlerini tutmadı. Kulüp odalarımızın elimizden alınmasını ve 3’lü ranzalarda koğuşta yaşar gibi yaşamayı kabul etmiyoruz.

Üniversite öğrencisi genç kadınlar barınma sorununun, yeterli ve nitelikli yurt olmamasının sonuçlarının kendi yaşamlarına yansımalarını yazdılar...

Çekin elinizi haklarımızdan ve hayatlarımızdan, biz kadınlar insanca yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Nafaka hakkımızı savunuyoruz, kadınların ve çocukların nafakası artırılsın istiyoruz!

‘Bant sistemi olarak çalıştığımız için çıkarttığımız telefon sayısını sürekli yükseltiyorlar. Nefes bile alamıyoruz artık…’

Bu yıl geçen yıllardan daha çetin geçecek gibi. Bu sebeple kadınların bir araya gelerek, bu sorunları dile getirmesi, sorunların çözümü için taleplerde bulunması çok elzem.

"Kış geldi, şartlar daha da zorlaşıyor. Giderlerimiz daha da artacak. Aldığım maaş enflasyona, zamlara, vergilere ayak uyduramıyor."

İşe yetişme telaşı bir yana günlük yaşadığımız tacizlerin ve zorbalığın haddi hesabı yok. Yaşadıklarımız sıradanlaşıyor ama kabullenmesi mümkün değil…

Tekrar tekrar sürekliliği olmalı, gitmeli Emek Yaz Kampına. Üreterek, katılarak, çoğalarak… Ve özellikle çocuklarımızla gitmeli. Dışarıda böyle bir hayatın varlığını istemeliler.

Kamp hakkındaki olumlu ve güzel düşüncelerim ne kelimelere ne sayfalara sığmaz. Çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel arkadaşlar edindim, aynı hisleri aynı ortamı paylaştık.

‘Kadın erkek eşit değildir’ diyen, kadın düşmanı politikalar üretenlerin karşısında kamptaki kolektif dayanışma başka bir hayatın mümkün olduğunu gösteriyor bizlere.

31 Temmuz-7 Ağustos arasında gerçekleşen 20. Gençlik Yaz Kampındaki Kadın Çalışmaları Atölyesinde neler tartışıldı? Atölye yürütücülerinden Ezgi Kaya ve atölye katılımcıları yazdı.

Kadınlar olarak bir çoğumuzun ortak problemleri var. Birbirimize tutunmalarımız, el ele yürümemiz bundan.

İranlı bir kadın olan M.F., Mahsa Amini'nin ahlak polisi tarafından öldürüldükten sonra İran'da başlayan halk hareketine dair yazdı...

20. Gençlik Yaz Kampında Kadın Çalışmaları Atölyesine katılmaya karar verdim...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.