Yeldeğirmeni Ekmek ve Gül Grubu: Ekmek ve Gül ne demek?
Yeldeğirmeni Ekmek ve Gül Grubundan kadınlar 18. yıl dönümümüz için 'Ekmek ve gül ne demek?' sorusunu hep birlikte yanıtladı...

Yeldeğirmeni Ekmek ve Gül Grubundan kadınlar olarak dergimizin 18. yıl dönümü için bir şeyler yapmak istedik. Nereden başladık, neler yaşadık hepsi hafızamızda ama bizim için neler değişti tekrar hatırlamak istedik. Bu yüzden “Ekmek ve gül ne demek?” sorusunu hep birlikte yanıtladık.

Öykü: "Ekmek ve Gül benim için sadece bir oluşum değil; kadınların hayatını, emeğini, yaşadığı zorlukları ama aynı zamanda dayanışmasını bir araya getiren bir kadın topluluğu. Sadece sorunları konuşmakla kalmıyoruz birlikte nasıl güçlenebiliriz onu da hatırlatıyoruz ve tartışıyoruz. Gerçek hikayelerin içinde güçlü ve mücadele dolu bir tarafı var Ekmek ve Gül’ün. Kadın emeğini görünür kılan, hak mücadelemizin sesi olan ve birlikte güçlendiğimiz bir alan."

Seçil: "Aylık bir dergi ya da mahallede bir kadın grubu, aklıma birbirine bağlı hayatları ve yarınları olan kadınlar geliyor. Her ne olursa olsun sıkıldığımda, bunaldığımda ya da bir deneyimi paylaşmak istediğimde bunlarla 'Ne yapacağım?' sorusunun yanıtı benim için Ekmek ve Gül."

Aslı: "Sözümün bir değeri olduğunu hissettiren, gösteren ve 'Sözünün bir değeri var' deme cesaretini başkasına da vermeme sebep olan bir alan."

Betül: "Ekmek ve Gül benim için biraz defter gibi. Kendi hayatımdan ve tanık olduklarımdan izler bulduğum bir defter. İçine hem yorgunluğumu hem umudumu yazıyorum sanki. Bir yandan bir dergi sayfalarını okudukça 'yalnız değilim' dediğim bir yer. Ama aynı zamanda o sayfaların etrafında yan yana geldiğimiz birbirimizi dinlediğimiz ve birlikte güçlendiğimiz bir bağ. Benim için Ekmek ve Gül hem yazdığım hem okuduğum hem de birlikte büyüttüğümüz bir hafıza. Kolay yazılmayan bir hikaye…"

Özge: "Her sayfasında mücadeleyi ve dayanışmayı görünür kılan, örgütlenmenin güçlendirdiğini hissettiren bir yer. Ayrıca, tam da Ekmek ve Gül’ün 14. yıl dönümünde İstanbul’da ilk kez sahneye çıktığım gün, beni cesaretlendiren bir yer. Sesimi bulduğum, sözümü söylediğim ve o sözün başkalarının sesiyle çoğaldığını gördüğüm bir alan."

Esra: "Ekmek ve Gül benim için sesimin duyulduğu, benzer yolları yürüyen kadınların seslerini duymamı sağlayan bir yuva. Ekmek ve Gül bir hafıza, bir mücadelenin hafızası. Benden öncesiyle, benden sonrasıyla, başka başka şehirlerden kadınların dahil olmasıyla, her geçen gün çoğalarak mücadelenin sesini yükseltmesiyle, ben olmasam da biz olmasak da orada var olacağını bilmemizle bir bütün. Hep var olacak bir öykü. Bana göre Ekmek ve Gül’ü güçlü kılan en önemli yan da bu."

Sedef: "Hayat mücadelesinde bir yol arkadaşı gibi hissettiriyor Ekmek ve Gül. Acıların paylaşılarak sağaltıldığı ve elbette 'ne yapmalıyız' üzerine çözüm yolları arandığı, çaresizlik zamanlarında anlaşılabilmenin rahatlığına vardığın, yeni şeyler öğrendiğinde paylaştığın, iç döktüğün ve dökülen sözlerden başkalarının içini gördüğün bir arkadaşlıktan bahsediyorum. Yalnız olmadığını, sözünün bir kıymetinin olduğunu hissettirerek yıllardır bir dergiden çok çok daha fazlasını yapıyor. Ekmek ve Gül buluşmalarındaki bir arada olma enerjisi, yükselen sesler, yarısı hayata geçirilmeyen planlamalar, 'Ben bu defa okuyamadım ama...' cümleleri hepsi içimizden, hayattan. Nicelerine! “Yaşamak için ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz” talebinin etrafında birleşenlerin mecrası Ekmek ve Gül iyi ki var."

Devrim: "Ekmek ve Gül, çocukluğumda 'Anne benim neden kız kardeşim yok?' diye üzgün bir ses tonuyla sorduğum o uzak yılların ardından genç bir kadınken tanışabildiğim bir kız kardeş gibi. Onunla her temasının neşe verdiği, iyi günlerde seninle gülen ve kötü günlerde sarmalayan, sisli havalarda el ele tutuşup birlikte korkmadan yürüdüğünüz o kız kardeş. Savaştığınız her şeyle birlikte kavga ettiğinizi bildiğiniz; herhangi bir şiddete, haksızlığa, emek gaspına karşı yalnız olmadığınızı size hep hatırlatan, sesiniz yetmediğinde birbiriniz yerine ses çıkaracağınız kız kardeş."

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


Editörden