Tuzluçayırlı kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için Hacı Bektaşi Veli Parkı’nda gerçekleştirdikleri basın açıklamasının ardından yürüyüş yaptı. Kadınlar, yürüyüşün ardından 8 Mart etkinliğinin gerçekleşeceği Alyans Düğün Salonu’na geçti. Etkinlikte kadınların hazırlamış olduğu koro ile türküler söylendi, halaylar çekildi.
Etkinlikte söz alan Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği’nden Aysun Aydovan, “Bu eşitsiz, sömürü üzerine kurulu düzen dünyanın dört bir yanında kadınları soluksuz bırakmaya uğraşıyor. İşte tam da bu düzene karşı kadınların dayanışmasını yükseltmesi, daha çok yan yana gelmesi ve mücadelesine sahip çıkması nefesimizin tek kaynağı” şeklinde konuştu.
“Sömürü düzeninin bu topraklardaki temsilcileri geçtiğimiz yıl Kocaeli’de 3’ü çocuk, 3’ü kadın işçi olan 6 kız kardeşimizi atölyede diri diri yakmadı mı? Kadınların emeğini değersizleştiren bu düzen, işçileri yangınlarda bırakarak iktidarını sürdürmüyor mu?” diye soran Aydovan, “Tüm bu yangınlara, yaşamlarımızı kuşatanlara karşılık 8 Mart’ımız mücadele günü olarak ellerimizde yükseliyor” dedi.
'Mahallemizde yoksulluk büyüyor'
İktidarın ekonomi politikalarını kadınların karşısına diktiğini, Orta Vadeli Programlardan Kalkınma Planlarına kadar kadın emeğinin esnek, güvencesiz ve düşük ücretlere mahkûm edildiğini belirten Aydovan, şöyle konuştu:
“İşsizlik büyürken çalışan kadınlar da ücretleri yetmediği için ek işlere koşturuyor. Mamak’taki çoğu kadın asgari ücretli, kimileri ise asgari ücretin altında çalışıyor. Bir yanda artan mesailer, uzayan vardiyalar dururken, diğer yanda biriken borçlar ve rahat bırakmayan banka aramaları var. Mahallelerimizde yoksulluk büyüyor. Kadınlar pazarlarda çöp yığınlarından yiyecek arıyor, marketlerde indirim bulmaya çalışıyor. Açlık hayatımızın tam ortasında. Eğitim ve sağlık masrafları ateş pahası. Çocuklarımızı okullarda bir öğün ücretsiz yemekten mahrum bırakanlar, takdir yetkilerini yoksulluğu azaltmak için kullanmıyor.”
'Kadın cinayetleri cezasızlık politikalarıyla bezeli'
Ekonomi politikalarında sömürüyü, rantı ve yağmayı büyütenlerin siyasal baskıyı da artırdığını söyleyen Aydovan, “Kadınların demokratik haklarına göz dikiliyor. Kadınların mücadele sonucu kazandığı haklara uzun süredir saldıranlar, bugünümüzü ve geleceğimizi ipotek altına almaya uğraşıyor” dedi.
Kadına yönelik şiddetin evde, sokakta, okulda ve işte her alanda yaygınlaştığını anlatan Aydovan, şöyle devam etti:
“Bir yanda dinci, gerici bir örgütteki erkeğin öldürdüğü anne ve kız çocuğu… Diğer yanda okulda bir öğrenci tarafından katledilen öğretmen. İki Fatma Nur, tek fail… Mahallelerimizde kadınlar; yoksullukla, şiddetle ve ölümle burun buruna. Kadınları şiddetten koruyacak önlemler neredeyse yok denecek kadar az. Cinayetler ise cezasızlık politikalarıyla bezeli.”
'Emperyalistler kadınların yaşamını pazarlık konusu ediyor'
Emperyalist barbarlığın dünyayı kana buladığını ifade eden Aydovan, “Dünyanın dört bir yanında savaşlar ve çatışmalar artıyor. ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi Ortadoğu’da kadınları ölümlerle, tecavüzlerle, sefaletle ve göçlerle karşı karşıya bırakıyor. Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a yaşamlarını savunan kadınlarla dayanışma içerisindeyiz. Emperyalistler ve işbirlikçi iktidarlar kadınların yaşamını savaşlarda pazarlık konusu haline getiriyor. Bu topraklarda da iktidar, Trump’a bağımlılığını artırıyor” dedi.
“Kadın düşmanlarının, çocukların kanını içenlerin sözlerine göre ülkeyi yönetenler dış politikada da onların emir eri oluyor” diyen Aydovan, “Ülke topraklarını yerli ve yabancı tekeller için ranta ve talana açan yetkililer, kadınların suyuna, havasına ve toprağına göz dikiyor. Bu bağımlılık emek sömürüsünün katlanmasına neden oluyor. Aynı zamanda savaşlarla burun buruna olma tehlikesini de beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.
'Artık yeter'
Aydovan konuşmasında şu çağrıyı yaptı:
“Artık yeter! Savaşlara, yoksulluğa ve sömürüye karşı gücümüz birliğimizdedir. 10 yıllık deneyimiyle Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneğimizin mücadelesi de gösteriyor ki kadınlar yan yana geldikçe güçlüdür. Dünyada ve Türkiye’de işçileri, emekçileri ve gençleri karanlığa sürüklemeye çalışanlara inat yaşasın kadın dayanışması. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, hayatlarımızı savunuyoruz. Hep beraber mücadelemizi büyütelim!”
İlgili haberler
Tuzluçayırlı kadınların 8 Mart yürüyüşü: 'Savaşa, şiddete, yoksulluğa karşı mücadeleye'
Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneğinin çağrısıyla Mamak’ta bir araya gelen kadınlar yaptıkları 8 Mart yürüyüşünde yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı mücadele çağrısı yaptı.
ODTÜ’de 8 Mart gece yürüyüşü düzenlendi: 'Bir gün değil, her gün 8 Mart'
ODTÜ’lü kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde gece yürüyüşü düzenledi.
Batıkentli bir kadının gözünden: ‘Kadınlar isterse dünyayı güzelleştirir’
Batıkent’te Batı Sitesi Mahalle Meclisinin düzenlediği etkinlikler, geziler ve şenliklerle birçok kadının bir araya gelmesine katkıda bulunan Gülcan 8 Mart'tan taleplerini anlatıyor...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























