Tutunabileceğimiz tek şey işte bu dayanışma
Göz göre göre ölüme itilen Ayşe Tuba’nın davasında katil ‘namus’ dedi, mahkeme dinledi, kadınlarsa gerçek adalet için salonun içinde, önünde inatla ve ısrarla mücadele etti. İşte tutunacağımız şey bu.

Ayşe Tuba Arslan, günlerce sürdürdüğü yaşam mücadelesini 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde kaybetmişti. O gün kadınların omzunda Eskişehir’de toprağa verilirken, bütün ülke bu kadının adını öğrenmişti.

Yıllarca yaşadığı kabus ortaya çıkmış, 23 kez savcılığa başvurduğu, 6284 sayılı yasa kapsamında koruma kararları olduğu, defalarca ihlal edildiği anlaşılmış, bütün bunlara karşın öldürülmüş olması herkes için dehşet yaratmıştı.

Hatırlayın Adalet Bakanı dahil, “nasıl oluyor bu” demişti. Arkasından 6284 sayılı yasanın daha etkili uygulanması için genelgeler yayınlanmış, adeta yasanın uygulanması durumunda kadınların hayatlarının kurtulabileceği yeniden keşfedilmişti.

DEVLETE YAPTIĞI BAŞVURULARA RAĞMEN ÖLDÜRÜLEN AYŞE TUBA’NIN DAVASINDA DA DEVLET BİR ŞEY YAPMADI
Geçtiğimiz hafta Ayşe Tuba Arslan’ı öldüren adamın yargılanmasına başlandı Eskişehir Adliyesinde. Sabahtan itibaren yetkililerin onun ölümü ile ilgili yaşadığı üzüntünün nasıl da geçivermiş olduğu ortaya çıkıverdi hemen. Davayı izlemek için gelen kadınların adliye önünde basın açıklaması yapmasına uzun süre izin verilmedi, kadınlar tartışmalarla adliye önüne gelebildi, arkasından duruşma salonuna girmek isteyen kadınlara adliye kapıları kilitlendi ve o kapılar yine kadınların zorlamasıyla açıldı.

İçeri girildiğinde de sorunlar bitmedi, son derece küçük bir duruşma salonunda yapılan duruşmaya avukatlar dahi zorlukla sığdı. Duruşmayı izlemek isteyen çok sayıda kadın yer darlığı nedeniyle içeri alınmadı, dışarı kaldı. Duruşmanın konferans salonuna alınma talepleri mahkeme tarafından reddedildi. Bir kadın yaşamını devlete yapmış olduğu başvurular ve koruma taleplerine karşın kaybetmişti ama devlet onun duruşmasında da hiçbir kolaylık sağlamıyordu bir kez daha gördük.

KATİL AYŞE TUBA’YI SUÇLADI, BİZ YILLAR SÜREN KABUSU DİNLEDİK
Arkasından başlayan duruşma ise, soğukkanlılık ve büyük bir sakinlikle kendisinin ne kadar haklı olduğunu anlatmaya çalışan bir katilin şovuydu.

Boşanma öncesini saatlerce anlattı eski koca. Ayşe’nin nasıl bir kabus içinde olduğunu an be an hissettik onun anlattıklarıyla. Kendisinden izin almadan çalışmaya başladığını tekrarladı sürekli, nasıl takip ettiğini, çalıştığı kişileri aradığını, telefonunu karıştırdığını, eşyalarını aradığını, sürekli ama sürekli peşinde olduğunu büyük bir rahatlıkla anlattı.

Mahkeme ona o kadar büyük bir alan tanıdı ki, bir cinayet davasının değil, ancak boşanma davasının konusu olabilecek konuşmalar yapabildi. “Ahlak”tı elbette yürümek istediği şey, söylediği tek bir somut olay olmasa da aldatıldığını ispatlamaya çalıştı. Mahkeme bir şey demedi, savcı “burası boşanma davası değil, cinayet anına gel” demedi. O sebeple konuştu da konuştu eski koca…

BU ÜLKEDEKİ BÜTÜN ERKEKLER ‘NAMUS’ ZIRHINI TANIYOR
Biliyordu çünkü “namus” işinin geçer akçe olabileceğini, haksız tahrik indirimleri ile kurtulabileceğini, bu ülkede yaşayan her erkek gibi o da farkındaydı, bir kadını öldürüp sonra “beni aldatıyordu” denilmesi gerektiğini.

Mahkeme o kadar olağan yaklaştı ki bu namus savunmasına, Ayşe Tuba’nın babasına da eski kocanın söylediklerini sorabildi mesela, “ne diyorsunuz” dedi. Sonra babanın ağzından tutanaklara “kızımın namusuna kefilim” cümlesini yazdırdı, baba tam böyle bir şeyler dememişti ama mahkemenin anladığı buydu. Ayşe’nin namuslu olduğuna birileri kefil olmalıydı…

Oysa aradan zaman geçmiş, Ayşe bin bir zorlukla boşanmış, boşanmaya karşın eski koca aylarca takip, ısrar ve tehditlerini sürdürmüş, işe giderken ve çıkarken her gün her gün peşinde dolaşmış ve sonra bir gün Eskişehir’in orta yerinde, cadde ortasında yanındaki satır ve bıçakla ölümüne yaralamıştı Ayşe Tuba’yı. Yani ortada eski kocasından bir türlü kurtulamayan boşanmış bir kadın vardı sadece.

Bütün bu söylediklerim dosyayı başından beri büyük bir çaba ile takip eden avukat ekibi tarafından anlatıldı, gerçek durum ortaya kondu, bu çaba sonucunda en azından eski kocanın talep ettiği, Ayşe Tuba’nın ilişkisi olduğu iddia edilen erkeklerin dinlenmesi talebi kabul edilmedi mahkeme tarafından.

ADALET İÇİN SABIR VE ISRARLA...
Kadınlar o gün akşama kadar adliyeden ayrılmadılar, adliye koridorlarında yerlerde oturup beklediler, sabırla içeri girip izlemeye çalıştılar. Onlarca kadın avukat büyük bir emekle gerçekleri ortaya koymaya çalıştı, Ayşe Tuba’nın göz göre göre öldürülmüş olmasına vurgu yaptılar.

Olay anına ilişkin tanıklığı olan bir kadın gözyaşları içerisinde Ayşe Tuba’ya saldırı anını anlattı, nasıl insanları oraya gitmeleri için seferber ettiğini, sonra erkek kaçmak zorunda kalınca peşinden koştuğunu, yakalandığını görünce Ayşe’nin başında ambulans gelene kadar durup, onu konuşturmaya çalıştığını. Belki de Ayşe’nin olay yerinde ölmeyip, hayata biraz daha tutunmasını o sağlamıştı, belki katilin hemen yakalanmasını da.

Duruşma çıkışı kadın dayanışmasının elimizdeki en güçlü şey olduğunu bir kez daha anladığımızı konuştuk hep birlikte. Duruşma salonu, Eskişehirli kadınlar, davayı büyük bir kolektif emekle takip eden avukatlar, tanıklık edip, Ayşe’yi kurtarmaya çalışan o kadın…

Tutunacağımız şey bu işte, bizi hayatta tutacak da sonrasında hesap sorulmasını sağlayacak olan da. Hakikatimiz bu dayanışma, bu uzun dik, zor yokuşu çıkmamızı sağlayan da…

İlgili haberler
Ayşe Tuba Arslan’ı ölüme götüren ihmaller bitmiyor...

Ayşe Tuba Arslan’ın dosyalarının uzlaştırma bürosuna taşındığını belirten CHP Milletvekili Çakırözer...

Ayşe Tuba Arslan cinayetinde devletin tüm kurumlar...

Şiddet gördüğü eski eşi hakkındaki 23 şikayetine rağmen adım adım ölüme gönderilen Ayşe Tuba Arslan...

Ayşe Tuba Arslan davası || Kadınlar girmesin diye...

23 şikayeti görmezden gelinen ve sokak ortasında öldürülen Ayşe Tuba Arslan davası görülüyor. Kadınl...