Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu ve TTB Merkez Konseyi, okullarda bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek hakkı için basın toplantısı düzenledi. Toplantıda okunan basın açıklamasında, “Çocukların ruh ve beden sağlığı, yaşam hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı ve onurlu bir yaşam hakkı için bu kararın alınmasının takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz” denildi.
Yoksulluk çocukları aç bırakıyor
Toplantıda yapılan açıklamada, yeni eğitim-öğretim yılının derinleşen eşitsizliklerin gölgesinde başladığı belirtildi. Türkiye’nin içinden geçtiği koşullar ve derinleşen yoksulluğun ortaya çıkardığı çocuk açlığının, Milli Eğitim Bakanlığı ve ülkeyi yönetenler için alarm niteliğinde olduğu ifade edilen açıklamada, çocuk açlığının ülkedeki en yakıcı politik ve sosyal sorunlardan biri olduğu vurgulandı.
Türkiye’de çocuk açlığının münferit bir yoksunluk olmadığı, eşitsizliğin bir sonucu olarak ortaya çıktığı vurgulanan açıklamada, “Yoksulluk içinde yaşayan çocuklar, sağlıklı ve yeterli beslenmeye, ısınmaya, nitelikli barınmaya erişememektedir. Bu yıl yine bazı çocuklar okulda açlıkla imtihan edilecek, bazı çocuklar bu nedenle eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kalacak” ifadeleri kullanıldı.
‘Malnütrisyon tıbbi bir şiddet biçimidir’
Çocukların artan oranda yetersiz beslenmeye bağlı fiziksel ve psikolojik sorunlar açısından tehdit altında olduğu belirtilen açıklamada, “Artan yoksulluk ve sağlıklı gıdaya erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle çocuklar, besin değeri düşük, karbonhidrat ağırlıklı ucuz gıdalar tüketmek zorunda kalmaktadır. Bu beslenme döngüsü de demir ve sağlıklı gelişme için ihtiyaç duyulan eser element eksikliklerine bağlı ağır kansızlık, bağışıklık sisteminin çökmesiyle sık tekrarlayan enfeksiyonlar, bodurluk, gelişme geriliği, dikkat ve öğrenme güçlüğü, anksiyete ve içe kapanma ile sonuçlanmaktadır. Malnütrisyon, bir çocuğun bedeninde ve ruhunda derin ve kalıcı izler bırakan tıbbi bir şiddet biçimidir” denildi.
Aç bir çocuğun yalnızca dersi dinleme noktasında sorun yaşamayacağı, gelişimi ve akranlarıyla eşitlenme konusunda da büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağının altı çizilen açıklamada, “Açlık, bir çocuğun kendi seçimi değildir. Eğitim nasıl ki bir haksa, o eğitime erişmek için gerekli olan beslenme de bir haktır. Tok karnına okula gitmek, okulda ücretsiz ve güvenli içme suyuna, temizlik için suya, sabuna ve sıcak bir öğüne erişmek lütuf değildir. Çocuğun okulda öğle yemeğinde sıcak bir öğüne erişiminin olması sadece sınavda başarılı olması için değil, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için de gereklidir. Bu yüzden okul yemeği hakkının kapsamı tüm çocukları kapsayacak şekilde evrensel olmalı, her çocuğun eşit biçimde erişebileceği, hakkı olan bir okul yemeği sistemi kurulmalıdır” denildi.
Ücretsiz okul yemeği kamusal bir haktır
Ücretsiz okul yemeğinin bir hak olarak örgütlenmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Devlet, çocuğun beslenmesini hayırseverin inisiyatifine, belediyenin kampanyasına, velinin cebine bırakamaz. Derse aç girmemek sosyal bir haktır, okul yemeği, sosyal devletin ve kamusal eğitimin asli görevidir” ifadeleri kullanıldı.
Okullarda her çocuğa bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemeğin devlet tarafından karşılanması gereken bir sorumluluk olduğu vurgulanan açıklamada, bu hakkın sağlanmasının çocuklara “Senin varlığın değerli, sen bu toplumun eşit bir bireyisin” mesajını vereceği ve sosyal adalet ile aidiyet duygusunu güçlendireceği ifade edildi.
Dünyada yüz milyonlarca çocuk okul yemeği hakkına sahip
Dünya Gıda Programı’nın verilerine yer verilen açıklamada, dünyada en az 466 milyon çocuğun okul yemeği programlarından yararlandığı, Finlandiya’da okul öncesinden lise sonuna kadar ücretsiz okul yemeği programının bulunduğu, Brezilya ve Hindistan gibi pek çok ülkede de okul yemeği programlarının uygulandığı belirtildi. Meselenin yalnızca ekonomik kaynak meselesi olmadığı, bir öncelik meselesi olduğu vurgulandı.
Açıklamada talepler ise şöyle sıralandı:
• Ücretsiz okul yemeği, tüm kademelerde ayrım gözetilmeksizin her çocuğa sunulacak evrensel ve kamusal bir hak olarak yasal güvenceye alınmalıdır.
• Okul yemeği için genel bütçeden, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda kalıcı ve denetlenebilir bir bütçe oluşturulmalıdır.
• Yemeklerin besin değeri diyetisyenler ve halk sağlığı uzmanları tarafından belirlenmeli; güvenli içme suyu ve hijyen koşulları zorunlu standart olmalıdır.
• Yerel yönetimler ve merkezi idare doğrudan sorumluluk üstlenmelidir.
• Okul kantinlerinde fiyatlar, gıda güvenliği ve ürünlerin sağlıklı beslenmeye uygunluğu acilen ve düzenli olarak denetlenmeli; sağlıklı ve uygun fiyatlı seçenekler sunulması sağlanmalıdır. Bütün okullarda ücretsiz ve güvenli içme suyuna sürekli erişim için gerekli altyapı kurulmalı, suyun güvenliği düzenli olarak denetlenmelidir.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
‘Bari çocuklar besini okuldaki bir öğünden alsın’
‘Artık şunu diyorum, bari çocuk besinini okuldan alsın. Evde zaten yok. Bari devlet bunu karşılasın, en azından bir öğün sağlıklı doğru düzgün beslenebilsinler.’
Çocuklara bir öğün yemek çok görülüyor, Belediyenin öğrencilere dağıttığı gıdaya engel olunuyor
Çocuklara bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek çok görülürken Maltepe Belediyesinin bazı okul önlerinde dağıttığı gıda paketleri ise okul müdürleri tarafından çocukların elinden alınıyor.
Okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek davası bugün Danıştay'da!
Okul öncesi eğitimde bir öğün ücretsiz yemeğin kaldırılmasına karşı Milli Eğitim Bakanlığına açtığımız dava bugün görüldü. MEB, çocukların açlığına devletin takdir yetkisi olduğunu söyledi.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























