Ankara Kadın Platformu, son günlerde LGBTİ’lere yönelik saldırılara karşın açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Açıkça görüyoruz: Ne LGBTİ+'lar güvendedir, ne kadınlar, ne de çocuklar. LGBTİ+ derneklerinin örgütlenme hakkına ve LGBTİ+ varoluşuna yönelen bu saldırılar; toplumun herhangi bir kesiminin eşit, sömürüsüz ve insanca bir yaşam kurma hakkına yönelen saldırılardan bağımsız değildir” denilerek örgütlenmeye, mücadeleye devam edileceği ifade edildi.
Eğitim Sen 1 Nolu Şube’de yapılan açıklamayı Ankara Kadın Platformu’ndan Eylem Soyluğlu okudu. Soyluğlu, “12 Eylül'ü 13 Eylül'e bağlayan gece ‘Ailem Güvende’ adı altında 15'i aşkın ilde LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Bu sürece karşı gelişen barışçıl protestolarda ise hak arama özgürlüğü doğrudan hedef alınmıştır. İstanbul'da gerçekleşen eylemlerde 106 kişi gözaltına alınmış, büyük bir kısmı mevcutlu bırakılmıştır. Buna ek olarak Ankara'da en az 17 kişi daha gözaltına alınmıştır. Yürütülen bu operasyonlar bütünüyle hukuksuzdur; LGBTİ+'ların insanca yaşam, eşit yurttaşlık ve örgütlenme haklarına yönelik açık bir saldırıdır” dedi.
'Asıl güvenlik problemi kadınları ve çocukları şiddet dolu evlerde kalmaya zorlayan iktidardır'
Operasyonları meşrulaştırmak adına öne sürülen "ailenin ve çocukların korunması" argümanının ise saldırının asıl hedefini gizlemek ve kamuoyunda rıza üretmek için kurgulanmış bir göz boyamadan ibaret olduğunu belirten Soyluğlu, “Görüyoruz ki bir yanda çocukların güvenliğini bahane ederek LGBTİ+'lar hedef alınıyor; ancak diğer yanda okul saldırılarında çocuklar öldürülmeye devam ediyor. Siyasal iktidar çocukların güvenliğini okullarda bile sağlayamıyor. Asıl güvenlik sorunu kadınlara, çocuklara, LGBTİ+'lara yönelik şiddeti körükleyen iktidarın düşmanca politikalarıdır” dedi.
Söz konusu bu operasyonlar sürerken memlekette yaşanan gerçek tablonun ortada olduğunu kaydeden Soyluğlu, “Adana'da bir kadın evinin balkonunda darp edildi. Sivas'ta bir kadın, 11 aylık bebeğinin evli olduğu erkek tarafından satıldığını söyledi. Samsun'da bir kadın, hakkında 1,5 yıldır uzaklaştırma kararı aldırdığı fail tarafından katledildi. Bu ülkede evler cinayet mahalline dönmüş durumda. Ankara'da Başak Gürkan boşanma aşamasında olduğu erkek ve kayınpederi tarafından küçük kızının gözü önünde evinde katledilmişti” diyerek ülkedeki asıl güvenlik probleminin, “kutsal aile” söylemleri ile kadınları, çocukları bu şiddet dolu evlerde kalmaya zorlayan siyasal iktidar olduğunu belirtti.
Milli güvenlik' ve 'ailenin korunması' kılıfı, derinleşen krizin üzerini örtme çabası
Soyluğlu açıklamanın devamında şunları ifade etti: “ ‘Ailem Güvende’ ismini verdikleri operasyonla LGBTİ+' ları tutuklayan erkek adalet, dün görülen duruşmada Esra Hankulu'nun ve Aleyna Çakır'ın katili Ümitcan Uygun'a beraat kararı vermiştir. Yalnızca bu operasyon sürecinde yaşananlar dâhi göstermektedir ki kadınları, çocukları ve aileleri tehdit eden şey LGBTİ+'lar değil; doğrudan siyasi iktidarın cezasızlık, yoksulluk ve güvencesizlik üreten politikalarıdır. Halk yoksulluğa, güvencesizliğe, işsizliğe itilirken; iktidar, biriken tepkileri bastırmak, korku iklimini yaymak, örgütlenmenin önüne geçmek için devletin baskı sopasını devreye sokmaktadır. Bu baskı politikasını meşrulaştırmanın ve şiddeti normalleştirmenin en elverişli zemini ise LGBTİ+'lara yönelik nefret söylemleri ve operasyonlar üzerinden kurulmaktadır. 'Milli güvenlik' ve 'ailenin korunması' kılıfı, derinleşen bu krizin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.”
'Özgürlük istiyoruz kampanyamızı başlatıyoruz'
LGBTİ’leri çocukların güvenliği için tehdit olarak gösteren iktidarın 2026 yılında iş cinayetinde hayatını kaybeden 62 çocuk işçiden de sorumlu olduğunu kaydeden Soyluğlu, devamında “Açıkça görüyoruz: Ne LGBTİ+'lar güvendedir, ne kadınlar, ne de çocuklar. LGBTİ+ derneklerinin örgütlenme hakkına ve LGBTİ+ varoluşuna yönelen bu saldırılar; toplumun herhangi bir kesiminin eşit, sömürüsüz ve insanca bir yaşam kurma hakkına yönelen saldırılardan bağımsız değildir” diyerek korkuyu örgütleyen iktidara karşı örgütlenmeye devam edeceklerini söyledi.
Açıklamanın ardından çağrı yapan Yıldız Tar, “KAOS GL’nin 90’lı yıllarda attığı bir slogandan ilhamla, özgürlük istiyoruz kampanyamızı da başlatıyoruz. ‘Her yer zindan özgürlük istiyoruz’ demiştik. Şu andan itibaren bizle birlikte özgürlük istiyoruz diyen herkesi birlikte yürümeye davet ediyoruz.” dedi.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















