Kavanoz kapağı deyip geçme...
Sebze fiyatları tavana vurunca, ucuzken kışa daha bi hazırlanmak için 15 kavanoz konserve yapan şimdi 50 kavanoz yapıyor; misal ben, ömrümde yapmadım konserve şimdi fasulyelerime kapak bulamıyorum.

Eylül ayı dert ayı, eylül ayı hüzün ayı eylül ayı… Ne istersiniz ki bu eylülden diğer aylardan farkı ne ola ki? Farkı var var da, eylülün suçu yok.

Okullar açılır, kışa hazırlık başlar, yakack derdi, giyecek derdi bir de yiyecek derdi... Bu yıl kavanoz kapağı altın kadar değerli demedi demeyin. Bizim evin yanında bimilyoncu var (Biz böyle diyoruz arkadaş düzeltmeyin sakın). Yok yok, ne arasan var, geçen misina ipi lazım oldu sordum, “Kaçlık istiyonuz” dedi. O kadar yani. Ne ararsan var ama kavanoz kapağı yok… “Nasıl olmaz kavanoz kapağı yav” dedim. “Kavanoz kapağı kıtlığı var talebe yetişemiyoruz, bizi bırak İstoç’ta bile yok” demez mi! Yav bana dört tane lazım o kadar, neredeyse 50 kuruş kavanoz kapağı için adama rüşvet verecem. “Şurada kavanoz kapağı kuyruğu var” deseler, kuyruğun uzunluğunu, varlık kuyruğu mu yoksulluk kuyruğu mu olduğunu sorgulamadan kuyruğa girecem, o kadar lazım yani. Niye mi yok? Niye olacak tabii ki kadınların yüzünden...

Sebze fiyatları kışın tavana vurunca, ucuzken kışa daha bi hazırlanmak için 15 kavanoz konserve yapan şimdi 50 kavanoz yapıyor, misal ben ömrümde yapmadım konserve ama şimdi fasulyelerime kapak bulamıyom, hepi topu dört kilocuk fasulye.

Napolyon, “Ordular midesinin üzerinde yürür” derdi. Yani iyi beslenmeyen bir ordunun, başarı şansının olmadığını belirtirdi bu sözüyle...
Fransa hükümeti, 1795’te besin maddelerinin korunarak uzun süre dayanabilmesini sağlayan kişiye, o günün parasıyla tam 12 bin frank vereceğini ilan etmişti. Amaç uzun seferler sırasında askerlere, gemicilere taze yemek yedirerek onların gücünü korumaktı.
Nicholas Appert adlı biri bu ilanla yakından ilgilenmiş ve kolları sıvayıp hemen çalışmalara başlamıştı. Ama bir iki yıl değil, tam 15 yıl sürekli olarak çalıştıktan sonra besin maddelelerini zamanla bozulmadan saklayabilecek bir yöntem buldu...
Yıllarboyu Tarih Dergisi - Haziran 1981


Adam konserveyi bulmuş bulmasına da kavanoz kapağının bir gün bulanamayacağını hesaba katmamış ya da bizde otun etle yarıştığı bir ekonominin olabileceğini nereden bilsin, neyse efendim.

HERKESİN DERDİ KENDİNE KİMİNİN KAPAĞI YOK, KİMİNİNSE…

Annemin derdi de kavanozun kendisi. Her konuşmada, “Eso kavanozları sakın atma bak, lazım bana reçel koyacam içine turşu koyacam atma onları sakın.” Derin dondurucuda saklar kışlıklarını, kavanoz reçele turşuya lazım. “O buzdolabının altı boş mu hâlâ, kızım akıllı ol bak bezelye zamanı geçti, patlıcan falan koy, iki domates at oraya koca buzdolabın var. Bak yazın domates 40 lira olur görürsün sonra…” Yaa taam anne ya geldim kırk küsür yaşıma bi huzur ver yav. Desem ki “Anne ekmek musaf çarpsın konserve yapacam ama kavanoz kapağı bulamıyorum”, bu cümleyi kursam beni odunla ya da süpürgenin sapıyla döver herhalde “Başka bahane bulamadın mı?” diye.

Bizim bir aile watshap grubu var, kuzenler teyzeler, kuzenlerin çocukları vs. Sürekli bir kış hazırlığı paylaşımı, ne ara bu kadar hamarat oldular anlamadım gitti. Fasulyeden, biberden, domatesten patlıcandan konserveler... Geçen biri kabak paylaşıyor, bildiğin bal kabağı! “Bundan ne yapsam” diye, tee Fransa’daki kuzen yarısını istiyor düşünün. Allah sizi inandırsın Almanya’daki kuzen tarhana yapıyor arkadaş. Avusturya’daki tarladan domates toplar, öteki yürüttüğü elmalardan marmelat yapar. Kış hazırlığı önemli, tamam tamam anladım, organik de bunlar ondan şeettiniz anladım ben sizi ama bizde durum farklı, bizde kavanoz kapağı yok sorun orda.

Bizde yoksulluk kadının daha bi büyük derdi, nasıl olmasın masaya iki kap yemek koymak gibi bir “görevi” var. Yoksulluk mutfağı vurur, mutfakla birlikte de önce kadını, çözümü de gene kadındır. Ucuza sebze bulunur, en azından kıştan ucuz. Ben daha 5 liranın altında fasulye görmedim duymadım, duyan var saadres versin süper bi ekibimiz var toplaşıp gideriz biz. Hepimiz gelemesek de birini göndeririz yani sorun yok, yeterki ucuz olsun, geçenlerde Kırklareli’ne yolum düştü kuşburnu topladım Allah sizi inandırsın. Avcı toplayıcı Esen olarak özüme döndüm. Sonra kaynattım marmelata niyet ettik, ama şurup gibi bişey oldu, olsun kışın yenir yenir de kavanoz kapağı yok işte o sorun.

İlgili haberler
GÜNÜN ÖNERİSİ: 5 Adımda kışlıkları nasıl muhafaza...

Baharın olmazsa olmazı, bahar temizliği... Bahar temizliği kışlıkları kaldırmadan olur mu hiç! Olmaz...

GÜNÜN DAYANIŞMASI: KHK’lı konserve!

Sincan’da kadınlar, KHK ile ihraç edilen arkadaşlarıyla dayanışma için kolları sıvadı, tezgahın başı...

GÜNÜN BİLGİSİ: Konserve nasıl yapılır, konserve ya...

Konserve, geçmişten günümüze ilkel muhafaza koşullarının yetersizliğini terse çevirmek amacıyla yapı...