Yoksulluk yardımla bitmez
‘Hepimiz biliyoruz ki yardımlarla yoksulluk bitmez. Yoksulluğun karşısında birleşik bir mücadele vermeden bu tablo değişmez.’

Market indirimlerini takip et, reyonları gezip en ucuzunu bul, pazar yerine geç gidip tezgahlardan kalanları topla... Şimdi bir şey daha var kadınların takip ettiği: “Muhtarlıkta bugün ücretsiz ekmek verilecek mi?”; “Kadın derneğinden ekmek, kıyafet, bebek bezi, ped alabilecek miyim?” Ama bunu takip etmek için telefona internet lazım. O nedenle evde ekmek yoksa bile internet olmak zorunda.

Gelecek destek ve yardımları da kovalamak bir mecburiyete dönüşmüş durumda artık. Bu durum emekçi kadınların nasıl bir yokluğun içine itildiğinin önemli örneklerinden biri. Mart ayında, bayram öncesi çevremizde yeni kıyafet alamayacak çocukların olduğunu bilerek, “Bugünden yarına bir şey çözemeyiz ama bu bayram çocuklar yeni kıyafetler giyebilsin” diyerek bir grup kadın kolları sıvadık.

Yaklaşık 90 çocuğu giydirecek bir bütçe toplandı. Kimseyi incitmeden “Çocuklara kıyafet almak istiyoruz” diyerek kadınları aradık. Arayınca da emekçilerin nasıl bir yokluğun içinde olduğunu gördük. Aradığımız kadınlar, çocuklarının bedenlerini ve ayakkabı numaralarını bilmiyordu. Örneklerle anlatmaya çalışayım. Binlerce çocuğun desteğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Ancak biz 90 çocuğa kıyafet alabiliriz diyerek birtakım öncelikler belirledik. Üç çocuğu olan ve eşi hapiste olan bir kadını aradım. Kendisi küçük çocuklarına bakacak kimse olmadığı için çalışamıyor. Kirada oturuyor ve sosyal güvencesi de yok. Çocukların bedenlerini sordum ama yaşları dışında bedenlerini bilmediğini ve çok uzun süredir mağazadan alışveriş yapmadığını söyledi. Derneğe ve muhtarlığa gelen kıyafetleri seçip hangisi uyuyorsa giydiriyormuş. Bir iki derken aradığımız 30’a yakın kadın aynı şeyleri söyleyince başka bir çözüm bulduk. Mahallede kolay ulaşabilecekleri bir mağazayla anlaştık ve tüm kadınlar bayram öncesi çocuklarına gidip alışveriş yaptı.

Hepimiz biliyoruz ki yardımlarla yoksulluk bitmez. Yoksulluğun karşısında birleşik bir mücadele vermeden bu tablo değişmez.

Bu yıl önemli iki tarihsel günü savaşın, yoksulluğun, yokluğun gölgesinde karşıladık. Biri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, diğeri Newroz Bayramı. Bu iki günde de memleketin her yerinde kadınlar renkleri, coşkuları ve talepleriyle alanları doldurdu. Buluşmalar, etkinlikler organize etti.

Şimdi sırada 1 Mayıs İşçi Bayramı var. Yaşanılan yoksulluk tablosunun değişebilmesi ancak işçi sınıfının mücadelesi ile mümkün. Bu önemli günde hep birlikte taleplerimizi daha yüksek haykırmalıyız. Yoksulluktan utanmıyoruz çünkü yürütülen politikalar sonucunda bu durum bize dayatılıyor. Barış istemeye devam edeceğiz çünkü bu savaş bizim savaşımız değil. Kâr ve rant peşinde koşan kapitalist emperyalistlerin bu savaşına var gücümüzle karşı duracağız.  

Görsel: Canva pro yapay zeka


Editörden