Duygularımı anlatmakta zorlansam da kendime “Bunu bari yap” diyerek sözün ortasından başlayayım. 30’lu yaşlarına gelmiş, bir iş sahibi olamamış, evli ve bir çocuk annesi bir kadınım. Çocukluğum hastalıklarla geçtiği için doğru dürüst okula gitme fırsatım olmadı. Kalbim okuyamadığım için hep buruk kaldı. Liseden sonra da iyi puan alamadığım için üniversite okuyamadım. 23 yaşında da evlendim. Birkaç ay sonra hamile kaldım. Eşim de geliri iyi diye uzman çavuş olmuştu. Suriye savaşı çıktığı yıllarda eşim görev için gönderildi. Ben tüm hamilelik sürecimi eşimden uzak geçirdim. Doktora hep tek başıma gittim. İçimde sürekli bir korku vardı; çocuğumu babasız büyütmek istemiyordum. Üstelik evliliğimizin üzerinden sadece beş ay geçmişken eşim savaşa gönderilmişti.
‘Savaşa gitmesini istemedim’
Bir süre sonra eşimle oturup konuştuk ve bir karar aldık. İşinden istifa etti. Sonrasında güvenlik belgesi aldı, iş buluruz diye düşünürken pandemi patladı ve bir yıl işsiz kaldı. O süreç çok zordu. Eşim, işsiz kalmasının sebebini benden bildi. “Senin yüzünden geldim, ağlıyorsun diye geldim; işsiz, parasız kaldık” diye bir yıl boyunca her gün söylenerek hayatı bana zindan etti. Olayların buraya geleceğini bilme şansım varmış gibi…
Şimdi düşününce, İran’da da savaş varken; Türkiye sonuçta NATO üyesi… Ya bir gün yeniden bir karar alınıp eşimi tekrar savaşa gönderselerdi? Bu yüzden kendi kendime “İyi ki bu mesleği artık yapmıyor” diyorum. Sonuçta en çok zarar görenler hep sıradan insanlar oluyor. Filler tepinir, çimenler ezilir. Başkalarının kararları yüzünden ben eşimi kaybetmek, çocuğumu babasız büyütmek istemem.
Tek maaşla geçinmek zor
Biraz zaman geçtikten sonra eşim işe girdi, çocuğumuz büyüdü. Ben de maddi yetersizlikten dolayı iş aramaya başladım. Bulduğum işlerin çalışma koşulları hiç uygun değil. Bazı işleri de eşim beğenmiyor. Tek maaşla evi geçindirmekte zorlanıyoruz. Ay sonunda tüm borçları ödedikten sonra elimizde sadece 2 bin lira kalıyor. Bu parayla bir ay nasıl geçinir ki insan? Çocuğum için bana 500 lira limit verdi eşim. Bu para bir takım kıyafet parası bile etmiyor.
‘Umarım ülkemize de bahar gelir’
Ben de kendime kredi kartı çıkardım. Taksitle ödeme yapıyorum, yoksa başka türlü bir şey alamam. Doğum günleri ve özel günlerde verilen harçlıkları biriktirip borcumu kapatmaya çalışıyorum. Bazen dışarı çıkıp, en ucuz nerede yemek yeriz diye araştırıyoruz. Sözde böyle yapınca sosyalleşmiş oluyoruz… Durup düşünüyorum: Evlenmeseydim hayatım nasıl olurdu diye. Paran varsa güzel evlilik, yoksa hep sıkıntı, dert… Gün geçtikçe yoksullaşıyoruz. Eskiden normal bir aile geçimini sağlayabilirken, biz artık standartların çok altında kaldık. Düğünden gelen takılarla, borçla harçla iyi ki bir ev almışız diyoruz. İyi kötü bir de arabamız var ama yakıt fiyatları sürekli arttığı için arabayı pek kullanamıyoruz. Bazı özel ilaçlar da çok pahalı olduğu için almak zorunda olduğum ilaçları bile ertelemek durumunda kalıyorum. Bende Akdeniz anemisi hastalığı var. Kan düşüklüğüm çok oluyor. Normalde kan takviyesi almam gerekiyor ama o da ücretli olduğu için maalesef yaptıramadım.
Vücudum çok çabuk yoruluyor. Dertlerim yazmakla bitmez… Sizleri sıkıntıya boğduysam affola. Ama derdimi anlatmak bir nebze de olsa iyi geldi. Umarım, baharın gelmesi gibi ülkemize de bahar gelir ve tüm kötülükler yok olur gider.
Görsel: Canva pro yapay zeka
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















