İşyeri de memleket gibi
Herkesin evini pırıl pırıl yapan temizlik işçisi kadınlar kendi yaşamlarını anlatıyor… Kendi evleri nasıl, çocukları nasıl büyüyor, çalışma koşulları nasıl?...

Kocaeli’nin Yenikent Mahallesi’nde bulunan temizlik şirketinde çalışan kadın işçiler, her sabah saat sekizde mesaiye başlıyor. Gün boyu sitelerin etrafını, binaların merdivenlerini temizliyorlar. Bazen ev temizliğine de gidiyorlar.

30’lu yaşlarında, üç çocuk annesi Selvi de bu temizlik şirketinde çalışıyor. Geçtiğimiz hafta işyerinde sinir krizi geçirerek bayılmış. Sebebi altı aydır birlikte yaşadığı adam tarafından sistematik bir şekilde şiddet görmesi. Yaklaşık iki yıl önce ayrıldığı eşiyle boyanma davasının sürdüğünü belirten Selvi, eski eşinden şiddet yüzünden ayrılmaya çalıştığını, şimdi başka bir şiddet sarmalının içine düştüğünü söylüyor. Üç çocuğundan 4 ve 12 yaşında olan ikisi yanında, en büyük çocuğu ise babasında. Sinir krizi geçirdiği gün şikayetçi olmak için karakola gittiğinde “Eğer bu adamdan şikayetçi olursan, boşanma davana yansır. Kocan diğer iki çocuğunu da alır senden” cevabını alınca geri dönüyor eve.

‘ÇÜNKÜ ÇOCUĞU BIRAKACAK BİR YER YOK’
“Başka bir yaşam kur, söyle destek olalım, bu şiddete mahkum musun” diye sorduğumuzda, “Aslında değilim, bu sefer bitmesini istiyorum, ama ben işteyken 4 yaşındaki kızıma o bakıyor. Çocuğumu bırakabileceğim hiçbir yer yok. Annem şeker hastası bakamıyor, görüştüğüm kreşler çok pahalı, özel bakıcıya gücüm yetmiyor, çünkü önceki eşimin benim adıma çektiği borçları ödüyorum hâlâ. Ücretsiz kreş olsa, gönül rahatlığıyla çocuğumu bırakırdım ama yok. Maaşım 1600 TL ama hep daha az yatıyor, borçlar kesiliyor, gitmediğin gün kesiliyor. Sinir krizi geçirdiğimde bir hafta rapor aldım, kim bilir ne kadar yatacak maaş. Anlayacağınız bu adama okullar kapanıncaya kadar birkaç ay daha mahkumum” diyor. Okullar kapanınca 12 yaşındaki çocuğu bakacakmış 4 yaşındaki kardeşine; “Böylelikle o adamdan kurtulabilirim” diye düşünüyor.

ASGARİ ÜCRET ARTINCA YAPTIĞIMIZ İŞ DE ARTTI
Necla da üç yıldır temizlik şirketinde çalışıyor. Üç çocuğu var, biri üniversitede okuyor. Eşi pazar esnafı. “Geçinmek zor, çünkü her şey çok pahalı” diyor, “Aldığımız maaş yaptığımız işin yanında hiçbir şey! Binaların merdivenlerini siliyoruz, mesaiye kalınca kat başına 1 TL veriyor. Bir keresinde 3 katlı binayı temizledim, 3 TL vereceklerine, 2 TL verdiler. Ben de aldım o parayı sekreterine verdim ‘Al bu da benim sadakam olsun’ dedim. Bizi insan yerine koymuyorlar ki, üstelik müdürümüz de kadın. Bir kere konuşurken söylemişti ayda bin 500 lira kuaför masrafı oluyormuş. Biz kuaförün yolunu bile unuttuk. Biz neden gidemiyoruz? Şimdi asgari ücrete zam geldi ya bizim bir günde temizlediğimiz bina sayısı da o kadar arttı. İşe girdiğimde altıydı şimdi dokuz oldu. Maaş arttıkça iş de artıyor. Bir de şimdi peşimize adam taktılar, bizden sonra gidip binaları denetliyor, temiz mi diye. Bir şey gördüyse fotoğrafını çekip müdüre atıyor:”

BİRİLERİ ZENGİNLEŞİRKEN BİZ NEDEN YOKSULLAŞIYORUZ?
Şermin de 3 yıldır aynı şirkette. Eskiden 50 lirayla çıktığı pazardan şimdi doğru dürüst hiçbir şey alamadan döndüğünü söylüyor. “Ev kredisi, çocukların okuluydu derken ay sonunu nasıl getireceğini bilmiyor insan. Ben düzeleceğine de inanmıyorum. Niye erken seçim yapıyorlar, çünkü onlar da düzelmeyeceğini biliyor” diyor. Patronun kendisine yazlık, müdürün ise lüks daire aldığını söyleyen Şermin,

“Biz evin kredisini zar zor ödüyoruz. Birileri zenginleşirken, biz neden yoksullaşıyoruz?” diye soruyor.
İşyerinde de, ülkede olduğu gibi, sesini çıkaranın cezalandırıldığını ifade eden Şermin adaletsizlikten şikayetçi: “Bizi yönetenler kendisi gibi olmayanları hapse atıyor. İşyerinde de aynı böyle, sesini çıkart itiraz et hemen ötekileştiriyor müdür. Sen çok biliyorsun, diyor. Mesela resmi tatillerde bizi çalıştırıyorlar, işe geldiğimize dair imzada attırmadıklarından para ödemiyorlar. Ama bir gün işe gitme hemen kesinti yapıyor.”

İlgili haberler
Temizlikçi bir kadının kaleminden ‘kendileri’

Susanne Neumann 36 yıl temizlik işçiliği yapmış, şimdi ise kanser tedavisi görüyor. Bu arada boş dur...

Temizliğe gittiği evin sahibi denemek için her yer...

Çalışma koşullarının zorluğu, ulaşım, güvencesizlik yetmezmiş gibi temizliğe gittikleri evlerde kadı...

Temizlik işçisi Vera’nın kahreden arayışı

Bir solukta okuyacağınız Böğürtlen Kışı kitabında oğlunu kaybeden Vera’nın hikayesinin izini sürecek...