Eğitimde sorunlar büyürken çözüm turnikeye sıkıştı
Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda turnike ve bileklik için velilerden 500 ila 2 bin lira arasında para istenirken, ödeme yapamayan çocukların okula alınmama korkusuyla yaşadığı panik, içler acısı...

Yeni eğitim-öğretim yılı veli ve çocukların sırtlarına yeni yükler yüklenerek başladı. Son 25 yılda eğitimin niteliği her geçen yıl düşürülerek bugüne gelindi. Çocukların, velilerin, öğretmenlerin ve okul çalışanlarının parça parça hakları tırpanlandı. Yıllar geçtikçe eğitimin her kademesinde haklar parça parça koparılınca, eğitimin sorunları dağ gibi büyüdü, büyümeye devam ediyor.
2025-2026 yılı eğitim öğretim yılında Maraş ve Urfa’da geçtiğimiz nisan ayında okullara yönelik saldırılarda on kişinin hayatını kaybetmesi, 32 kişinin yaralanmasının ardından okullarda güvenlik tartışmaları yeniden gündeme geldi. Yaşadığımız bu saldırılar toplumda ciddi kaygılar doğururken bir taraftan da alınacak güvenlik önlemlerini tartışmaya açtı. Ancak güvenlik tartışması okul girişlerine X-Ray cihazları konulması, güvenlik personelinin artırılması ve turnike sistemlerinin kurulmasıyla sınırlı kaldı. Asıl olarak bu saldırıların yaşanmasının nedenleri nelerdi? Bu saldırılara karışan çocukları bu noktaya getiren sorunun kaynağı neydi ve bunlar nasıl ortadan kaldırılabilir kısmına dair hiçbir tartışma ve adım yoktu.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün okullarda turnike sistemi kurulumu yapan “Okulyo Okul Turnike Sistemi” girişimiyle yaptığı protokol uygulamasını, okulların güvenliğini sağlayacakmış gibi göstererek toplumun kaygısının azalabileceğini düşündüler. Ama okullar açılalı bir hafta olmasına rağmen Manisa'da yine bir okulda saldırı gerçekleşti. Her yönü ile düşünülüp yapılan bir turnike sistemi güvenlik sağlar mı bilinmez ama bu sistemin iyi bir rant kapısı olduğu bir gerçek.

Turnikeler ailelere yük oldu

İstanbul Küçükçekmece’de Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda kurulan, daha protokol imzalanmadan yaz aylarında yapılan turnike sistemi veliler için sırtlarına bindirilen yeni bir yük haline geldi.
Yapılan turnike ve öğrencilere verilecek bileklikler için velilerden sınıflara göre 500 ila 2 bin lira arasında ücret talep edildi. Turnikenin yanı sıra kayıt, sınıf, yemek, servis, kulüp paraları, okulda düzenlenen etkinlikler ve kermesler için de para toplanıyor.
Veli gruplarındaki, müdürün parasını veren öğrencilere bilekliklerin dağıtılması yönündeki mesajı, bazı sınıflarda öğretmenin bütün çocuklara bileklikleri dağıtarak bu ücreti vermeye mecbur bıraktırması, "Bileklik ücretleri şu tarihte getirilecek" denerek dolaylı baskı kurulması...
Veliler, turnike ücretinin doğrudan “zorunlu” denilerek alınmadığını ancak çeşitli yollarla ödemeye mecbur bırakıldıklarını söylüyor. 

‘Çocuğum okula girebilsin diye borç aldım’

Sınıf annesinin WhatsApp grubunda bileklik ücretini ödeyen öğrencilerin bilekliklerinin dağıtılacağını duyurmasının ardından velilerin ödeme dekontlarını paylaşmaya başlamasıyla birlikte bir veli, "Çocuğum okula alınmazsa diye borç aldım" diyor. Ayın ortası geçtiği için ödemeyi bir hafta ertelemek istese de çocuğunun okula bilekliği olmadığı için alınmayacağından endişe etmesi üzerine komşudan borç aldığını söylüyor. “Bütçemiz belli, ‘bir hafta sonra vereyim’ dedim, Çocuğum beni okula almazlarsa diye panikledi” diye ekliyor. 
Konuştuğumuz kadın “Biz parayı nasıl kazanıyoruz kimse sormuyor. Sürekli para istiyorlar. Çocukları özendiriyorlar, mecbur bırakıyorlar” diyor.
Velilerin büyük çoğunluğunun parayı verdiğini belirten kadın, ödeme yapmayan çocukların ise henüz bilekliklerini alamadıklarını ve bu durumun çocuklar arasında bir ayrım yarattığını belirtiyor: “Çocuklarımızın psikolojisini bozdular. 'Herkes aldı, ben neden alamadım?' diye soruyor çocuklar.”

‘Beni de okul dışına atarlarsa ne yapacağım?’

Çocuğunun okuldan döndüğünde bileklik için para ödeyip ödemeyeceğini sorduğunu belirten kadın; çocuğunun, arkadaşlarının bileklik ücretini ödemeyen öğrencilerin okula alınmayacağını söylediğini söylüyor. Çocuğunun, “Biz vermezsek beni okuldan atarlarsa ne yapacağım, sana nasıl haber vereceğim?” diye kaygılandığını aktaran kadın, “Anneciğim öyle bir şey yapamazlar dediğimde, ‘Ama arkadaşımı okul müdürü bağırıp zorla okuldan çıkartmıştı. Beni de okul dışına atarlarsa ne yapacağım?’ diye soruyor” diyor.
Sınıf WhatsApp gruplarında öğretmenin, başka mahallelerden ikametini taşıyarak okula kayıt yaptıran velilere turnike ücretinin ödenmesi gerektiği yönünde mesajlar gönderdiğini söyleyen başka bir kadın, “Çocuğumu bu yıl okula kaydettirdim” diyerek, kayıt için 60 bin lira istendiğini söylüyor. Turnike ve bileklik için de ayrıca 2 bin lira verdiğini belirtiyor. 
Bu okulda çocuğu okuyan velilerin söyledikleri; eğitim hakkının nasıl ayaklar altına alındığını gösteriyor. Çocukların güvenliğinden çok okula kazandırılacak para ve prestije odaklanılmış durumda. Özellikle okul kayıt dönemlerinde velilere, "Burası kolej niteliğinde bir okul" denilerek bağış adı altında kayıt paraları isteniyor.
Bu sistemde, okul kapısından girerken çocukların yaşadığı endişe şu: "Bugün okul kapısından girebilecek miyim?" Bir çocuk için bu ne kadar daha sürdürülebilir bilinmez ama daha ilkokul sıralarındayken yaşadığı, eğitim hayatı boyunca katlanarak artan bu kaygıların ve geleceksizliğin yarattığı bu nesillerden olumlu şeylerin doğacağını söylemek güç. Aynı zamanda çocukların psikolojisini ve eşitlik ilkesini görmezden gelen, okula toplanacak parayı dert eden bu sistemde, maalesef okullarda şiddet doğurmaya devam edecektir.

Fotoğraf: Pexels


Editörden