Bahar, 8 Şubat’ta Muğla Milas’ta bir teknede ölü bulundu. Şüpheli ölüm olan bu durumda daha cenaze defnedilmeden, hiçbir rapor olmadan, resmi açıklama yapılmadan yerel basında ve şüphelilerden birinin şirketinden ölüm nedenine dair kalp krizi ve karbonmonoksit zehirlenmesi açıklamaları yapıldı.
Bahar’ın ölümünün üzerinden 55 gün geçti. Olayın başından beri soruşturma süreci eksikliklerle başladı, deliller olması gerektiği gibi hızla ve bütünlüklü toplanmadı. Aile ve avukatlar dosyaya eklenecek delilleri kendi çabaları ve mücadeleleri ile bulmaya çalıştılar. Bu süreçte aile Bahar'ın acısını yaşayamadan delil peşinde koştu. Tehditler aldı. Şimdi ise şüphelilerin çelişkili ifadeleri ve dosyadaki eksikliklerle süreç devam ediyor.
Şüpheli kadın ölümlerinin, kadın cinayetlerinin sayısını geçtiği bu dönemde, “Bahar Taş’a ne oldu?” sorusunu sorduk ilk günden itibaren. Kamuoyunda sesimizi duyurmaya çalıştık. Bahar’ın yaşamış olduğu yerde kadınlar sokağa çıktı; Bahar'ın, hesabını sormak için. Rojin Kabaiş’e, Şule Çet’e, Gülistan Doku'ya ne olduğunu sordukları gibi... Türkiye'nin birçok kentinde şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın diye biz kadınlar yan yana gelerek mücadelemizi ve örgütlülüğümüzü büyüttük.
Denizli, Çanakkale, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Muğla ve birçok ilde kadın platformları şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için takipçi olacaklarını ilan ederek alanları doldurdu. Adalet sürecinin bir parçası oldular.
Bahar’ın ailesi ve avukatları, emek ve demokrasi güçlerinin, kadın derneklerinin, Aydın, Muğla, İzmir Barolarının, baroların kadın komisyonlarının, milletvekillerinin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenledi. Aynı akşam da Bahar'ın yaşadığı mahallede Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca’nın katılımıyla mahalleli kadınlarla buluştuk.
Mahalledeki kadınlar, bugün mücadele etmezsek daha çok Baharlar kaybedeceklerini biliyorlardı. Buluşmamızı gerçekleştirmek için kadınlara çağrımızı yapmıştık. Zaten uzun zamandır Bahar'ı konuşuyorduk. Buluşma saati geldiğinde acaba nasıl olacak, kadınlar gelecek mi, kaç kişi katılacak soruları kafamızda yer kapmaca oynuyordu. Baktık ki olmuşuz 100 kadın. Kimisi o gün izin almıştı iş yerinden, kimisi sabahtan hazırlamıştı yemeğini, kimisi çocuğunu bırakmıştı annesine, komşusuna; kimisi konfeksiyon işinden üstünü değiştirmeden gelmişti...
Evet herkes Bahar için, kız kardeşlerinin hesabını sormak için gelmişti. Kadınlar yan yana geldiğinde biliyorlardı Bahar'ın ölümünün münferit olmadığını. Şiddeti, istismarı, cinayetleri aklayanın iktidar politikası olduğunu. Kadınlar Bahar'ın ölümü aydınlatılana kadar sormaya devam edecek: Bahar’a ne oldu?
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















