İzmir’in Menderes ilçesinde 5 Şubat gecesi bir aracın dereye düşmesi sonucu Nergiz Türkkal (21) ve kardeşi Balımnaz Türkkal’ın (16) şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma süreci devam ediyor. İzGazete’den Evrim Demir’in haberine göre olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen dosyanın hâlâ bilirkişiye teslim edilmemesi, şüphelilerin olay sonrası tutumu ve 12 saat süren sessizlik, olayın bir "kaza" olmadığı şüphelerini güçlendiriyor.
Ailenin avukatı Mısra Tocuoğlu, dosyaya dahil olduğu günden bu yana yaşanan ihmalleri ve kasten öldürme şüphesini güçlendiren detayları anlattı.
Olayın 5 Şubat gecesi gerçekleştiğini ancak 12 saat sonra bir vatandaşın ihbarıyla açığa çıktığını belirten Tocuoğlu, şüphelilerin bu süre zarfında yardım çağırmadıklarını, aksine olay yerinden uzaklaşarak kıyafetlerini değiştirdiklerini vurguladı: "Buluştukları, yemeğe gittikleri tarih 5 Şubat. Arabanın tam olarak dereye düştüğü anı bilmediğimiz için hani 5 Şubat'ı 6 Şubat'a bağlayan gece diyebiliriz. Ertesi gün erkek şahıslardan şu an dosyada mağdur olarak geçen Devran. Y., karakola avukatıyla gitmiş."
'12 saat boyunca hiçbir şekilde yardım istenmedi'
Tocuoğlu, şüphelilerin kurtulduktan sonraki süreçte bilinçli bir şekilde yetkililere haber vermediğini ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti, şüpheli Devran Y.'nin ifadesinin doğru olmadığını vurguladı: "Olay olduktan sonra hiçbir şekilde 112 aranmamış."
Tocuoğlu, Nergiz Türkkal ve Balımnaz Türkkal’ın olay gecesi eve dönme niyetinde olduklarını, ancak aracın bulunduğu konumun gidilmesi gereken yönün tam tersi olduğunu telefon kayıtlarıyla ispatladıklarını dile getirdi. Şüpheli Tamer D.'nin "arka yollar" savunmasının ikna edici olmadığını belirten Tocuoğlu süreci şu sözlerle aktardı: "Büyük olan kız yani Nergiz, kuzeni Çağla ile mesajlaşıyorlar. Nergiz diyor ki, 'Benim dışarıda birkaç saat işim var. Ben dönerken hani çocuğu da bıraktım aileme, ben dönerken seni alayım bize gidelim, sohbet ederiz, oyun oynarız' falan filan. Saatler ilerlerken kuzeni mesaj atıyor, 'Hani geç kaldın, neredesin?' diye. Sonra Nergiz diyor ki: 'Vallahi kalkıyorum yarım saate.' Biz aslında buradan şunu anlıyoruz; Nergiz ve Balımnaz eve gitmeyi düşünüyorlar. Ancak olayın olduğu yer Menderes Oğlananası, İzmir Tepecik istikametine tam tersi kalıyor. Şüpheli Tamer diyor ki: 'Ben aranma kararım olduğu için arka yolları kullanırım.' Peki tamam ama neden oradasın sen? Orası İzmir istikameti değil ki. Bu zaten başlı başına şüphe yaratıyor."
'Soruşturma taksir değil kasten öldürme üzerinden yürütülmeli'
Soruşturmanın şu an "taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla yürütülmesine itiraz eden Tocuoğlu, dosyanın bir cinayet soruşturması gibi ele alınması gerektiğini savundu. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'na "kasten öldürme" suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.
‘Avukatların talepleri karşılanmıyor’
Tocuoğlu, savcılıktan taleplerinin yerine getirilmesi üzerine adım atılmadığını şöyle ifade etti: "Dosya yavaş ilerledikçe biz tabii ki olayın hem gündemden düşmesi hem ailenin 'acaba üzeri mi kapatılmaya çalışılıyor?' diye düşünüyor olması sebebiyle, çok daha hassas ve hızlı davranılması gerektiğini düşünüyoruz. Ama bir türlü taleplerimiz işlem görmüyor."
Kayıp deliller şüphe yaratıyor
Dosyadaki maddi delillerin kaybolması ve şüphelilerin telefonlarına dair çelişkileri de aktaran Tocuoğlu, şu soruları sordu: "Tamer telefonunun suda kaybolduğunu söylüyor ama tanık ifadesinde Tamer’in telefonla konuştuğu, telefonun çaldığı ve açtığı geçiyor. Nergiz'in çantası kayıp, Balımnaz'ın herkesin çantasının montlarına kadar kayıp ama Tamer'in telefonu yerinde. Yani o zaman o arabanın içinde mi değildiniz? Bunların hepsi bambaşka bir şüphe yaratıyor. Bir vatandaşın bile görebileceği bu cinayet şüphesinde neden ısrarla taksir üzerinden devam ediliyor soruşturma? Eğer bu bir cinayet değilse zaten yargılama süresince ispat olunacaktır. Neden cinayet şüphesiyle soruşturmuyor?"
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın
Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler artarken soruşturmalar sürüncemede bırakılıyor. Adalet ve etkin soruşturma için kadınlar 25 Kasım’da sokakta olacak.
Birimiz için adalet, hepimiz için adalet
Takibi sürdürmek, sahiplenmek, vazgeçmemek, unutmamak ve sürekli dayanışmak soruşturmanın da etkin yürütülmesini sağlamak, başka şüpheli kadın ölümlerini önlemek için önemli.
Mamaklı kadınlar: Güvenli bir yaşam istiyoruz
Kadın cinayetlerine ve Emine Bulut’un öldürülmesine tepki gösteren kadınlar ‘Hep beraber mücadele etmezsek bu sorun çözülmez’ diyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























