Emek Partisi (EMEP) Malatya İl Örgütü, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Akçadağ ilçesinin Kürecik bölgesine bağlı Durulova Mahallesi’nde emekçi kadınlarla, Malatya merkezde ise işçi kadınlarla bir araya geldi. Buluşmaya Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da katıldı.
Durulova Mahallesi’nde köy evinde gerçekleşen buluşmada söz alan Emek Partisi Battalgazi İlçe Başkanı Beyhan Bali, “Bildiğiniz gibi kadınlar ülkemizde AKP hükümeti döneminde daha da çok ezilmeye mahkum oldu. Devletin politikaları kadına yönelik şiddeti her zamankinden daha fazla görünür kıldı, daha da fazla yaşıyoruz kadına yönelik şiddeti, sömürüyü daha fazla yaşıyoruz” dedi.
Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, İsrail ve ABD’nin İran’a olan saldırısından, NATO Kürecik Üssü’nün bulunduğu bu bölgede yaşayan kadınların da doğrudan etkilendiğinden bahsederek sözlerine başladı. Karaca, “Tam da bu topraklar bugün İran halkının üzerine düşen bombaların planlandığı, hedeflendiği ve lojistiğinin sağlandığı bölge burası. Bu salondaki, bu köylerdeki kadınların hepsi direkt savaşın birebir bir parçası aslında. Bu iktidar güvenlik adı altında sürdürdüğü politikalarıyla, NATO üyeliğiyle, Amerikan emperyalizminin bölgedeki her türlü gerici-savaşçı politikasının aslında kapıkulu olarak hepimizi birden bu savaşın bir parçası haline getiriyor. Biz bu 8 Mart’a kadınların hangi sözünü yükseltelim diye tartışırken 3 temel şey söyledik: Yoksulluğa, eşitsizliğe, savaşa karşı mücadelemiz var diye çıkalım” diye konuştu.
Karaca, Türkiye’de yaşayan bütün kadınların; bölgede yükseltilen savaş politikalarına, Türkiye’nin müdahil olmasına ve emperyalist güçlerin savaş planlarının yapıldığı bir alan haline getirilmesine itiraz etmesi ve seslerini yükseltmesi gerektiğini ekledi.
Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi gerekçesiyle, Mayıs ayı itibariyle ülkede neredeyse bir OHAL ilan edileceğini söyleyen Karaca, “Memleketin her yerinde pıtrak gibi işçi direnişleri var. Kınık’ta 8 bin işçi direniyor, Soma’da termik santral işçileri direniyor, Tokat’ta Şık Makas işçileri direniyor, daha geçtiğimiz günlerde Migros işçileri direndi, Malatya’da daha dün Demirşah işçileri hakları için sokağa çıktı. Her yerde bir haksızlık var, ona karşı tepki de birikiyor. Şimdi, polis yığılan, jandarma yığılan, sendikacıların gözaltına alındığı bu eylemler, NATO zirvesi vesilesiyle daha başlamadan bastırmaya, daha büyük bir saldırıyla bizi karşı karşıya bırakmaya yöneliyor” dedi.
Karaca, “Kadınlarda öfke birikiyor, sokağa çıkmak isteyecekler, tepki göstermek isteyecekler. Ne olacak? Savaş koşullarının, bölgenin yeniden dizaynının Türkiye merkezli olarak yapılması durumunun gözümüzün içine baka baka yapabilme cesareti şu anlama geliyor: Bunların hiçbirine artık ses çıkaramamak, bir öfke patlamasının bile hemen bastırılması demek. Bunun adı ne biliyor musunuz? Bunun adı faşizm” diye konuştu.
Kadınlar bir araya gelmenin ve birlikte mücadelenin gerekliliğini, 8 Mart'ta taleplerini alanlarda ifade etmenin önemini dile getirdi.
“Kadınların işçi hareketindeki yeri çok önemli”
Durulova’da gerçekleşen etkinlikten sonra Karaca, Malatya merkezde işçi kadınlarla bir araya geldi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, 8 Mart’ın tarihsel anlamı, yoksulluk, güvencesizlik ve şiddet konuları konuşuldu.
Etkinlikte söz alan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Malatya Temsilcisi Halime Sancak, 8 Mart’ın bir yas ya da kutlama günü değil emek mücadelesi günü olduğunu vurguladı. Sancak, “Emekçi kadınların, tekstil işçilerinin mücadelesi ile kazanılmış bir gün. O yüzden kadınların işçi hareketindeki yeri çok önemlidir. Aynı zamanda da ilk taşı oynatanlar olmuşlardır. Bence bu Malatya’da da öyle. O yüzden Dünya Emekçi Kadınlar Günü bizim için çok önemli bir gün. Geçmişimizi unutmamamız, bugüne bize kazandırdıkları, yarın kendimizin kazanacağı ve çocuklarımıza bırakacağımız bir miras olarak çok önemli bir gün” dedi.
Günde 6 kadının öldürüldüğü bir memlekette kadınlara ayrılan bütçe 51 kuruş
Sevda Karaca ise, Malatya’nın önemli bir üretim ve tekstil merkezi olmasına rağmen işçi kadınların düşük ücretler ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Karaca, deprem sonrası yaşanan barınma, eğitim, sağlık ve geçim sorunlarının hâlâ devam ettiğini söyledi. Bütçenin büyük bir kısmının askeri harcamalara ayrılmasına tepki gösteren Karaca, “Okullarda bir öğün ücretsiz yemek vermek için çocuklara bütçe yok diyor ama Erdoğan’ın damadına İHA-SİHA üretsin diye milyonlar aktarmayı biliyor. Bizim güvenliğimizi sağlayacaklarmış” diye konuştu ve kadına yönelik şiddeti önlemek için ayrılan bütçenin yetersizliğine değindi.
Karaca, “2026’nın toplam bütçesi içerisinde kadınların şiddetten korunması ve güçlendirilmesi için ayrılan pay ne kadardı biliyor musunuz? Kadın başına 51 kuruş. Günde 6 kadının öldürüldüğü bir memlekette bu devlet, kadınların korunması ve güçlendirilmesi için 51 kuruş ayırabildi. Sebep Türkiye’nin güvenliği. Kadınların her gün öldürülme riskiyle, her gün ustabaşı taciziyle, sokakta yürürken şiddetle, evinin içinde baskıyla karşı karşıya olduğu bir memlekette ‘Sen kimin güvenliğinden bahsediyorsun?’ sorusunu sormak en çok kadınların hakkı” dedi.
“Amerikan emperyalizmi İran’da kadınların direncini çalmak için saldırdı”
İranlı kadınların molla rejimine karşı mücadelesine ve bu mücadelenin saldırı altında olduğuna değinen Karaca, “Amerika ve İsrail ilk nereyi vurdu İran’da biliyor musunuz? Kız çocuklarının gittiği bir ilkokulu. 61 kız çocuğu bir tek bombalamayla hayatını kaybetti. Bir tesadüf olabilir mi? Olamaz. Amerikan emperyalizmi; İran’da kadınların ‘Biz değiştireceğiz, bizim gücümüzle değişecek, biz kendi egemenliğimizi sağlayacağız’ diyerek harekete geçtiği direnci, dirayeti çalmak için ama sadece bunun için de değil bütün bölge ülkelerine parmak sallayarak sizin de sonunuz aynı olacak diyebilmek için bugün İran’a saldırdı” diye konuştu.
Etkinlikte söz alan işçi kadınlar, artan hayat pahalılığına, iş yerlerinde yaşadıkları sorunlar ve baskılara, ev içi yüklerin ağırlığına değindi.
Fotoğraflar: Kıvılcım Eftelya/Ekmek ve Gül
İlgili haberler
İran’da kadın örgütü Osyan: ABD ve İsrail defolun
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına karşı İran'da kadın örgütü Osyan, açıklama yayımladı: 'Artık İran halkının haklı mücadelesini gasp etmenize izin vermeyeceğiz.'
8 Mart'a giderken tekstil işçisi Endam: Tekstil işçileri birleşmeli
43 yaşındaki tekstil işçisi Endam Danış, on yıldır tekstil sanayiinde çalışıyor. Üç çocuğu olan Endam Danış, tekstil işkolunda işçi kadınların ve çocukların yaşadıklarını anlatıyor.
Mezuniyet cübbesinden fabrika tezgahına
Üniversite diplomasını çekmecesine kilitleyip tekstil atölyelerinde ayakta kalmaya çalışan Mihriban, hem Urfa’nın muhafazakar baskısına hem de ağır sömürü koşullarına karşı direniyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























