Fatmanur Çelik, şiddete ve istismara karşı Anadolu Adliyesi önünde nöbet tutuyor, kurtulmak için mücadele veriyordu. "Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin" diyerek kamuoyuna seslenen Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler, İstanbul Zeytinburnu sahilinde 3 Mart'ta hayatını kaybetmiş halde bulunmuştu. Bugün, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde Ayhan Şengüler, kızı Hifa İkra'ya istismar suçundan hakim karşısına çıkacak. Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin önündeki polis yoğunluğu dikkat çekiyor.
Karar duruşması öncesi, kadınlar adliye önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve TİP Milletvekili Sera Kadıgil de katıldı.
Basın açıklamasını Beyza Bölükbaşı okudu. Açıklamada, "Erkek egemenliğinden güç alan devletin bizim hayatlarımızı değersiz görmesine, cezasızlık politikalarıyla fail erkekleri ödüllendirmesine, tarikatlarla işbirliği yaparak faili korumasına sessiz kalmıyoruz,hesap soruyoruz" denildi. Fatmanur Çelik'in, Şengüler tarafından sistematik cinsel şiddete maruz kaldığı ve kızı Hifa İkra'nin ise üç yaşından beri babası Şengüler tarafından istismara uğradığı belirtilen açıklamada, "Fatmanur, hem kendi uğradığı tecavüzün hem de kızının uğradığı cinsel istismarın hesabını sormak için bu kapı önünde nöbet tutuyordu; mekanizmaların işletilmesi için ilgili kurumlara başvurdu, faili koruyan tarikat ve devlet işbirliğine karşı mücadele etti" denildi.

Dosyanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının elinde olduğu ancak sürüncemede bırakıldığı, kadını ve çocuğu koruması gereken mekanizmaların işletilmediği belirtilen açıklamada, "Yetmedi; verilen beraat mütalaası, faili aklamaya, Fatmanur'u ve Hifa'yı ise korumasız bırakmaya hizmet etti. Fatmanur ve Hifa ise şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti" denildi. Fatmanur’un "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" sözleri hatırlatılan açıklamada, bu sözlerin kadını ve çocuğu korumak, önleyici tedbir almak yerine faili aklayan, koruyan devletin bu politikalarına tanıklığı olduğu vurgulandı.
Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün ardından yerine getirmediği yükümlülüklere rağmen kadını suçlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıği dahil olmak üzere; bu ölümü mümkün kılan, mekanizmaları işletmek yerine faili aklamayı amaç edinen, yıllardır süren politikalarla tarikatların ve cemaatlerin tüm devlet kurumlarına sirayet etmesine, eğitimin tarikatlara teslim edilmesine olanak sağlayan, kadınları ve çocukları erkek şiddeti karşısında seçeneksiz bırakan devletin de hesap vermesi gerektigi ifade edildi.

Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün şüpheli bir ölüm olduğu belirtilen açıklamada, "Henüz deliller toplanmadan, alelacele 'intihar' olarak nitelendirilen onlarca ölümün cinayet veya intihara sürüklenme olabileceğini, mücadeleyle ortaya çıkartıldığı bir ülkedeyiz" denildi.
Ayhan Şengüler'in hakkındaki tüm kuvvetli suç delillerine rağmen bir gün bile cezaevinde yatmadığı belirtilen açıklamada, "Bu ülkede failler sokakta dolaşırken, kadın katilleri ellerinde telefonla 'Öldürsem yatarı ne kadar?' diye aratırken adalet arayan kadınlar yargılanıyor" denildi. Devletin şiddet faillerini cezasızlıkla ödüllendirdiğini ve sesini yükselten kadınları yargıladığı belirtilen açıklamada, kamuoyunun gerçekleri öğrenme hakkını savunanlara, kadınların ve çocukların mücadelesini sahiplenenlere yönelik soruşturmalarının kabul edilemeyeceği söylendi.
Kadınların yalnızca adalet talep etmediği, hayatı çalınan her bir kadın ve çocuk için hesap sordukları belirtilen açıklamada, kadınların talepleri sıralandı: "Ayhan Şengüler derhal tutuklansın, herhangi bir erkeklik indirimi uygulanmadan cezalandırılsın, bu istismar ve ölümlerde payı olan tüm kurumlar, kişiler yargılansın! Erkek şiddetine karşı koruyucu ve önleyici mekanizmalar işletilsin ve kadın örgütleriyle birlikte bütünlüklü politikalar geliştirilsin. Öte yandan bu dava bugün kritik bir eşikte duruyor: Katılım tarafı kalmamış olan bu davanın takipsiz bırakılması kabul edilemez. Barolar ve kadın örgütleri bu davada müdahil olarak yer almalıdır; bu hem bir hak hem de bir zorunluluktur.
Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Duruşma salonunda, adliye kapısında, kamuoyunun önünde; Fatmanur ve Hifa İkra için adalet sağlanana kadar burada olacağız. Adını bildiğimiz ve bilmediğimiz, davası görülen ve görülemeyen, sesi duyulan ve duyulamayan tüm kadınlar ve çocuklar için mücadele etmeye devam edeceğiz."
Fotoğraflar: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Fatmanur ve Hifa’nın ardından dernek başkanına 'dezenformasyon' soruşturması
Fatmanur Çelik ve kızının ölümünün ardından Aile Bakanlığının şikayeti üzerine Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Tozbey 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlaması ile ifadeye çağrıldı.
Fatma Nur ve kızı İkra'nın tabutlarını kadınlar omuzladı
Fatma Nur Çelik ve kızı İkra'nın Hidayet Camii'nde cenazesi gerçekleşiyor, cenazeler Ihlamurkuyu Mezarlığı'na defnedilecek.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























