‘Hayatlarımız olmuş arabesk: borçlar, krediler...’
‘Yine bir gün derneğin önünden geçen bir arabadan yine bir arabesk şarkı dertli dertli yükseliyor. Kadınlardan bazıları gülüyor: Hayatlarımızın fon müziği bu.’

Motosikletlerin gürültülü egzozlarına eşlik eden arabesk müzik, Tuzluçayır’da dolaşırken sürekli kulağımıza geliyor. Şarkının sitemkar sözleri, göz göze geldiğiniz birçok simada karşılık buluyor. Dertler, tasalar; kışın gelişinin yarattığı grilikte belirginleşiyor. Mahalledeki dükkanlara asılan “Hoş geldin 2026” yazıları, ışıklar yavaş yavaş çoğalıyor. Durakta bekleyen asgari ücretliler için yeni yılın hoş gelip gelmeyeceği ücret zammına göre belli olacakken yüzde 27’lik zam, ayazın sert geçeceğini gösteriyor. Zammın ardından duraklarda öfkeli cümleler büyüyor.

Arabesk şarkılara konu olan yaşam koşullarında zam bekleyişini ve ardından ilan edilen zammı, Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği’ndeki kadınlar ile konuşuyoruz. Dernek üyeleri arasında asgari ücretle çalışanlar çok, kimileri ise günü kurtarmak için asgari ücretin altında ücretlere çalışıyor. Uzun yıllardır dernekte olan kadınlar, “Son zamanlarda yardım bulabilmek için derneğe gelen kadınların sayısı arttı” cümlesini sıklıkla kuruyor. Yardıma başvuran çoğu kadının çocuk-yaşlı bakımı yüzünden çalışamadığını ve genellikle eve giren gelirin asgari ücret dolaylarında olduğunu belirtiyorlar. Dernek üyesi kadınlar, yardım talebinde bulunanların yaşamına yabancı olmadıklarından ellerinden gelen dayanışmayı kurmaya çabalıyor. Bu esnada derneğin kapısını emekliliğine birkaç yıl kalmış yaşlı bir kadın çalıyor, derneğe ilk kez gelen kadın iş arayışında olduğunu söyleyerek “Az çok fark etmez, eve destek olacağım bir iş arıyorum” diyerek numarasını bırakıyor.

Eti geçtik kemik bile pahalı

Mahallede pazarın kurulduğu günde kimi kadınlar derneğe pazar arabasıyla giriyor. Pazarın pahalılığından bahsedilen cümlelerin devamına, “Asgari ücrete zam yapıyorlar ama kaşıkla verilen kepçeyle alınıyor” sözü ekleniyor. Konuşmalarda asgari ücrete yapılan zammın enflasyonu arttırdığına dair fikirler sınırlı da olsa karşımıza çıkıyor. Sohbet ettiğimiz kadınların neredeyse hepsi, hayat pahalılığı karşısında asgari ücrete yapılacak zammın yetersiz kaldığını dile getiriyor. “Dün et yiyemiyoruz derdik, şimdi kemik bile pahalıya satılıyor” diyen dernek üyesi, marketlerde insanların az da olsa yemeğe tat katsın diye etsiz kemik sırası beklediğini söylüyor.

Kadınların cümlelerinde asgari ücret; borçlar, krediler ile kıyaslanıyor. “Evde çarkı nakit avanslarla döndürmeye çalışıyoruz” diyen birinin sözünü, “Eskiden kimseden borç almazdım. Şimdi bankalar dışında da herkese borcum var” cümlesi tamamlıyor. “Borçlara takla attırmak” deyim gibi olmuş artık. Mahallenin esnafına kredi kartındaki parayı komisyon karşılığında nakit paraya çevirten kadınlar, diğer kredi kartının borcunu ödeyerek “borcuna takla attırıyor.” Borcu borçla kapatma, kısa vadeli bir çözüm olarak yaygınlaşıyor. Kredi kartlarının limitlerini arttırdıklarını belirtenler, “İhtiyaçlarımızın dörtte birini alıyoruz, yine ayın sonu zar zor geliyor” diyor. “En son ne zaman kıyafet aldım kendime, hatırlamıyorum” diyen işçi kadın, sürekli fedakarlık yapmaktan sıkıldığını söylüyor.

Açlık sınırının altında kalan ücretten ne beklenir

Konu yüzde 27’lik ücret zammına gelince kadınlar öfkeleniyor. “Açlık sınırının altında kalmış bu maaştan ne beklenir? Yine el aleme borçlanacağız” diyenlere “Kiralar en az 20 bin. Evde battaniyelerle gezsek bile doğalgaz faturası kabarık geliyor. Zaten marketlere girip gönlümüzce alışveriş yaptığımız yok. Asgari ücretlilere hayat bırakmıyorlar” sözleri eşlik ediyor. “Emekliye, asgari ücretliye gidin başınızın çaresine bakın diyorlar. Üvey evlat mıyız?” soruları, “Bu ücretlere çocuk okutmak zor, çocuklar işe gider oldu” öfkesi ile birleşiyor. “Dertler nasıl çözülecek, asgari ücretliler nasıl rahat yaşayacak?” sorularının yanıtları konusunda iktidarı eleştirenler olsa da kadınlar, kısa vadede asgari ücretlilerin geçim derdinin çözülemeyeceğini düşünüyor. İşçilerin birlikte hareket edip haklarını araması gerektiğine ikna olan çoğu kadın bunun nasıl olacağında kafasının karışık olduğunu belirtiyor.

Yine bir gün derneğin önünden geçen bir arabadan yine bir arabesk şarkı dertli dertli yükseliyor. Kadınlardan bazıları gülüyor: Hayatlarımızın fon müziği bu. Ekliyor bir kadın “Hayatımız olmuş arabesk…Borç, kredi, istediğini alamamak.”

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
2026 asgari ücreti açıklandı: Açlığa bile muhtaç kalacağız

Yeni yıl öncesi asgari ücret görüşmelerinin üçüncü toplantısı sonucunda hükümet yüzde 27'lik bir zamla asgari ücreti 28 bin 75 lira olarak açıkladı. Açıklanan asgari ücret açlık sınırının altında.

Patronların planı işliyor, işçilerin planı ne olacak?

‘Ya öfkemizi doğru yere, doğru örgütleyeceğiz ya da öfkemiz biraz dindiğinde yine uzun mesai saatlerine ek iş arayışına gireceğiz.’

İşçi kadınlar neye yansın?

‘Evet insanız, robot değiliz ama güçlü durmak zorundayız. Çünkü kadınların karşılaştığı korkunç bir baskı ve mobbing mevcut.’


Editörden