GÜNÜN PORTRESİ: Emma Tenayuca
1930’larda Teksas’ın San Antonio şehrinde yaşayan göçmen kadın işçi Emma Tenayuca’nın ve Amerika’nın uygulamaya koyduğu sıkı ekonomi politikalarıyla boğazları en çok sıkılan göçmenlerin hikayesi.

Çalıştıkları işlerin karşılıklarını alamayan, yok sayılan, örgütlü olmadıklarından dolayı çıkarılan iyileştirme yasalarında adları dahi anılmayan göçmenlerin hikayesi anlatacaklarımız.
Emma, çocuk yaştayken çevresindeki insanların neler yaşadığının farkına varır. 1934’te Finck Tütün Fabrikası’ndaki bir greve katıldığı için tutuklandığında henüz 16 yaşındadır. Yaşamı boyunca da çok çeşitli sendika ve örgütler içinde bulunmuş ve göçmen işçilerin eşit haklar ve eşit ücretler alması, grev hakkı ve göçmen işçilerin sınır dışı edilmelerine karşı mücadele vermiştir.

Dorothy Frock Şirketi’ndeki grevi örgütlemede işçilerin yanında yer alır. 1935’te İşsizler Komisyonu’nun başkanı olur. 1937’de Amerikan İşçiler Birliği yönetim kuruluna seçilen ilk Meksikalı Amerikalı kadın odur. Kendini Meksikalı Amerikalıların örgütlenmesine adayan Emma, sokak toplantılarında, büyük gösteri yürüyüşlerinde, grevlerde öne çıkan, göçmenlerin Anglosaksonlarla eşit koşullarla çalışmasını savunan iyi bir ajitatördür.

CEVİZ İŞÇİLERİNİN GREVİ
Onun ismini en çok duyuran şey, San Antonio’daki Amerikan cevizi ayıklama işinde çalışan göçmen işçileri örgütlemesidir. Ceviz ayıklama işi deyip geçmeyin. San Antonio, dünyanın Amerikan cevizi başkentiydi ve bu Amerikan cevizlerini kabuklarından ayırma işinde Meksikalı göçmen kadınlar çalışıyordu. Cevizi kabuğundan elleriyle çıkarıyorlardı, haftada 70 saat boyunca; günde ancak 30 sent kazanabilmek için.


Emma, Amerikan cevizi üreten birçok işyerinde çalışan yaklaşık 12 bin Meksikalı göçmen işçi kadını örgütler. Yaptıkları grev etkili olur. “Allahsız Komünistler” şehrin düzenini bozduğu gerekçesiyle bir yaygara koparılır ve grev bastırılmaya çalışılır. Grevci işçilere yemek veren lokantaların biri “sağlıksız” olduğu gerekçesiyle kapatılır, kadın grevciler yasadışı olarak yolu kapattıkları gerekçesiyle tutuklanır. Grev birkaç ay sürmüş ve işçiler verdikleri mücadele ile ücretlerini arttırmayı başarmıştır. Ancak, bu durum kısa sürer; işçilerin kazandıkları ücret artışının çok altında olan standart asgari ücret yasasıyla hükümet bu kazanımlarını ellerinden alır.

Ceviz ayıklama işinin makineleşmesi ile de patronlar artık o 12 bin işçiden sadece 3 binine ihtiyaç duyar. Grevle yakalanan örgütlülüğü tekrar harekete geçirmek isteyen Emma, bir toplantı düzenler, ancak toplantı anti komünist bir kesimin saldırısına uğrar. Anti komünist, yabancı karşıtı ve sendika düşmanı histeri yüzünden şehirden Kaliforniya’ya kaçmak durumunda kalır.
Emma bu grevi “Biz eşit ücret için eylem yapmıştık, fakat açlığa karşı, yurttaşlık hakları için, bir asgari ücret yasası için ayaklanmaya dönüştü” diye anlatır.

TEKSAS’IN ÇARKIFELEK ÇİÇEĞİ
Emma Tenayuca, komünist görüşleri nedeniyle birçok kez hapse atılır. Sırf sosyal güvenlik, işsizlik ödeneği, anayasal örgütlenme gibi hakları savunduğu için ölüm tehditleri alır. Patronların, polisin, devletin ve grev kırıcıların yaptıkları ile ‘İşçilerin Birliği’ dağılmış olabilir, ancak Emma ve diğer göçmen işçi kadınların, sendikacıların bu mücadelesi geleceğe ışık tutarak tarihte yerini alır.

Şair Carmen Tafolla “O bizim kalbimizdi, ne Meksikalıların ne de kadınların konuşmaya cesaret edemediği zamanlarda Emma inandıklarını söyledi” diye anlatır onu. Emma’ya La Passionaria de Texas, yani Teksas’ın Çarkıfelek Çiçeği diyorlar. Herhalde Emma’nın Meksikalı göçmen işçiler içinde yarattığı umut, Teksas’ın kuru topraklarında rengarenk açan bir çiçek gibi olduğu için.

Şair de demiş ya “ve güneş doğarken hiç umut yok mu/ umut umut umut… umut insanda.”

İlgili haberler
GÜNÜN PORTRESİ: Zabel Yesayan

Küçük burjuva kökenli bir aydın nasıl yazarsa öyle yazmaktadır. Ama dünya genelinde yaşanan ulus dev...

GÜNÜN PORTRESİ: Rosalind Franklin

Franklin, DNA ipliklerinin ıslatılma oranına göre farklı X ışını kırınım modelleri oluşturduğunu keş...

GÜNÜN PORTRESİ: Cezayirli Cemile

Ölümü kahkahalarla karşılayan kadındı o ve özgürlük savaşını verdiği ülkenin yöneten erkinin ütopyas...