KÜLTÜR SANAT

İnsanca yaşayacak bir ücret ve iş güvencesi için direnen, grev sürecinin tüm zorluklarını dayanışmalarına yaslanarak aşmaya çalışan kadınlar bu duygularını “Babamın Şarkıları” temsiline taşıdılar.

Maid, özgürlükler ülkesi(!) Amerika’da şiddetten kurtulmak isteyen yoksul ve güvencesiz kadınların sosyal devlet anlayışından medet dahi umamadığı bir döngüyü merkeze alıyor.

Baskılanan sadece Gazîn’in sesi değil “Kilam söylüyorsa aşık olmuştur!” denilerek Gazîn’in etrafındaki bütün kadınların sesi kısılmaya çalışılıyor.

“Yılın En”leri ödüllerinde adından söz ettiren iki ünlü isim Leyla ve Emre. Bir gece kulübünde geçen sahnelerin ardından Leyla evinde uyanıyor, geceye dair hafızasında hiçbir an kalmamış. Ama sonra…

Filmi izledikten sonra bugün çalışma ve yaşam koşullarımıza baktığımda mücadeleden asla geri durmamam, durmamamız gerektiğini bir kez daha gördüm.

“Ülker Abla, kendi ütülediği takım elbiseyle iyi hal indirimi alacak o kocaya kafa tutandır! Ülker abla kimliksiz kadınların kimliğidir…”

Zilan Hasret Yıldız da tanıdık sesine Mezopotamya’nın kadim enstrümanı defi katarak doğuyla batının çarpışması içinde kulaklarımızı şenlendiriyor.

Eserlerinde hayatın içinden kadın karakterlerin hikayelerini esprili, akıcı bir dille anlatan Seray Şahiner, yeni kitabı ‘Ülker Abla’ ile şiddetten kaçan kadınların hayata tutunma öyküsünü anlatıyor.

Ekmek ve Gül okurlarına Ginko Kitap işbirliği doğrultusunda hazırlanan Ekmek ve Gül kadın kitaplığı seti yüzde 50 indirimli. Kupan kodu için bizimle iletişime geçin.

Bursa'dan Nermin, Grev filmini izledikten sonra ona hatırlattıklarını bugünle bağını kurarak anlatıyor: 'Bu film, birlikte hareket edersek başaramayacağımız hiçbir şeyin olmadığını hatırlatıyor.'

Alex aslında bizden biri: Hep susturulan, bir şekilde gitme cesareti bulamayan. Zaman zaman düşen, geri adım atan ama sonunda yalnız olmadığını gördüğünde başı dik duran kadınlardan biri.

Kızların Efendisi: Yatalak anne babasına olan yükümlülüğü nedeniyle evliliğinden vazgeçen Saaret Batgiray ile Çerkeslerde hiç evlenmemiş kızların hikayesine bir kapı aralanıyor.

58. Antalya Altın Portakal Film Festivaline Zuhal filmiyle katılan tek kadın Yönetmen Nazlı Elif Durlu’yla: Dinlemek bence çok önemli. Peşin yargılarda bulunmamak, dinlemek ve anlatmak tabii ki…

Vahşete verilen olağan tepki onu akıldan çıkarıp atmaktır. Sosyal anlaşmaların belli ihlalleri, yüksek sesle söylemek için fazlasıyla korkunçtur; bunun kelime karşılığı “dile getirilemez”dir.

Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 60’ıncı yılında Yönetmen ve Senarist Didem Şahin, Göçmen İşçi Nermin’in hayatına odaklanan ‘Acı ve Tatlı’ ile kadınları beyaz perdeye taşıdı.

Maryam ürkütücü sakallara sahip olan bir adamın geç işareti yapmasıyla yaşamının başlangıç noktasına yeniden dönerken Afgan bir bebek daha göç yolculuğuna çıkamadan izdihamda ezilerek ölebiliyor.

Bugün binlerce kadının içinde gürleyen bu fırtınaya tanığız, evlerde tek başınayız belki ancak bunu yaşayanın sadece Suzy olmadığını da biliyoruz.

Nazım Hikmet’in annesi, Ressam Celile Hanım. Yaşamını bilinmezliklerden çekip çıkarmaya çalışan Kadıköy Halk Tiyatrosunun oyunu Celile, bir annenin evladı için sürdürdüğü yürekli mücadeleyi anlatıyor.

Türkiye’den Almanya’ya göç hikayelerinin anlatıldığı ‘İş ve Göç: Buradan Hikayeler’ sergisi 13 Kasım’da açılacak. Sergide bir köşesi olan Nevriye Koç Cerit de göç hikayelerini Ekmek ve Gül’e anlattı.

Çiğli’den bir işçi kadından öykü: ‘Ne olursa olsun kızlar annesinin kötü kaderini yaşamamalı ve çocuklar her zaman sevgiyle büyümeli. Sevgiyle büyümeli ki geleceğe umutla bakabilmeli…’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.