Ekmek ve Gül yazarımız ve Emek Partisi üyesi Yasemin Köktaş, son yolculuğuna uğurlandı. Karşıyaka mezarlığında yapılan cenaze törenine Emek Partisi Ankara İl Örgütü, Emek Gençliği ve Köktaş’ın pek çok yoldaşı katıldı. Cenazede, Emek Partisi MDK üyesi Şükran Doğan, Köktaş’ın yoldaşı Hatice Poyraz ve kızı Nehir Özçay konuşma yaptı.
Yasemin Köktaş’ın cenaze töreninde konuşan Şükran Doğan, Köktaş’ın partinin kuruluşundan bu yana fedakarca mücadele ettiğini anlattı:
“Yasemin yoldaşımız, çok genç yaşta İstanbul’da bir işçi olarak mücadele hayatına başladı. Belki birçoğunuz tanıyor, bir kısmınız tanımıyor ama hayata çok genç atıldı. İşçi olarak yaşamaya başlamasının yansımalarını hayatının bütün alanlarında gördük. İstanbul’da başlayan yolculuğu Ankara’da devam etti; Balgat’ta tekstil işçisi olarak çalıştı. Emek Partisi ile kuruluşundan itibaren Ankara’da tanıştı. Partili bir işçi, örgütlü bir işçi olmasından itibaren de çalıştığı her yerde işçi sınıfının örgütlenmesinde yer aldı. Özellikle tekstil iş kolunda çalışmasından dolayı kadın işçilerin örgütlenmesinde, mücadelesinde ve taleplerinin savunulmasında en ön saflardaydı.”
“İşçi sınıfının iktidar mücadelesinde bir militan olarak yer aldı”
Köktaş’ın kadın mücadelesini yükseltmek için hayatının her anında militanca rol aldığına dikkat çeken Doğan, “Yasemin örgütlü olduktan sonra her zaman örgütüyle birlikte hareket etti; her zaman kadın mücadelesinin içinde yer aldı. Evi herkese, ama özellikle kadın yoldaşlarına her zaman açıktı. Birçoğumuz onun sofrasında bulunduk. Özellikle bu tek adam iktidarı döneminde artan kadın cinayetlerine ve tacizlere karşı kadın mücadelesinin bir militanıydı. Mahallesinde, semtinde ev ev, kapı kapı dolaşır; gazetesini, Ekmek ve Gül’ü dağıtırdı. Zaten hastaneye kaldırıldığı gün de gazetesini dağıtmıştı ve son abonesine uğradıktan sonra hastaneye kaldırıldı. İşçi sınıfının iktidar mücadelesinde bir emekçi, bir militan olarak yer aldı ve son nefesini de bu mücadeleyle beraber verdi” şeklinde konuştu.
“Toplantıyı, eğitimi örgütleyen olurdu”
Köktaş’ın otuz yılı aşkındır yanına olan yoldaşı Hatice Boyraz da, “Fedakardı sabırlıydı. Kendi derdini unutur arkadaşlarının dertleriyle dertlenirdi. Kendisi o kadar yorgunken bile of demez, gelir parti işine koşardı. Ya toplantıyı örgütleyen olurdu ya eğitimi örgütleyen olurdu ya da katılan olurdu. Birçok işi beraber götürmeye çalışırdı. Şimdi bize düşen onun mücadelesini onun bıraktığı yerden devam ettirmek. Biz inanıyoruz ki bu mücadeleyi sürdüreceğiz ve mücadelesine saygıyla, bağlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Annem savaşçıydı, hayatı boyunca savaştı”
Ardından söz alan kızı Nehir Özçay, “Benim annem, hayatınızda görüp görebileceğiniz en güçlü insan. Benim annem savaşçı. Hayatı boyunca da savaştı; şiddetle savaştı, yoklukla savaştı, hisleriyle savaştı, herkesle savaştı, sömürüyle savaştı. Bununla da savaştı. Bir hafta bile savaşamaz dediler. Benim annem iki hafta savaştı. Bizim için savaştı. Benim annemi gücüyle hatırlayın. Benim annemi savaşçılığıyla hatırlayın. Biri konuşurken duydum; Celal Hoca’nın kızı diye. Benim annemi bununla hatırlayın” dedi.
Yasemin Köktaş beyin kanaması sonucu 2 haftalık mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Yazarımız Yasemin Köktaş hayatını kaybetti: Mücadelesi sayfalarımızda yaşamaya devam edecek
Ekmek ve Gül yazarımız ve Emek Partisi üyesi Yasemin Köktaş, dün gece saatlerinde hayatını kaybetti.
Anca beraber kanca beraber
Sorunlarımız ortak ve her sohbetin sonunda ‘biz birlikte olduğumuz sürece güçlüyüz’ noktasında birleşiyoruz.
Kadınlar yan yana gelebileceği alanlar istiyor
Kardelen Mahallesi’nde yaşayan kadınlarla yaptığımız anket; güvenli ulaşım, sosyal alanlar ve şiddete karşı somut adımlar bekleyen kadınların ortak mücadelesini görünür kıldı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























