‘Ben de varım!’
'Siz hiç kaldırımda açan bir papatya gördünüz mü? Evet o bendim. Benim yaşamım, ruhum enkaz altında can çekişiyordu ve ben onu terk etmedim. Yeniden doğruldum, emek verdim...'

Ardahan’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin en küçük çocuğu olarak 1993 yılında dünyaya geldim. Annem erkek çocuğu olana kadar diretmiş. Beş kardeşiz, dört kız bir erkek çocuğu olmuş. Benim bir büyüğüm erkek olunca belki ben de erkek olurum umuduyla beşinci çocuğu istemişler. Şansa bak ki kız çocuklarının olacağını öğrenmişler. İşte benim hikayem daha doğmadan başlamış çünkü annem kız olduğum için beni hiç istememiş. Bunu hissetmiş olmam gerekiyor ki doğduğumda ağlamamışım. Sonrasında annem beni kucağına almış ve alnımdan öpmüş, ben ağlamaya başlamışım. Daha bebekken tavrımı koymuşum, beni yok saymak isteyenlere “ben de varım” demişim.

Eğer sevgi ve merhamet bir insan olsaydı bu kesinlikle benim babam olurdu. O insan dili konuşan, örnek aldığım bir devrimciydi; annem ise hükümet kadın.

2016 yılında evlendim. Sorumsuzluklar, şiddetli geçimsizlik, yine bir yok sayma... Size 1993 yılında dünyaya geldim demiştim ama 2023 yılında kim olduğuma ve nasıl yaşayacağıma karar verdiğimde doğdum. Bu evlilikten Duru adında bir prensesim oldu. Bu yolculuğa çıkarken çok zorlu olacağını biliyordum fakat zorlukların bilmediği bir şey vardı ki ben onlardan daha güçlüydüm. Siz hiç kaldırımda açan bir papatya gördünüz mü? Evet o bendim. Benim yaşamım, ruhum enkaz altında can çekişiyordu ve ben onu terk etmedim. Yeniden doğruldum, emek verdim, hedef koydum, düştüm defalarca; defalarca kalktım, ben de varım dedim. Benim de bir fikrim var, benim de bir hakkım var. Belki de ben bu dünyaya ait değildim, belki seçme hakkım olsaydı gelmek istemezdim ama her şeye rağmen iyi ki bu yolculuğa çıktım. Beni ben yapan şeyleri sevdim. Beni sınayan, beni kınayan hatta kanatan yaralarımı bile...

Fotoğraf: Canva Pro yapay zeka


Editörden