Suriye’deki geçici hükümete bağlı silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı 21 Ocak’ta Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde düzenlenen yürüyüşün ardından gözaltına alınan Sevgi Talay ve Serhat Talay’ın iki buçuk aylık bebeği, günlerdir anne sütüne erişemiyor. İlke TV’de yer alan habere göre, gözaltı süreci boyunca aile, avukatlar ve hak örgütlerinin tüm girişimlerine rağmen bebek, annesiyle yalnızca kısa sürelerle bir araya gelebildi.
Kar yağışı ve kapalı yollar nedeniyle bebek, en son dün akşam saat 18.00 sularında süt içebildi. O vakitten bu yana aç bir şekilde annesine kavuşmayı bekliyor.
ÖHD Şanlıurfa Şubesi Eşbaşkanı Avukat Gül Fehime Binici ve ÖHD üyesi avukat Mustafa Vefa, gözaltının yürüyüş bittikten sonra yapıldığını, annenin eyleme katılmadığını ve dosyada delil toplanmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını belirtti. Avukatlar, iki buçuk aylık bir bebeğin annesinden ayrılmasının hukuki bir dayanağı olmadığını vurgularken, gözaltı sürecinin başından itibaren bebeğin düzenli şekilde anne sütü alamadığını aktardı.
Bebeğin bakımını üstlenen aile ise bebeğin biberon ve mama kabul etmediğini, kar yağışı ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle Şanlıurfa’da kalamadıklarını, bu nedenle bebeğin annesine erişiminin kesildiğini anlattı.
‘Bebek düzenli şekilde süt alamıyor’
ÖHD Şanlıurfa Şubesi Eşbaşkanı Avukat Gül Fehime Binici, “Yürüyüşün bitmesine yakın, eylemler sona erdikten hemen sonra anne ve baba alanda gözaltına alınıyor. Anne iki buçuk ay önce doğum yapmıştı. O sırada çocuğun ihtiyaçları için dışarı çıkıyor, yürüyüşte bulunmuyor ve hiçbir şeye karışmıyor. Buna rağmen gözaltına alınıyorlar” dedi.
Bebeğin gözaltı sırasında evde olduğunu belirten Binici, anne ve babanın aynı gün Şanlıurfa’ya getirildiğini söyledi. Binici, “Öncesinde kısa bir süre Viranşehir’de tutuluyorlar. Viranşehir’deyken aile bebeği karakola götürüyor ve anne iki defa emzirebiliyor. Aynı gün Viranşehir’den Urfa’ya getirildiklerinde ise aile ancak gece saat 02.00 civarında TEM Şube’ye ulaşabiliyor. O saatte anne bir kez daha emziriyor. Ertesi gün sabah saatlerinde de birkaç kez emzirme sağlanıyor” dedi.
Savcılıkta yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını ifade eden Binici, gözaltı süresinin dün akşam uzatıldığını, kamuoyu baskısı sayesinde bu sabah ifadeye çağrıldıklarını söyledi. Binici, bebeğin 22 Ocak’tan bu yana düzenli şekilde anne sütü alamadığını belirterek, “Dün iki kez emzirmek için aile bebeği götürmüştü. Ancak hava şartları çok kötüydü, yoğun kar yağışı vardı. Aile, çocuğun daha fazla zarar görmemesi için Viranşehir’e geri dönmek zorunda kaldı. O saatten sonra çocuk süt alamadı” diye konuştu.
‘Bebek de cezalandırılıyor’
Uygulamanın hukuki hiçbir dayanağı olmadığını vurgulayan Binici, çocuğun üstün yararının gözetilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu tür durumlarda anne ve çocuk için özel koşullar tahsis edilebilir. Bunun daha önce örnekleri yaşandı. Ancak mevcut durumda bunun anne ve bebek açısından bir cezalandırma olduğunu söyleyebiliriz. Sadece anne ve baba değil, bebek de cezalandırılıyor. Bu durum, güçsüzlerin cezalandırılması noktasına çekilmiş durumda.” Binici, ÖHD olarak sürecin takipçisi olduklarını ifade etti.
ÖHD üyesi avukat Mustafa Vefa da gözaltı sürecinin cezalandırıcı bir refleksle yürütüldüğünü belirterek, “TEM Şube kötü koşullara sahip. Ancak biz hiçbir zaman bebeğin annenin yanında tutulması konusunda ısrarcı olmadık. Bizim ısrarımız annenin serbest bırakılmasıydı. Bu dosyada propaganda suçlaması var. Aile o gün olayların yaşandığı sırada sokakta bulunuyor. Herhangi bir müdahale yok, taş atma yok, somut bir fiil yok. Bu dosyada delil toplanmasını gerektirecek bir süreye ihtiyaç yok. Her şey ortada. İfade alınacak, ardından ne işlem yapılacaksa yapılacak. Ancak süreç uzatılıyor” dedi.
Mevzuatta anne ve bebek lehine düzenlemeler bulunduğunu hatırlatan Vefa, “Ceza infaz mevzuatında bile 1,5 yaşından küçük çocuğu olan bir anne cezaevine girmiyor; cezası kesinleşse dahi. Böyleyken, bu kadar basit bir suçlama nedeniyle kadını ve eşini gözaltına alarak aslında bebeği cezalandırmak, Türkiye’nin içinde bulunduğu genel ruh hali dışında açıklanamaz” ifadelerini kullandı.
Süreç boyunca savcılıkla defalarca görüştüklerini ancak karşılık alamadıklarını belirten Vefa, bebeğin durumuna ilişkin şunları söyledi: “Bebeğin anneyle daha uzun süre kalmasını istedik. Ancak annesinin yanındayken 40 dakika sonra bebeğin alınacağı söylendi. Bunun üzerine bebeğin amcası bebeği alarak tekrar Viranşehir’e götürdü. Bugün ise yeniden Urfa’ya doğru yola çıktılar. Bebek durmuyor, sürekli ağlıyor. Elimiz kolumuz bağlı. İki gündür bu durum yumru gibi boğazımıza oturmuş halde, çaresizce izliyoruz.”
‘CMK bir intikam aracı olarak kullanılıyor’
Suçlamanın propaganda olduğunu vurgulayan Vefa, uygulamanın hukukla açıklanamayacağını şu sözlerle dile getirdi:
“Bugüne kadar Urfa’da propaganda iddiasıyla insanlar ifadeye çağrılır, gider ifade verir ve çıkar. Yakalama işlemi yapılmazdı. Ancak bugün bu kadın ve benzer şekilde Urfa, Mardin, Van, Batman ve Türkiye’nin birçok yerinde gözaltında olan yurttaşlar için uygulanan refleksin altında hukuk yok. Açık ve net söylüyorum: ‘Siz herhangi bir şeye tepki gösteremezsiniz. Benim çizdiğim sınırlar, sizin duygu ve düşünce sınırlarınız’ deniliyor. Propagandadan bu kadar uzun süre gözaltında kalmanın hiçbir mantığı yok. CMK bir intikam aracı olarak kullanılıyor.”
Emniyetin önünde daha fazla kalamadıkları için Viranşehir’e dönmek zorunda kalan aile de yaşadıkları süreci anlattı. Bebeğin babaannesi Hatice Talay, en son dün saat 18.00’de bebeğin süt içtiğini, o zamandan beri aç olduğunu söyledi. Talay, “Biberon tutmuyor, mama yemiyor. Ben de hastayım, şekerim var. Üç gündür bu haldeyim. Dün gece geri dönmek zorunda kaldık çünkü emniyetin önünde dışarıda kaldık. Geri döndükten sonra kar yağdı, yollar kapandı, gidemedim. Arabayı sürecek kimse yoktu. Bebek perişan oldu… Ne yapacağım ben?” diye konuştu.
Fotoğraf: MA
İlgili haberler
İzmir BİV: 'Rojava'ya saçlarımızı örerek sesleniyoruz, yalnız değilsiniz'
İzmir Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Suriye'de Kürt halkına ve Kürt kadınlara yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Rojava'ya saçlarımızı örerek sesleniyoruz, yalnız değilsiniz
Halep'te yaşananlara karşı sessiz kalmıyor; çatışmalar durmasına rağmen ablukaların ve kuşatmanın sürdürülmesini; ayrıca başka bölgelere de yönelen saldırıları kabul etmiyoruz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN





















