Suça sürüklenen çocuklar Meclis komisyonu tartışmaları | Uzmanlar önlem, kolluk ceza istedi
Meclis’te suça sürüklenen çocuklar için yapılan 13 toplantıda çocukların suça sürüklenmesinde hangi sebepler öne çıktı, çocuk hakları açısından neler tehlikede?

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin kulis haberlere yansıyan yasal değişiklik mevzuatına çocuk hak örgütlerinden, sosyal hizmet uzmanlarından, avukatlardan gelen yoğun itirazların ardından yasal mevzuat değişikliği geri çekilip Kasım ayında Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmuştu. Akademisyenlerden çocuk hak örgütlerine, sosyal hizmet uzmanlarından hukukçulara pek çok uzman çocukların suça sürüklenmesinin sebeplerini, bunu önleyecek mekanizmaların eksikliğini ortaya koydu.

Komisyona katılan uzmanlar, çocukların suça sürüklenme nedenleri ve önleyici mekanizmalardaki eksiklikler hakkında neler ifade etti?

■ Toplantıya katılan uzmanların çoğu okul devamsızlığının, eğitimden kopuşun suça sürüklenen çocuklar arasında en ortak noktalardan biri olduğuna dikkat çekti. Okuldan kopan çocukların erken yaşta çalışmaya başladığı ve buralarda daha çok riskle karşılaştığına dikkat çeken uzmanlar da oldu. 

■ Çocukların suça sürüklenmesinde, yoksulluk en temel sebep olarak ortaya kondu. 

■ Suça sürüklenen çocukların, suçu işlemesinin bir sebebi olarak dürtü ve öfke kontrolü olduğu kimi uzmanlar tarafından dile getirildi. Olumsuz çocukluk deneyimi ile beyin gelişimi sürecinde dürtü kontrolü, öngörüde zorlanma ve risk değerlendirmesinin zayıf olabildiğinden bahsedildi. Olumsuz deneyimlerin çocukların bilişsel dünyasını bozduğunu ve bunun da öfke ve şiddet olarak ortaya çıktığını, çocuğun kriminal hale geldiğini ve bunun böylece bir kısır döngüye dönüştüğü ifade edildi.

■ Çocukların suça sürüklenmesinde erken uyarı ve müdahale alanı olmadığı, sadece adli yargı sistemi ile müdahale alanının olduğu, bunun suça sürüklenmeyi önlemeyeceği, suça sürüklenen çocukları onaramayacağı belirtildi. Adli mekanizmaya, kapalı infaz kurumlarına giren çocukların suçu tekrar etme olasılığının daha çok arttığı, suçu öğrenebildiği ifade ediliyor.

■ Ceza artırımının suçu önlemediğine dair pek çok uyarı ve araştırma örneği paylaşıldı. 

■ Pek çok uzman sosyal inceleme raporlarının (SİR) raporlarının önemine ve bu raporların gerektiği önemde, çocuğun çevresini de kapsayacak şekilde doldurulmadığına dikkat çekiyor. Mevcut düzende yeteri kadar meslek elemanının olmaması nedeniyle sosyal inceleme raporlarının (SİR) amacına uygun şekilde işlememesini, şiddet sebeplerinin tespitini engellediği belirtiliyor. Yetersiz personelin SİR yazımı ve görüşme süresini 10 dakikaya düşürdüğü ifade ediliyor. 15-18 yaş arası çocuklarda SİR raporlarının çoğunlukla alınmadığına dikkat çekiliyor.
Personel yetersizliği yeterli sosyal koruma yapılamamasında bütünlüklü bir sistem olmamasının yanında en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri (ADM) Dairesi Başkanı, ADM’lerde 173 pedagog, 499 psikolog, 689 sosyal çalışmacı olmak üzere 1578 uzman olduğunu söylüyor. Sayıların yetersiz olduğunu, Adli görüşme odalarında (AGO) mesai mefhumu olmadan ve düşük ücretlerle çalışıldığını, herkesin büyük özveriyle çalışmasına rağmen çok büyük ihtiyaç olduğunu, 2-3 yıldır atama yapılmadığını, 700 talebine karşı 275 uzman atamasından söz edildiğini, zor durumda olduklarını, raporda bunun önerilmesini talep ediyor.

■ Çocuk Koruma Kanunu’nda koruyucu-önleyici tedbirler ile güvenlik tedbirlerinin aynı şekilde düzenlendiği, oysa bunların ayrı düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin kim tarafından, nasıl ve hangi sürede uygulanacağına dair ayrıntılı bir düzenleme bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Mevcut sistemde 12-15 yaş arasındaki çocukların ceza sorumluluğu varsa doğrudan yargılanıp hapis veya adli para cezası alabiliyorlar. Güvenlik tedbirleri ise 0-12 yaş grubu için ihtiyari, 12-15 yaş grubu için zorunlu olarak uygulanıyor. Çocuk 18 yaşını doldurduğunda eğitim tedbiri dışındaki tedbirlerin uygulanmasına devam edilemiyor. İncelenen 100 dosyada koruyucu ve destekleyici tedbirlerin çok nadir uygulandığı görülüyor: 12-15 yaş grubundaki 22 suça sürüklenen çocuktan yalnızca 2’sine, 15-18 yaş grubundaki 97 çocuktan ise sadece 1’ine bu tedbir verilmiş. Çocuk savcısı da ortalama olarak 900 çocuktan yalnızca yaklaşık 9’u hakkında bu tür tedbir verildiğini belirtmiş. Dosyalarda ayrıca “okumuyorum” diyen çocuklara eğitim tedbirinin uygulanmadığı da dikkat çekiliyor. Mahkemelerin iş yükü ve tedbirlerin uygulanmayacağına dair inanç nedeniyle bu kararların verilmediği, yalnızca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin verildiği ayrı bir mahkemenin olmasının faydalı olabileceği düşünülüyor. Nitekim Çağlayan Adliyesi 3. Çocuk Mahkemesinde 2005-2018 arasındaki tüm dosyalar incelendiğinde, 13 yılda çocuklar hakkında yalnızca 18 eğitim tedbiri ve 13 diğer tedbir olmak üzere toplam 31 tedbir kararı verildiği görülmüş. Cezaevine girince ise çocuğun üzerindeki tüm tedbirlerin kalktığı belirtiliyor. 

■ Toplantıya katılan Cumhuriyet Başsavcı Vekili koruyucu tedbirlerin uygulanamamasının en büyük nedeninin muhatap bulamamak olduğunu belirtiyor. Savcıların kendi soruşturmasını tamamlama yükümlülüğünü görmesi, gerisinin artık Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında olduğunu düşünmesi gibi nedenlerin de olabileceğinden bahsediyor.

■ Kamusal sağlığa erişim de özellikle psikiyatrik hastalıkları olan çocuklara tanı konması ve tedavi uygulanması açısından önemli bir sorun olarak ortada duruyor. Ruhsal bozukluğu olan suça sürüklenen çocukların yalnızca yüzde 30’unun psikiyatr hizmetine ulaştığı tutanaklara yansıyor. Aynı zamanda bağımlılık tedavisinde merkezlerde tedavi için 3-4 ay sıra beklendiği ifade ediliyor. 

■ Çocuk cezaevlerinin bölgelere dağıtılmasının çocukların ailelerinden uzaklaşması açısından sorun olduğu ifade ediliyor.

*

Uzmanlar bilimsel verileri, araştırmalarını ortaya koyarken, komisyona katılan Bakanlar ve Emniyet Müdürlüğü yetkilileri bilimsel bir veriye dayanmayan, AKP’nin teklif olarak sunacağı yasal düzenlemeleri raporda geçirmek üzere “kişisel fikirleri” olarak aktardılar. Özellikle Emniyet Müdürlüğü ve ceza infaz kurumu yetkililerinin görüşleri gerçeklik ve bilimden uzak, birbirinin kopyası, adeta bu toplantılardan haftalar sonra Meclis başkanlığına verilmiş yasa tasarısının bir kopyası önerilerden oluşuyor.

Bakanlar, Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, infaz kurumu yetkilileri bu toplantılarda neler dedi? Suça sürüklenen çocuklara ilişkin neler tehlikede? 

■ Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Tarıkhan Çetiner, çocukların ifadelerinin savcı yerine kolluk tarafından alınabilmesini önerdi. Mevcut çocuk adalet sisteminde çocukların ifadelerinin savcı tarafından alınması, çocukların baskı ve yönlendirmeden korunması için getirilen temel bir güvence. Bu öneri, çocukların soruşturma sürecinde kolluk baskısına daha açık hale gelmesine yol açabilecek bir değişiklik anlamına geliyor.

■ Çetiner ayrıca çocuklara kelepçe takılabilmesi ve suça sürüklenen çocukların infaz sürecine kapalı ceza infaz kurumunda başlanması gerektiğini ifade etti. 

■ İstanbul Emniyeti Çocuk Şube Müdürü Özlem Temür de benzer şekilde çocukların ifadelerinin kolluk tarafından alınması ve özellikle 15–18 yaş grubundaki çocuklar için ceza ve infaz düzenlemesinin ağırlaştırılması gerektiğini savundu. Bu görüşlerini hangi veriye dayandırdığı sorulduğunda ise “elimde bir veri yok, kişisel görüşüm” yanıtını verdi.

■ Emniyet ve jandarma yetkilileri sunumlarında çocukları suça sürükleyen nedenler arasında yoksulluk, aile içi sorunlar, okul terki ve bağımlılık gibi yapısal faktörleri sıraladı. Ancak bu faktörlere yönelik sosyal politika önerileri yerine cezaların artırılması ve güvenlik önlemlerinin genişletilmesi yönünde önerilerde bulundular.

■ Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Tarıkhan Çetiner, özellikle ağır suçlarda 15–18 yaş arası çocukların “yetişkin bilinciyle hareket ettiği” yönünde rapor düzenlenmesi halinde çocuklara uygulanan ceza indiriminin kaldırılabileceğini ifade etti. 

■ Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Güngör, cezaevi koşulları ağırlaştıkça çocukların yeniden suç işleme oranlarının arttığını aktardı. Buna rağmen çocukların hüküm aldıktan sonra doğrudan eğitimevlerine gönderilmesi yerine önce kapalı ceza infaz kurumlarında tutulmasını önerdi.

■ Komisyon üyelerinin cezaevi ziyaretlerinde çocukların kaldığı koğuşların fiziki koşullarının sağlıksız olduğu, bazı çocukların uzun süre kapalı kurumlarda kaldığı ve eğitimle bağlarının büyük ölçüde koptuğu gözlemlendi.

■ İstanbul Ataşehir Emniyet Müdürü Abdulkadir Bilen, dijital oyunların ve internet kullanımının çocukların suça yönelmesiyle ilişkili olduğunu ileri sürerek suça sürüklenen çocuklar için internet kullanımının adli kontrol kapsamında kısıtlanmasını önerdi. İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alperen Süer, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik olarak yüz tanıma ve yaş tahmini teknolojileriyle kimlik doğrulaması yapılması, 15 yaş altı çocukların sosyal medya hesaplarının sınırlandırılması gibi geniş çaplı dijital denetim mekanizmaları önerdi.

■ Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, uluslararası çocuk adaleti literatürünün cezalandırıcı yaklaşımlar yerine koruyucu ve önleyici modelleri öne çıkardığını vurguladı. Ancak bakanlığın sunduğu faaliyetlerin büyük bölümü spor tesisleri ve gençlik merkezleri etrafında şekillenen etkinliklerden oluştu.

■ Adalet Bakanlığı yetkilileri çocuk ceza infaz kurumlarında meslek uzmanı sayısının yetersiz olduğunu, kurumların bölgesel dağılımının çocukların ailelerinden kopmasına yol açtığını ve tahliye sonrası istihdam imkanlarının sınırlı olduğunu kabul etti.

■ Sağlık Bakanlığı sunumunda çocukların psikososyal gelişiminin izlenmesine yönelik çeşitli programlar anlatıldı; ancak psikiyatrik tanı gerektiren çocukların büyük bölümünün ancak suça sürüklendikten sonra tanı alabildiği ve bağımlılık tedavisinde aylar süren bekleme süreleri bulunduğu yönündeki sorulara tatmin edici yanıt verilemedi. 

■ İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, suça sürüklenen çocuk olgusunu büyük ölçüde “dijital çağın etkileri” ile ilişkilendirerek değerlendirdi. Bakan, çözüm olarak okul, riskli çocukların takibi, değer ve yaşam becerileri eğitimi ile aileyi güçlendirme başlıklarından oluşan bir çerçeve sundu.

Fotoğraf: TBMM

İlgili haberler
‘Suça sürüklenen çocuklar’ tartışmalarında neredeyiz?

‘Devletin, çocuk refahı ve korunmasına yönelik hizmetleri doğru ve eksiksiz olarak yerine getirmesi, çocuğun suç tekrarı riskini ciddi olarak azaltacak ve engelleyecektir.’

‘Suça sürüklenen çocuk’ tartışmalarında 10 soru 10 cevap

Çocukların yetişkin gibi yargılanması yasa değişikliği tartışması sürüyor. Bu yazıda, suça sürüklenen çocuklar meselesine dair 10 soruya, hak temelli 10 yanıtla ışık tutmaya çalıştık.

Suça sürüklenen çocuklar 11. Yargı Paketi'nin neresinde? | Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan ile konuştuk

Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan ile 11. Yargı Paketi'nde yer alan, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılmasına ilişkin düzenlemelere ilişkin konuştuk...


Editörden