Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Cerrahpaşa Tıp Fakültesi önünde açıklama yaptı. Kadın cinayetlerine, yoksulluğa ve sağlık emekçilerinin çalışma koşullarına dikkat çeken kadınlar, “Şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi dönülmeli ve 6284 etkin uygulanmalı” dedi.
Bu eylemin yapıldığı saatlerde yine Fatih’te bir kadın, uzaklaştırma kararı etkin uygulanmadığı için çocuklarının okulu önünde evli olduğu erkek tarafından silahla vuruldu. Haberi okumak için TIKLAYIN
“Yoksulluğa, eşitsizliğe, şiddete karşı gücümüz birliğimiz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun” pankartı açan sağlık emekçisi kadınlar, “Gece vardiyaları da dahil tüm çalışanlara güvenli ücretsiz ulaşım hakkı istiyoruz” ve “Şiddete, baskıya, mobbinge, güvencesiz çalışmaya son” dövizleri taşıdı. Açıklamada sık sık “İntihar değil bu bir cinayet”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “İsrail vuruyor çocuklar ölüyor” ve “İnsanca yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları atıldı.

‘Bir 8 Mart’ı daha öfkeli karşılıyoruz’
Söz alan SES Aksaray Şube Eş Başkanı Birsen Seyhan, bir 8 Mart’ı daha acı ve öfke içinde karşıladıklarını söyledi. İstanbul’da geçtiğimiz hafta iki kız kardeşin öldürüldüğünü hatırlatan Seyhan, kadın cinayetlerinin önlenmemesini ve cezasızlık politikalarını eleştirdi.
Kızı için adalet arayan ve tehdit edildiğini dile getiren Fatmanur Çelik ile kızı Hira’nın Zeytinburnu sahilinde ölü bulunduğunu hatırlatan Seyhan, “İstismar faili ise hâlâ serbest” dedi. Fatma Nur Çelik’in istismara uğrayan kızı için mücadele ederken defalarca tehdit edildiğini dile getirdiğini belirten Seyhan, “Mayıs ayında duruşması vardı. ‘Mayıs ayına kadar yaşayacağımı düşünmüyorum’ demişti. ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ diye haykırmıştı. Ve Mayıs ayına kadar yaşayamadı” diye konuştu.
Fatma Nur Çelik’in hem kendisinin hem de kızının istismara uğradığını söylediği kişinin yönetici olduğu vakıf tarafından tehdit edildiğini anlattığını aktaran Seyhan, Çelik ve kızını korumakla yükümlü kurumların görevlerini yerine getirmediğini ifade etti.
Uzmanların çocuk için kuvvetli istismar şüphesi nedeniyle tutuklama talep ettiğini ancak failin tutuklanmadığını vurgulayan Seyhan, daha kapsamlı bir koruma programının uygulanabileceğini belirterek “Belli ki tercih onları korumaktan değil, söz konusu vakfı ve yöneticisini korumaktan yana yapıldı. Tüm kurumlar hesap vermelidir” dedi.
Kadınların ve çocukların korunmasına ilişkin politikaların büyük ölçüde siyasi iktidar tarafından belirlendiğini söyleyen Seyhan, bu mekanizmalarda yapısal sorunlar bulunduğunu ifade etti. Kurumlarda görev yapan emekçilerin de sorumluluğu olduğunu belirten Seyhan, kadınları ve çocukları korumaya çalışan binlerce emekçi bulunduğunu söyledi.
“İşini yapmaya çalışırken yalnız hisseden, bazen umutsuzluğa düşen, tükenmişlik yaşayan ama yine de işine tutunan bizler varız” diyen Seyhan, kadınların ve çocukların korunması için emekçilerin de birlikte mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadınların hayatı yoksulluk ve şiddetle kuşatılmış durumda
Seyhan’ın ardından basın açıklamasını SES Aksaray Şube Yönetim Kurulu üyesi Zeycan Çınar okudu. Çınar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün işçi ve emekçi kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek kadınların bugün de haklarına sahip çıktığını söyledi.
Sağlık emekçisi kadınların uzun nöbetler, personel eksikliği, performans baskısı ve güvensiz çalışma ortamları altında çalıştığını belirten Çınar, fiziksel ve psikolojik şiddete de maruz kaldıklarını söyledi.
Farklı kadro uygulamalarının eşitsizlik yarattığını, eş durumu tayin hakkının ve aile bütünlüğünün gözetilmediğini belirten Çınar, özellikle çocuğuyla tek başına yaşayan kadınların mağduriyetinin arttığını dile getirdi.
Gebe sağlık emekçilerinin nöbetten çıkarılması ve riskli birimlerde çalıştırılmaması gerektiğini söyleyen Çınar, ücretsiz ve 24 saat açık kreşler, emekliliğe yansıyan ek ödemeler ve insanca yaşamaya yetecek ücret talep ettiklerini ifade etti.

Savaş politikaları yoksulluğu derinleştiriyor
Kadınların payına sürekli fedakârlık düştüğünü belirten Çınar, savaş politikalarının da yoksulluğu derinleştirdiğini söyledi. Emperyalist savaşlara karşı olduklarını ifade eden Çınar, bütçenin silahlanmaya değil kadınların ve çocukların geleceğini güvence altına alacak politikalara ayrılması gerektiğini vurguladı.
“Mücadelemiz yoksulluğa, şiddete ve savaşa dayanan bu düzenin bütününe karşıdır” diyen Çınar, 8 Mart yaklaşırken taleplerinin her zamankinden daha acil olduğunu ifade etti.
Mobbinge karşı mücadele ediyoruz
Açıklamada söz alan bir işçi kadın ise iş yerinde yaşadığı mobbinge dikkat çekti. Son bir yılda sürekli değişen iş koşulları ve tutulmayan sözlerin kendisi için moral ve sağlık mücadelesine dönüştüğünü belirten işçi kadın, “Yer değişikliği sözü verildi ancak yerine getirilmedi. İmzalar atıldı ama uygulanmadı. 4-5 kişinin yapması gereken iş bir kişiye yükleniyor” dedi.
Kadınların iş yerinde ve evde ağır bir yük taşıdığını söyleyen işçi kadın, “Biz kadınlar hem iş yerinde çalışan hem evde anne ve eş olan emekçileriz. Hayatın stresi artarken ev ile iş yaşamı arasında denge kurmak neredeyse imkânsız hale geliyor” diye konuştu.
Sağlık emekçileri emekli olamıyor
SES Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İşyeri Temsilcisi Dilek Kınık Akıllı ise sağlık emekçilerinin emekli olamadığını anlattı.
“Hayatını insanların sağlığını korumaya adamış sağlık emekçileri olarak emeklilik hakkını kazanmış olmamıza rağmen yalnızca yaşayabileceğimiz bir emekli maaşı sağlanamadığı için çalışmaya devam etmek zorunda bırakılıyoruz” diyen Akıllı, enflasyon karşısında gelirlerin ciddi biçimde eridiğini söyledi.
Kira, fatura, temel ihtiyaçlar, sağlık giderleri ve çocukların okul masraflarını karşılamanın neredeyse imkansız hale geldiğini belirten Akıllı, bu nedenle birçok sağlık emekçisinin ileri yaşta da nöbet tutmaya devam ettiğini ifade etti.
Akıllı, emekli maaşlarının iyileştirilmesini, döner sermaye ve performans ödemelerinin emekliliğe yansıtılmasını ve yıpranma payının artırılmasını talep etti. “Emekleriyle dünyayı ayakta tutan tüm kadınların günü kutlu olsun” dedi.
Fotoğraflar: Eylem Nazlıer/Evrensel
İlgili haberler
Bir hemşire üç kişilik iş yapıyor; ne enerji, ne vakit kalıyor...
Oya hemşire anlatıyor: ‘Mesleğimiz dışındaki işlere bile biz koşturuyoruz, üç kişilik işi yapıyoruz, iş yükü ağır, ne enerjimiz ne vaktimiz kalıyor kendimize...’
Kurumlar haberdardı, koruma mekanizmaları işletilmedi | SES Emek Hareketi'nden emekçilere çağrı
Fatma Nur ve kızı Hira korunabilirdi. Riskler biliniyordu, kurumlar haberdardı. Koruma mekanizmaları işletilmedi. İhmalin üzeri örtülmesin; sorumlular açıklansın, hesap verilsin.
Semiha Deniz uzaklaştırma kararı aldırdığı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü
İstanbul Fatih’te Semiha Deniz, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı ve boşanma aşamasında olduğu Emrah Deniz tarafından silahla başından vurularak öldürüldü.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























