Sendikalı iş yerinde işten atılmak: Plascam örneği işçilere ne söylüyor?
Plascam’da doğum izni dolduktan sonra işten atılan Hasret Kanat: ‘Sendikaları mücadele örgütüne dönüştürmek işçinin elinde.'

Erdoğan-Şimşek ekonomi programı Türkiye’nin dört bir tarafında kadınlar için güvencesizliğin ve işten atmaların yaygınlaşmasına neden oluyor. Patronlar bu programa güvenerek, işçi kadınların haklarını gasbediyor ve kadınları kolayca kapı önüne koyuyor. Bu durumun en somut örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde Plascam Fabrikasında yaşandı. Ocak ayı başında, Petrol-İş Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Plascam Fabrikasının “kriz ve daralma bahanesi” dört yıldır çalışan bir kadın işçinin doğum izninin hemen ardından işten çıkarılmasına gerekçe gösterildi. Plascam işçisi Hasret Kanat, fabrika önünde yaptığı basın açıklamasında kendisiyle birlikte yaklaşık 40 kadın işçinin daha işten çıkarıldığını, toplu iş sözleşmesinden bu yana ise toplam 94 işçinin işten atıldığını söyledi. Süreci Hasret Kanat ve Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek ile konuştuk.

İşten atmalar sendika temsilcisi ile başladı

İşten çıkartmalar ve güvencesizlik örgütlenirken kadın emeğinin ikincil görülmesi nedeniyle işten çıkarmalarda ilk hedef kadınlar oluyor. Hasret Kanat da bu kadınlardan biri. İşten atmaların kendisinden önce başladığını belirten Kanat, toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının hemen ardından bir sendika temsilcisinin işten çıkarıldığını, işçilerin iş durdurma eylemiyle temsilcinin işe iade edildiğini aktardı. Ancak eyleme katılan işçilere bu kez “disiplin suçu” gerekçesiyle tutanak tutulduğunu ve işçilerin baskı altına alındığını ifade etti.

Patronun tutanaklarla işçileri sindirdikten sonra sendika temsilcisini yeniden hedef aldığını söyleyen bu noktadan sonra işten çıkarmaların artarak sürdüğünü vurguladı. “Sendikanın örgütlü olduğu bir iş yerinde gerekli müdahaleler yapılmayınca patron, istediği işçiyi kolayca işten atabildi” diyen Kanat, eylemlere katılan ve “sorunlu” görülen işçilerin “daralma” gerekçesiyle hedef alındığını belirtti. Fabrikadan ayrıldıktan sonra bile arkadaşlarından gelen aramalarda korku, kaygı ve güvensizliği hissettiklerini ekledi.

Hani kadınlara iş güvencesi?

Kanat, doğum izninden dönmeyi beklerken sendikadan gelen bir mesajla işten çıkarılacağını öğrendiğini belirterek, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ‘aile yılı’ kapsamında doğum izninin artırılması ve kadınlara iş güvencesi vadettiği bir dönemde, Plascam patronunun bu tutumuna karşı nasıl bir tavır alınacak?” diye sordu.

Bu süreçte sendika şubesinin tutumunu da eleştiren Kanat, “Mücadele etmek elbette zor ama sendikamın da benimle birlikte durmasını beklerdim” dedi. Şube yönetimiyle yaptığı görüşmede, daha önce işten çıkarılan 94 işçi için bir adım atılmadığı gerekçesiyle kendisi için de bir şey yapılamayacağının söylendiğini aktaran Kanat, buna rağmen milletvekilleri, siyasi kurumlar, kadın dernekleri ve farklı sendika konfederasyonlarından işçilerin destek verdiğini ifade etti.

Sendikaları mücadele örgütüne dönüştürmek işçinin elinde

Kanat, bu sürecin sendikalaşmanın tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini vurgulayarak, işçilerin örgütlü oldukları sendikaları denetleme ve harekete geçirme sorumluluğu taşıdığını söyledi. “Sendikaların gerçek birer mücadele örgütüne dönüşmesi bizim elimizde. Onları işçilerin denetlediği, yönettiği ve mücadele ettiği yapılar haline getirmek bugün vermemiz gereken en önemli mücadelelerden biri” dedi.

Sendika atılan tüm işçiler için alanda olabilirdi

Kanat, fabrika önünde eylem yapma kararının temel nedenlerinden birinin ağır çalışma koşulları olduğunu belirtti. Mobbing, baskı, iş sağlığı ve güvenliği eksikliği ile hukuksuz işten atmalar karşısında bunun bireysel değil, tüm işçilerle birlikte yapılması gereken bir eylem olduğunu söyledi.

Doğum izninin hemen ardından Kod 22 ile işten çıkarılan Kanat, bu nedenle işsizlik maaşı da alamayacak. Kanat, “Sendikanın bu koda sessiz kalması, benimle birlikte 94 işçinin kaderinin patronun insafına bırakıldığını gösteriyor” dedi. Kanat ayrıca hem patronun hem de sendikanın işten atmaların dışında, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri ile hamile kadınların ağır çalışma koşulları konusunda müdahil olmaktan kaçındığını vurguladı.

İşten çıkartmalara neden müdahale edilmedi?

Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek, Plascam’daki işten çıkarmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede Hasret Kanat’ın işten atılmasının doğum izniyle bağlantılı olmadığını savundu. Toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının ardından 85’ten fazla işçinin işten çıkarıldığını belirten Kırmızıçiçek, Kanat’ın kadın olması ya da doğum izni nedeniyle işten atılması söz konusu olsaydı sendikanın hem sahada hem masada müdahale edeceğini ifade etti.

Türkiye genelinde hem sendikalı hem sendikasız iş yerlerinde kitlesel işten çıkarmalar yaşandığını söyleyen Kırmızıçiçek, örgütlü iş yerlerinde bu sürece karşı ne yapılabileceği sorusuna, hükümetin ekonomi politikalarını işaret ederek yanıt verdi. “Bu tablo topyekûn bir mücadeleyi gerektiriyor. Sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler birlikte ne yapılacağını tartışmalı” diyen Kırmızıçiçek, daha önce 85 işçi çıkarılmışken yalnızca bir kişi için adım atmanın “Ahlaki olmayacağını” düşündükleri için sendika olarak sahada yer almadıklarını söyledi.

Ekonomik koşulların işverenleri de zorladığını savunan Kırmızıçiçek, tasarrufun ilk olarak işçilerden yapılmaya çalışıldığını ve bunu engellemeye çalıştıklarını belirtti. Plascam örneğinde ise yan sanayide yaşanan sıkışmaya dikkat çekerek, Ford’un maliyet gerekçesiyle kalıplarını geri çektiğini, üretimin daha ucuz işçilik olan ülkelere ya da fason üretime kaydırıldığını, bunun da işten çıkarmaları kaçınılmaz hale getirdiğini ifade etti.

Kod 22 devletin patronlara hediyesi
Kod 22 ile patronlar işçileri işten çıkarma gerekçesini açıkça belirtmeden işten çıkartabiliyor. Keyfi olarak kullanılabilen ve içeriği belirsiz olan bu kod, işten çıkartılan işçinin kıdem ve ihbar tazminatı almasını zorlaştırır ve işsizlik maaşı almasını engeller. Devlet tarafından patronlara hediye edilen bu kod son süreçte daha iyi ücretler, sendikal haklar için mücadele eden işçi kadınlara karşı büyük bir silah olarak kullanıldı. Tokat’ta Şık Makas işçileri BİRTEK-SEN’de örgütlendikleri için Kod 22 ile işten çıkartılmıştı. Ancak kadın işçilerin mücadelesi bu kodun kaldırılmasını sağladı. Manisa’da da TYH Uluslararası Tekstil Pazarlama AŞ’de çalışan ve DİSK Tekstil-İş’e üye olan işçiler “daralma” gerekçe gösterilerek Kod 22 ile işten çıkartılmıştı.

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
Plascam’ın kârı, Şebnem’in ıstırabı

Plascam patronu o büyük firmalara iş yaparken kazandığının yüzde 9’undan bile azını vergiye verirken orada çalışan Şebnem yüzde 35’lik dilime girmiş bile.

Plascam'da kadın işçi doğum izni biter bitmez işten çıkarıldı

İktidar “aile yılı”ndan, üç çocuk masalından söz ederken Plascam’da doğum izni biten kadın işçi, izni biter bitmez işten çıkarıldı.

Gebze'de Plascam işçisi kadınlar, kadın cinayetlerine karşı mücadeleye çağırdı

Gebze'de Petrol-iş'te örgütlü Plascam işçisi kadınlar, Ayşenur ve İkbal'in ölümüne ve artan kadın cinayetlerine karşı sloganlarıyla ses çıkarttı.


Editörden