Özel gereksinimli çocuklar için sürekli eğitim, sürekli destek!
'Biz çocuklarımızla bir bütünüz, hayatımızı onlara göre dizayn ediyoruz, ev düzeninden tutun da gideceğimiz yer, mekan, zaman her şey onlara göre ayarlanıyor.'

Merhabalar ben Çorlu’dan Fehmiye Korkmaz. Özel gereksinimli çocuğu olan bir anneyim. Özel bireylerde eğitim yaşının 27 yaşla sınırlandırılması gündeme geldiğinden beri biz özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden eğitim alan çocuklarımız için çok üzgün ve tedirginiz.

Bu çocuklara teşhis konulurken yoğun eğitim alması gerektiğini uzmanlar üstüne basa basa söylüyor. Az gelişmiş ülkelerde bile aylık eğitim saatleri 24 saatken bizim ülkemize maalesef sekiz saat ile sınırlandırılıyor. Bu da yetmezmiş gibi bir de yaş sınırlandırılması gündeme geldi, üstelik hiçbir alternatif sunulmadan. Oysa ki bu çocukların eğitiminin sınırsız ve sürekli olması gerekiyor.

Bu konuyla ilgili görüştüğüm aileler çok çaresiz ve ne yapabileceklerini bilmiyorlar. Henüz üç yaşında otizmli bir çocuğu olan bir kadın F.K., “Ben daha yolun başındayım. Sekiz saat çok yetersiz bir eğitim saati. Bir de buna sınırlandırılma getirmek istiyorlar, bizim çocuklarımız hemen iyileşen bireyler değil, bu kısıtlı eğitim ile sorun ortadan kaldırılmıyor. Devlet bu çocukların eğitim saatlerini çoğaltacağına bir de yaş sınırı getiriyor” diyor. Bir diğer anne ise C.G. “Hükümet hem bu çocuklara hem de ailelere özellikle de annelere maddi ve manevi destek sunmalı” diye konuşuyor. Çünkü bu çocuklarla beraber annelerin de yaşantısı kısıtlanıyor. Biz çocuklarımızla bir bütünüz, hayatımızı onlara göre dizayn ediyoruz, ev düzeninden tutun da gideceğimiz yer, mekan, zaman her şey onlara göre ayarlanıyor.

Bir diğer anne ise Ç.T., çocukların ve ailelerin toplum tarafından kabul görmediğini ve tek nefes aldıkları yerin okul olduğunu belirterek, “Hem çocuk hem de anne için tek aktivitemiz bu olsa da bizi mutlu ediyor. Bir nebze de olsa nefes alıyoruz. Çocuklarımız derste iken biz de anneler olarak sohbet ediyoruz. En azından yalnız olmadığımızın farkına varıyoruz. Apartman sakinleri bizi anlamıyor, sokakta tuhaf bakışlar bizleri rahat bırakmıyor, komşular dışlıyor. Hatta kendi ailemiz bile bizi anlamıyor. O kadar yalnız ve çaresiziz ki adeta tecrit hayatı yaşıyoruz” ifadelerini kullanarak özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin nasıl yalnızlığa terk edildiğini dile getiriyor. Z.B. ise “O zaman devlet bu çocukları ve ailelerini bir çiftliğe kapatıp kimsenin görmediği bir yerde izole etsin” diyerek tepki gösteriyor.

T.S. ise eğitim müfredatının tamamen radikal bir değişime gitmesi gerektiğini belirtiyor. Kendi çocuğunun da kaynaştırma öğrencisi olduğunu, gittiği okulda başta müdür olmak üzere öğretmen ve veliler tarafından zorbalığa maruz bırakıldığını söylüyor. Kaynaştırma öğrencilerinin de farklı sorunlar yaşadığını söyleyen T.S., diğer çocukların velilerinin müdüre “Bu çocuk bizim sınıfta olmaya devam ederse biz de çocuklarımızı okuldan alırız” gibi korkunç şeyler söylediği anlatıyor.

D.K isimli anne ise çocuğun alt sınıf öğrencisi olduğunu ve öğretmenlerin özel eğitim alanıyla hiç alakası olmadığını, tamamen ücretli branş öğretmenleri olduğunu söylüyor. Bu sebeple özel eğitim öğretmenlerinin bir an önce atanmasının gerekli olduğunu, hatta ücretli öğretmenlerin bile hızlandırılmış bir eğitim alarak özel gereksinimli çocukların eğitimine destek olması gerektiğini dile getiriyor.

Özel gereksinimli çocukların ebeveynleri olarak sorunlarımız ortadayken acilen gerçekleşmesini talep ettiğimiz bazı taleplerimiz de var:

1. Özel eğitim saatlerinin 8 saatten 18 saate çıkarılması.

2. Her okulda her sınıfta kaynaştırma öğrencisinin bulunması.

3. Her ilçeye bu çocuklar için yaşam merkezlerinin açılması.

4. Spor Bakanlığının yine her ilçede bu çocukların hareket eğitimi almasını bunlara göre öğretmen verilmesini talep ediyoruz.

5. Eğitim de yaş sınırının olmaması.

6. Ailelere ücretsiz psikolojik destek sunulması.

7. İyileşme süreci iyi olan çocuklarımıza iş imkanı sağlanması.

8. Bu çocuklara mesleki eğitim verilmesi ve aldıkları eğitim branşlarında iş verilmesi.

Tüm bu talepleri kazanabilmek için ise Tekirdağ’ da, özellikle de Çorlu’ da yürütmek üzere bir imza kampanyası başlattık. Kampanya 2 Nisan’a kadar devam edecek. 2 Nisan’da da basın açıklamasının ardından imzalarımızı yetkili mercilere teslim edeceğiz. Tüm kamuoyunun desteğini bekliyoruz.

Ne olmuştu?
2026’nın ocak ayında özel eğitim alan öğrencilerin MEBBİS’in internet sitesine girdiklerinde “Sadece 0–26 yaş aralığına eğitim verilebilir” uyarısıyla karşılaştıkları ve bir süre eğitim alamadıkları ortaya çıkmıştı. Ailelerin ve yurttaşların tepkileri üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, böyle bir düzenlemenin olmadığını ve var olan mevzuatın devam ettiğini açıklamıştı.

Fotoğraf: Pexels

İlgili haberler
Özel gereksinimli çocuklar ve aileleri acil olarak desteklenmeli

Depremde özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları neler? Nelere ihtiyaçları var?

Özel gereksinimli çocuğu olan anneler açısından ‘evde kalma’ süreci

Özellikle işini kaybetme kaygısı yaşanılan bu dönemde özel gereksinimli çocuğu olan annelere ve tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli...


Editörden