MEB yetim’ protokolüne imza attı: Çocuklar İHH’ye ‘emanet’(!)
Milli Eğitim Bakanlığı, yetim çocuklara ‘değerler eğitimi’ verilmesi için İHH ile protokol imzaladı. İHH protokol imzalanan dinci vakıflardan ne ilk ne de tek.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfıyla 30 Ekim tarihinde iş birliği protokolü imzaladı.

Eğitim bakanlığı, Türkiye ve dünyadaki yetim çocukların yetiştirilmesinde “değerler eğitimi çerçevesinde” faaliyet yürütülmesi konusunda İHH ile anlaşma yaptı. Söz konusu iş birliği protokolü, MEB’e bağlı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından 3 Kasım tarihli genelgeyle dağıtım yerlerine duyuruldu.

İmzalanan protokolün amacının “ülkedeki çocuklarla dünyanın çocuklarını bir araya getirmek, bir çocuk dayanışması temin edebilmek ve değerler eğitimi çerçevesinde küçük yaşlardan itibaren iyiliklerle büyüyen bir nesil yetiştirebilmek amacıyla Türkiye’deki ve dünyadaki yetim çocukların desteklenmesine ilişkin gönüllülükle yürütülecek faaliyetleri içeren usul ve esasları belirlemek” olduğu ileri sürüldü.

Protokolün, MEB’le İHH iş birliği çerçevesinde, bakanlığa bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki okulları kapsayacağı ifade edildi.

İHH NE TEK NE İLK

Bakanlığın Ensar, TÜRGEV, TÜGVA gibi dinci vakıf ve derneklerle iş birliği daha önce de gündem olmuştu. İHH okullarda eğitimcilere “Dünya Mazlumların Hamisi; İHH” konulu konferanslar düzenlemiş, “Halep’e Yol Açın” adıyla okullarda yardım kampanyası başlatmıştı.

MEB ile imzalanan protokol kapsamında 2013’te “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” adıyla binlerce okulda sınıflara kumbaralar konularak para toplanmıştı. Tepki çeken uygulama ilerleyen yıllarda kapsamı genişletilerek devam etmişti. İHH’nin para toplamasına tepki gösteren öğretmenler ise sürgünle karşı karşıya kalmıştı.

Tüm illerde İHH, Eğitim Bir-Sen, İl Milli Eğitim müdürlükleri ve Diyanet ortak proje kapsamında toplantılarla tanıtım çalışmaları ile sınıflarda, İHH’nin projesine para toplamıştı. Proje ile ilgili çalışmalar yapılırken Eğitim Bir-Sen, İlim Yayma Cemiyeti, ÖNDER, Ensar Vakfı gibi kurumlarla irtibata geçilmesi de istenmişti.

MEB ile protokol imzalayan vakıflar kimi illerde “değerler eğitimi” adıyla konferanslar düzenlemiş kimi illerde ise cep telefonu tamirinden dikiş-nakış kurslarına kadar çeşitli alanlarda çalışma yürütme imkanına sahip olmuştu.

YETİM ÇOCUKLAR İHH EVLERİNDE!

İHH’nin sitesinde yetim çalışmalarının temel amacının, yaşamını tek başına idame ettiremeyen yetimlere, “Kendi ayakları üzerinde duracak yeterliliğe ulaşıncaya kadar destek olmak, eğitimlerini sağlamak ve onları aile şefkati ile hayata hazırlamak” olduğu iddia ediliyor. Yine İHH’nin açıklamasına göre İHH, yetimlerin bir kısmını evlerinde bir kısmını da açtığı yetimhanelerde ‘destekliyor’.

SUNUMLAR YAPIYOR, KERMES DÜZENLİYOR

İHH verilerine göre sadece 2022 yılında bin 928 kurumda öğrencilerden “bağış” toplandı. Yetimlere yardım adı altında kumbara yerleştirilen sınıflardan her ay düzenli olarak 400 lira toplandı.

Öte yandan “İyilikte Yarışan Sınıflar” projesi kapsamında anaokulu ve özel okullar dahil olmak üzere tüm ilk ve orta dereceli okullarda proje sunumlarının yapılabildiği de belirtiliyor.

İHH sitesinde sunumlara dair şu ifadeler dikkat çekiyor: “Sunumların daha etkin bir hale getirebilmek için okullarda sunum yapacak olan ekibimizin isimleri belirlenerek, İl Milli Eğitim Müdürlüğünden onay alınıp bu belge ile okullar ziyaret edilebilir ve sunumlar gerçekleştirilebilir.”

Ayrıca söz konusu sınıfların “sponsorluk bedelini gönderebilmek için” kermes, biletli organizasyon vb. etkinlikler düzenleyebileceği, İHH gönüllülerinden de destek isteyebileceği belirtiliyor.

‘KENDİNDEN MENKUL DEĞİL, TOPLUMSAL YAPIYI ŞEKİLLENDİRMEK İÇİN ALAN AÇIYORLAR’
Konuya dair Evrensel’e konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Örgütlenme Sekreteri ve MYK üyesi Ramazan Gürbüz, MEB’in bu tür protokollerinin aslında yasal bir dayanağı olmadığını belirterek ‘Çevreme duyarlıyım değerlerime sahip çıkıyorum (ÇEDES)’ protokolü ile bu tür iş birliklerinin yasal bir zemine oturtulmak istendiğini vurguladı.
Sendika olarak bu tür protokollere karşı geçmişte davalar açtıklarını hatırlatan Gürbüz, “Kamu kuruluşu olmayan bu tür vakıflarla yapılan protokollerin geçerliliği yok bu konuda mahkeme kararları da var. O yüzden de bir taraftan ÇEDES projesini hayata geçiriyorlar. Ancak yöneticiler o kadar pervasız bir tutum içindeler ki hâlâ benzer vakıf ve cemaatlerle protokoller yapılıyor. Laik eğitime karşı bir tutum var burada” diye konuştu.
İmzalanan bu tür anlaşmaların söz konusu çocukların gelişiminde rol alması gereken kamu kurumlarının halini de gösterdiğini vurgulayan Gürbüz, “Bu çocukların yetiştirilmesi için sorumlular var ancak aynı ideolojik kaynaktan beslendiği için bu tür protokollerde beis görmüyor hatta teşvik ediyorlar. Yani bu tür anlaşmalar kendinden menkul değil, toplumsal yapıyı şekillendirmek için alan açıyorlar kendilerine” dedi.
Gürbüz son olarak, “Laikliği savunan sendikaların, meslek örgütlerinin, derneklerin ve siyasi partilerin ciddi bir süreç yürütmesi gerekiyor, uyanık ve duyarlı olması gerekiyor” diye konuştu.
CİHATÇILARLA FOTOĞRAFLARI ÇIKMIŞTI

Kendisini bir gönüllü hareketi olarak ifade eden İHH, 1995 yılından bu yana kurumsal olarak faaliyet yürütüyor. İHH; Doğu Türkistan, Keşmir, Darfur, Sri Lanka, Ruanda, Somali, Moritanya, Filipinler, Kırım, Açe, Yunanistan, Myanmar, Suriye gibi 120 ülkede yardım kampanyaları örgütlemiş bir kurum. Ancak ülke ve dünya kamuoyunda bilinirliği, Mavi Marmara kriziyle oldu.

Ardından Suriye’deki iç savaş ve İHH’nin yürüttüğü çalışmalar basında sıkça yer aldı. İHH adına faaliyet yürüten, Suriye’deki bağlantıları sağladığı belirtilen kişilerin bu süreçte El Kaide militanlarıyla fotoğrafları da gündem olmuştu.

Vakıf, ‘kamu yararına çalışan kurum’ olarak bir dizi ayrıcalıklara da sahip. Devletin çeşitli kurumlarıyla protokoller imzalamak dışında vergi muafiyeti ya da vakıf faaliyetlerinden dolayı ödüllendirme gibi meselelerle de gündem oluyor.

4 Nisan 2011 tarihinde 2011/1799 sayılı kararı ile vergi muafiyeti tanınarak, kamu yararına çalışan vakıf statüsü verilen İHH, 2007 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü bile aldı.

İHH’nin “terörizm ve cihatçı örgütlerle bağları” olduğu iddiaları, El Kaide, IŞİD vb. örgütlerle yakınlığı uluslararası alanda da sıklıkla tartışılmıştı. Danimarka Uluslararası Etütler Enstitüsünün 2006’da yayımlanan raporunda; 1997’de İHH’nin İstanbul bürosuna düzenlenen bir polis operasyonunda silahlar, patlayıcılar, bomba yapma talimatları ve “cihat bayrağı” ele geçirildiğine yer verilmişti.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Tarikat, cemaat, AKP ve geleceğimiz

Çocuklarla evlenmenin meşrulaştırılması, taciz ve tecavüzün suç listesinden çıkarılması, kadınların...

‘Gül gibi yuvalanan’ tarikatlar, cemaatler

Tarikat ve cemaatlerin at koşturduğu bir toplumsal ekonomik düzen, kadınlar ve kız çocukları… Sevda...

Cemaatlerle iş birliği serbest, resim yarışması ya...

Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın istismarla gündeme gelen cemaat ile ortak proj...