Kadınlar, Gezi tutukluları için cezaevi önünde: Gezi Biziz, vazgeçmiyoruz!
Kadınlar, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde, Gezi tutukluları Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden için eylem yaptılar.

Kadınlar, Gezi Davası'nda tutuklanan Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde bir araya geldi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonu çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, "Gezi umuttur yargılanamaz! Kararlarınızı tanımıyoruz" pankartı açtılar. Taşınan dövizlerde "Gezi biziz arkadaşlarımızı karalayamazsınız", "Gezi umuttur, iktidar mahkemeleri karalayamaz", "Gezi onurumuzdur", "Parklar meydanlar bizimdir” ve “Mücella yapıcının yumruğuyuz” sözleri vardı. Eylemde sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “Gezi umuttur yargılayamazsınız” ve “Jin jiyan azadi” sloganları atıldı. Açıklamayı, kadınlar adına Mimarlar Odası İstanbul Şube üyesi Simla Sunay okudu.

"GEZİ KADINLARIN, LGBTİ+’LARIN 'BEN VARIM' İSYANIDIR!"
Simla Sunay'ın okuduğu açıklama metninden notlar şöyle:

“Bizi kapatmak istedikleri karanlığa inat, rengârenk coşkumuzla geldik! Bu hapishaneye bahar getirdik! Buradayız! Mücella! Mine! Çiğdem! Buradayız! Gezi tutsaklarını, Silivri'deki arkadaşlarımızı Bakırköy'den selamlamaya geldik. Mizahla, neşeyle, takasla, dayanışmayla, ortaklaşmayla, paylaşmayla dağılan tüm kapatmalara karşı devletin hapishanesini yeniden inşa etme eylemi olarak görüyoruz. Anayasal hakkımızla yürüdüğümüz sokaklara ve mülkiyetsiz kent ve doğa alanlarına, bedenlerimize ve ortak sesimize devletin el koyma girişimidir.” 

“Son duruşmada hukuksuz yargılanarak ceza verilen kişilerin kim oldukları, devletin müdahale ve işgal alanlarını açık ediyor. Bu insanların mimar, şehir plancısı, avukat, sanatçı, sivil toplum çalışanı ve kültür sanat gönüllüsü olması tesadüf değil. Bu insanların ortak alanlara, müştereklere, kamusal mekânlara, meslek örgütlerine, sivil ve özgür bir halk söylemine destekleri tesadüf değil. Bu insanların tüm kent suçlarıyla birlikte, devletle kapitalist şirketler ortaklığı Kanal İstanbul Projesi’ne karşı duruşları, doğadan, insandan ve mesleki etikten yana direnmeleri tesadüf değil. Eşit ve adil bir dünya için mücadele etmeleri tesadüf değil. Aralarında kadın ve feminist bulunması tesadüf değil. Muhalif olmaları tesadüf değil.”

“Giderek otoriterleşen, özel yaşam tarzına müdahale edecek cüreti bulan iktidara ve sistematikleştirdiği devlet şiddetine karşı tüm toplumsal konumlu gruplar, kadınlar, LGBTİ+’lar, öğrenciler, işçiler, ücretliler güçlendi. Yeni direnişler doğdu. 9 yıldır ‘başka bir yaşam mümkün’ diyen, eşitlik, özgürlük ve adalet isteyenler kayyımlara, hukuksuz tutuklamalara, KHK ile işten atmalara karşıt yılmadan, yorulmadan örgütlendi, örgütleniyor. Tutuklanan arkadaşlarımız suçlu değildir! Mücella Yapıcı’nın deyimiyle: ‘Gezi bir umut halidir. Gezi Parkı Direnişi toplumsal bir umuttur! Gezi bilhassa kadınların, LGBTİ+’ların ‘ben varım’ isyanıdır! Gezi’de kaybettiklerimizin hesabı daha verilmedi. Gezi davası kararlarına karşı dururken, beraberinde Gezi’nin itiraz ettiği ‘el koymalara’ karşı tekrar ve tekrar birleşiyoruz” 


"MÜCADELEYE DEVAM EDİYORLAR"

18 yıl hapis cezasına çarptırılan ve tutuklu bulunan yüksek mimar Mücella Yapıcı'nın kızı Cansu Yapıcı, eylemde bir konuşma yaptı. “Ben aslında size içeriden mesaj iletmek için söz aldım” diyen Yapıcı şunları söyledi:

“Perşembe günü Mücella ve Çiğdem'i gördük. Moralleri gayet yerinde, sağlıkları iyi. Dimdik duruyorlar. Orada bir sistem kurmuşlar. Çok selamları var. Dışarıyı çok merak ediyorlar. Bugün burada olduğumuzu biliyorlar, heyecanla bekliyorlardı. Morallerinin yüksek olduğunu, içeride, bu karanlık bitene kadar kendi sağlıklarını ve morallerini yüksek tutmaya devam edeceklerini söylediler. Mücella Yapıcı, cezaevi koşullarının iyileştirilmesi için rapora başlamış bile. Çiğdem de göçmenlerle ilgili neler yapılabilir buna kafa yormaya başladı. Siz dışarıda sağlam durun biz burada iyiyiz, mücadeleye devam diyorlar. Gezi'nin bakiyesini yüklenmekten de onur duyduklarını söylüyorlar.”

"ONUR DUYUYORUM ABLAMLA"

Mücella Yapıcı'nın kardeşi Müberra Zöhre ise şunları söyledi: “Düşünebiliyor musunuz Mücella Yapıcı ile karıştırılmanın onurunu. Onur duyuyorum ablamla. Bu hukuksuzluğun düzeltileceğine inanmak istiyorum. Düzeltecekler. Ablam bulunduğu yeri cennete çevirmesiyle meşhurdur bizim aramızda. Mimarlığı da bundan seçti sanıyorum. Şehri düzeltiyordu, içeri koydular. Ablam şimdi de içeriyi düzeltiyor. Çok da güzel düzeltir eminim. Benim ortalık toplamam meşhurdur ama ablam gibi yapamam. O çok güzel yapar. Dediklerini yapsınlar. Umudumu kaybetmedim, ablamın olduğu her yerde, her şey çok güzel olur.”

GİRİTLİOĞLU: KORKMUYORUZ, YILMIYORUZ

TMMOB Şehir Plancıları Odası'ndan Pınar Giritlioğlu, “8 arkadaşımızın hukuksuz yargılamalar ve tek somut delil olmadan çarptırıldıkları cezaları kınıyoruz, reddediyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı duracağız. Tüm meslek örgütlerimizle, dayanışma platformlarımızla arkadaşlarımızın yanındayız. İçeride bulunmaları, Gezi'deki itirazların susturulacağı anlamına gelmiyor. Biz Gezi'yiz, her yerdeyiz. Korkmuyoruz, yılmıyoruz, sonuna kadar arkadaşlarımızla mücadele etmeye devam edeceğiz. En kısa sürede arkadaşlarımızı geri alacağız” diye konuştu.

GÜLSÜM ELVAN: KATİLLERİ YARGILAYIN

Gezi protestoları sırasında gaz fişeğinin vücuduna isabet etmesi nedeniyle vefat eden Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ise “Bir kez daha adaletsizlikle karşılaştık. Bizim çocuklarımızın katilleri yargılanmazken avukat Can Atalay içeride, Mücella abla burada. Ne Mücella abla ne yedi arkadaşımız emir vermedi, hiçbir anneyi meydanlarda yuhalamadı. Yargıçlara sesleniyorum: arkadaşlarımızı serbest bırakın, katilleri yargılayın” dedi.

SEMA BARBAROS: HAKLARIMIZDAN VE HAYATLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ

Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros da eylemde söz aldı. Barbaros şunları söyledi:  "Mücella Yapıcı ile birlikte aslında cezaevlerindeki tüm tutuklu kadınlar için yan yanayız. Bugün burada tek adamın yaratmak istediği faşist, baskıcı, rantçı iktidara karşı da yan yanayız. Onlar Gezi'yi tutuklarken aslında aynı zamanda rantçı politikaların önünü açmak istiyorlar. Onlar Gezi davasında tutuklama çıkarırken aynı zamanda baskıları arttırmak istiyorlar. Çatışmacı, savaşçı politikalarının önünden çekilmemizi istiyorlar. Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmemizi istiyorlar. Gezi sadece 9 yıl önce değildir. Gezi'nin talepleri hala günveldir, iktidar diyor ki bu taleplerinizden; iş taleplerinizden, gelecek taleplerinizden, ranta karşı mücadele taleplerinizden, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçeceksiniz. Gezi tutuklaması böyle bir tutuklamadır. Biz tersini söylüyoruz; siz arkadaşlarımızı gözaltına aldıkça, tutukladıkça, baskıyı arttırdıkça biz de başta kadınlar olmak üzere işçiler, emekçiler, halklar olarak haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmemek için mücadele edeceğiz"


Fotoğraflar: Pelin Pınar Giritlioğlu twitter hesabı, Sosyal Haklar Derneği twitter hesabı 
İlgili haberler
TMMOB’lu kadınlar: Hepimiz Gezi’deydik, Gezi’de ol...

TMMOB İstanbul Kadın Komisyonu, yarın görülecek Gezi davasına dair açıklama yaptı: ‘Asıl yargılanmas...

İKP’den 1 Mayıs çağrısı: Emek sömürüsüne karşı dir...

İzmir Kadın Platformu (İKP) 1 Mayıs’a çağrı için Konak Kemeraltı girişinde basın açıklaması yaprak b...

Sincan Kadın Cezaevinde keyfi uygulamalar: Hijyeni...

Çağdaş Hukukçular Derneğinin Sincan Cezaevindeki tutuklu kadınlarla yaptığı görüşmeler, cezaevi yöne...