EŞİK: Boşanmaların hızlandırılması söylemiyle kadınların hakları gasbedilmeye çalışılıyor
EŞİK boşanmalarda hızlı ve adil yargılamanın önemli olduğuna vurgu yaparken AKP'li Yıldırım'ın önerdiği 'tek taraflı boşanmanın' kadınlar korunmadığında büyük hak kayıplarına sebep olacağını belirtti.

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 8 Nisan’da TBMM İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonu üyelerinin oluşturduğu Karma Komisyon bünyesinde kurulan alt komisyonda AKP Milletvekili Adem Yıldırım’ın boşanma hakkına ilişkin sözlerine dair bir açıklama yaptı.

Açıklamada Yıldırım’ın, “Nikâh masalarındaki usulü boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin… Taraflardan biri nasıl ki nikâh masasında ‘hayır’ dediği zaman memur nikâhı kıyamıyorsa… ‘hayır’ diyen tarafın bunu mahkeme huzurunda söylediğinde boşanmanın gerçekleşmesi gerektiği…” ifadeleri ile tek taraflı boşanma isteğini “boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerin sayısının artması”na bağlaması eleştirildi.

Meclis tutanaklarına da yansıdığı üzere, bazı milletvekillerinin boşanmanın taraflardan biri istediğinde gerçekleşmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği; ancak bu yaklaşımın esasen erkekleri esas aldığı belirtilen açıklamada, “Bu yaklaşım, evliliği kadının nafaka, tazminat gibi ekonomik hakları karara bağlanmadan, erkeğin tek taraflı iradesiyle sona erdiren bir ‘boş ol’ sistemine dönüştürmektedir” denildi.

Boşanma süreçlerinin kadınlar açısından ekonomik olarak ayakta kalabilme, şiddetten kurtulabilme, çocukların bakımını sürdürebilme ve yeni bir hayat kurabilme mücadelesi olduğu belirtilen açıklamada; kadınların çoğunlukla ekonomik olarak daha güvencesiz olduğu, daha düşük ücretlerle çalıştığı ya da ev içi yük nedeniyle çalışma hayatından uzak kaldığı için tazminat ve nafaka haklarının boşanma hakkının vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı.

Açıklamada, boşanma süreçlerinde hızlı ve adil yargılamanın önemine dikkat çekilirken, bunun kimsenin hak kaybına uğramadan gerçekleşmesinin kritik olduğu ifade edildi. Ancak Yıldırım’ın gündeme getirdiği hızlı boşanma tartışmasının, iktidarın yıllardır dile getirdiği boşanmalarda arabuluculuk ve nafaka hakkının gasbı gibi politikalarla eşgüdümlü olduğu belirtilerek, “Medeni Kanun’un eşitlikçi yapısı adım adım aşındırılmakta; kadınların yurttaş olarak sahip olduğu haklar, dini referanslara dayalı ataerkil bir aile düzeni lehine geriletilmek istenmektedir” denildi.

“EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz: Boşanma kararı, nafaka, tazminat ve velayetten ayrılamaz. Medeni Kanun’dan ve laik hukuk düzeninden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını gerileten, ev içi emeğine el koymak isteyen hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız” ifadelerine yer verilen açıklamada, kadınların yaşamının, emeğinin ve haklarının pazarlık konusu olmadığı vurgulandı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Aile yılında arabuluculuk tartışması | Kadınları ne bekliyor?

Arabuluculuk uygulaması zayıfı değil, güçlüyü koruyan bir uygulama olarak ilerlemekte ve yerleşmektedir.

Hükümetin derdi 91 yıllık medeni kanunla

Müftülere nikah yetkisi verilmesini kapsayan yasayı değerlendiren Avukat Selin Nakıpoğlu, ‘kadınları esaretten kurtaran yasal düzenlemelerden geri düşürecek tüm girişimlere karşı direneceğiz’ dedi

EŞİK: 12. Yargı Paketi doğrudan Medeni Kanun'u hedef alıyor

Eşitlik İçin Kadın Platformu, gündeme getirilen 12. Yargı Paketine ilişkin açıklama yayınladı. Açıklamada bu paketle Medeni Kanun'un hedefe alındığı belirtildi.


Editörden