Elazığ Kadın Dayanışma Derneğinin çağrısıyla kahvaltıda bir araya gelen kadınlar, Anneler Günü’nü kutladılar. Etkinlikte söz alan Elazığ Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Dilan Gültekin, anneliğin dar bir kalıba sokulduğu ve kadınların altında ezildikleri bir kavram haline getirildiğini vurguladı.
Gültekin, geçtiğimiz hafta yayından kaldırılan elektrikli süpürge reklamını hatırlatarak, “‘Bir kadın mutlaka doğurmalı yoksa yarımdır, hayvan sahiplenilerek anne olunmaz’ söylemleri ve kutsal annelik naralarını duyuyoruz. Öncelikle bu bir tercih meselesidir. Kimse de bunu sorgulama hakkına sahip değildir” ifadelerini kullandı.
Gültekin anneliğin kutsallığını her fırsatta dile getiren iktidarın kadınların ve çocukların yaşamlarını yok saydığını ifade ederek, "İktidarın MESEM’lerle çocuklarımızı sermayeye ucuz işçi haline getirdiği ve her gün bir çocuğumuzun iş cinayetine kurban gittiği bir dönemde özellikle kadın bedeni üzerinden yapılan bu söylemler bu çarkın devamını isteyen kirli zihnin bilinçli bir çalışmasıdır” dedi. Kadınlar yoksulluğun altında ezilirken kadınlara doğurmaları için sürekli çağrılar yapıldığını belirten Gültekin, “Doğacak bu çocuklar için eğitim, sağlık, barınma, iş güvencesi ve en önemlisi yaşam güvencesi ile ilgili herhangi bir söyleme rastlamıyoruz. Çünkü onlar için önemli olan, sermayeye için ucuz, yedek iş gücünü oluşturacak olan bir nüfus inşa etmek. Bunu da kadın bedeni üzerinden sağlamak” dedi. Gültekin son olarak kadınlara ve çocuklara yönelik saldırılara karşı örgütlenme ve mücadele çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Aile ve Nüfus 10 Yılı Genelgesi ardından: 6284 hedefe kondu
'6284 sayılı Kanun’u “facia” olarak görenler, Serap ve Serap gibi binlerce kadının başına gelenlerin hesabını vermeye yanaşmıyor.'
Devletin aile planlama taktiği: Paran yoksa çocuk doğur
Farklı devlet hastanelerinde farklı fiyatlarla kadınların korunmak için kullandıkları spiral için en az 1500 TL para isteniyor. SGK ise ücretsiz olduğunu savunuyor.
Bize neden sürekli doğurun buyuruyorlar?
Hesap belli; bir işçi ailesinin sadece kendi üyelerinin, yani anne babanın yerine geçecek kadar işçi üretmesi Türkiye gibi bağımlı kapitalist ülkeler açısından kabul edilebilir değil.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























