Elazığ’da AKP’li kadınların en büyük kaygısı başörtü
AKP’yi destekleyen kadınlarla Elazığ'da piknik yaptık: Artık az yiyip az gezeceğiz, zaman tasarruf zamanı

Havaların iyi gitmesiyle beraber iş yerinden sağlık emekçisi arkadaşlarla piknik yapmaya karar verdik ve piknik için alacaklarımızın hesabını yaptık. Et almak istedik ama etin kilosunun 300 lira olduğu, sebze ve içecek gibi malzemeleri de listeye eklediğimiz için pikniğin maliyeti bir hayli arttı. Yetmeyecek olsa da alacağımız eti 3 kiloya kadar düşürmek zorunda kaldık. Bu pikniği AKP’yi destekleyen kadın arkadaşlarla yaptık. Bir pikniğin bu kadar pahalıya mal olmasına herkes söylendi ve biri durumu “Artık az yiyip az gezeceğiz, zaman tasarruf zamanı” diye açıkladı.

AKP’Yİ DESTEKLEYEN KADINLAR İÇİN EKONOMİK GİDİŞAT SON SIRADA

Uzun zamandır beraber çalıştığımız bir kadın arkadaşıma “AKP’yi bu kadar çok eleştirmene rağmen neden destekliyorsun?” diye sordum. Enflasyonun ne kadar yüksek olduğunu, alım gücünün düştüğünü, geçinemediğimizi, sağlık sisteminin çok kötü durumda olduğunu bildiğini söyledi ancak iktidarın halkın dini inançlarını istismar siyaseti ve din üzerinden halkı korkutmasının karşılık bulduğunu görüyoruz: “Çocuklarım okula gidiyor. Eğitim sistemi gitgide kötüye gitmekte. Bunların hepsinin farkındayım ve iliklerime kadar hissediyorum. Ama benim için önemli olan din ve çalıştığım yerde türbanla çalışabilmek. Türbanımı rahat takmak, namazımı rahat kılmak istiyorum. Bizim gibi AKP’yi destekleyen kadınlar için ekonomi son sırada ve en önemli şey dinini rahat yaşayabilmek. Benim en büyük korkum AKP gittiği zaman Diyanet Müdürlüğü’nün kapatılıp, Kur’an Kurslarının yasaklanması.”

Cumhurbaşkanının bir parti başkanı olmasını doğru bulmuyor ama tek adam rejiminin istikrarı sağlayacak bir rejim olduğunu Cumhurbaşkanının yıllardır dilinden düşürmediği sözlerle ifade ediyor: “Bak ülkede karışıklık yok. Her kafadan ayrı ses çıkmıyor. İstikrar için tek adam rejimi önemlidir.”

Sayıştay raporuna göre Cumhurbaşkanlığının günlük harcaması 2022’de 10 milyon liraya dayandı. Ancak AKP’nin “İtibardan tasarruf olmaz” söylemine ikna olan arkadaşım “Bence saray şart, İngiltere Kraliyet Ailesi hiç çalışmadan lüks bir hayat yaşıyor. İngiltere’yi kimse eleştirmiyor ama bizim Cumhurbaşkanı sarayda yaşıyor diye sürekli eleştiriliyor. Bizim de Cumhur-u reis külliyemiz olmalıdır. Zaten biz ona saray değil külliye diyoruz. Orada yaşaması bizim için onur vericidir çünkü bizim ne kadar zengin olduğumuzu gösteriyor.”

HÜDA PAR’ın Hizbullah bağlantısı olmadığını düşünen arkadaşım, “HÜDA PAR bir terör örgütü uzantısı değil. Öyle olsaydı Cumhurbaşkanımız onunla ortak olmazdı. Ama HÜDA PAR Hizbullah uzantısı olsa ve bu ispatlansa o zaman işler de tavrımız da değişir” diyor.

“Ben ülkemde mültecilerin olmasından rahatsız değilim. Mültecilere çok kolay oturum verilmiyor. Suriyeliler kendi ülkelerinde çok sıkıntı yaşıyorlar. Suriye’deki Sünnilere eziyet ediliyor. Sünniler öldürülüyor, onlara iş verilmiyor, yardım edilmiyor. Savaştan dolayı ülkemize sığındılar.” Türkiye’nin Suriye’deki askerleri çekilirse ülkemizde de savaş çıkacağını düşünüyor.

DİN ELDEN GİDECEK 

AKP’yi destekleyen bir diğer arkadaşım “Benim için ekonomi önemli, bakın şimdi tatile gidemiyorum. İstediğimi alamıyorum. Çalışıyorum ancak maaşım yoksulluk sınırının altında… Ülkemizde yanlış olan ve değişmesi gereken o kadar çok şey var ki ama benim için öncelikli olan başörtüsüdür” diyor ve başörtüsünün kaldırılmasından korktuğunu söylüyor. “AKP giderse din elden gider” söylemlerine ikna olmuş: “Önceden yaşananların aynısını yaşamamak için AKP’yi destekliyoruz ve sol partileri bu yüzden desteklemiyoruz. Millet İttifakı kazanırsa din elden gider.”

AKP’yi destekleyen kadın arkadaşlarımın hepsi gerekçe olarak başörtüsünü ve dinini rahat yaşama isteğini dile getiriyor. Bu korkularının en büyük nedeni ise sosyal medyada karşı karşıya kaldıkları videolar çünkü bu videoların da etkisiyle, hükümet değişirse dini değerlerine saygı gösterilmeyeceğini düşünüyorlar.

Görsel: gstudioimagen1/Freepik

İlgili haberler
Oyunu kız kardeşliğimizden yana kullan

Eylül'den Elif'e, Berfin'e, İrem'e, Zeynep'e ve adını bilmediğimiz tüm kadınlara açık mektup...

Maltepe'de kadınlar zincir oluşturdu: Karanlığa ge...

‘Öldürülmediğimiz, ne evde ne işte köle edilmediğimiz eşit ve özgür bir yaşam için beraber mücadele...

Malatya’dan tekstil işçileri: Değişimde kararlı ol...

Baykan Denim, Mil May fabrikalarında tekstil iş kolunda çalışan işçiler fabrikada bölünmeler olduğun...