Doku ailesinin oturma eylemi 13. gününde: Mecliste araştırma komisyonu kurulsun
Gülistan Doku’nun bulunması için adliye önünde oturma eylemini sürdüren abla Aygül Doku, TBMM’de bulunan bütün milletvekillerine göndereceği mektubu okudu, araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun ailesinin, Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 13. gününde devam etti. TBMM’de bulunan bütün milletvekillerine mektup göndereceğini söyleyen abla Aygül Doku “Yazdıklarıma yanlış deyip ispatlasınlar, hemen evimize döneceğiz” dedi.

Gülistan Doku’nun bulunması için etkin bir soruşturma yürütülmediğini ifade eden Aygül Doku, Mecliste bulunan milletvekillerine Gülistan Doku’nun bulunması için mektup yollayacağını söyledi. Daha önce Mecliste Gülistan’ın bulunması için araştırma komisyonun kurulması talebinin AKP ve MHP’li vekillerin oyları ile reddedildiği hatırlatan Aygül Doku, kardeşi Doku hakkında Mecliste Araştırma Komisyonu kurulana kadar adliye önünde oturma eylemlerini sürdüreceklerini belirtti.

Aygül Doku, milletvekillerine gönderdiği mektubun bir kısmını da adliye önünde okudu.

ABLA DOKU'DAN 600 MİLLETVEKİLİNE MEKTUP
Doku’nun okuduğu mektup şöyle:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDEKİ 600 VEKİLE
GÜLİSTAN DOKU İÇİN...
Sayın Vekilim,
Ben, Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve iki yıldır, yani 730 gündür, yani 17.520 saattir sanki yer yarılmış da içine girmiş gibi, sanki hiç yaşamamış gibi hakkında en ufak bir ize rastlanılmadığı söylenen 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi İkinci sınıf öğrencisi KAYIP Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’yum.
Sadece ülkemde değil, ülkenin sınırlarını da aşarak yedi yabancının sorduğu “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusunu sizlerin de duyduğunuzu, duymakla kalmayıp olayın bir parçası olduğunuzu biliyorum. Çünkü TBMM çatısında “Gülistan Doku için araştırma komisyonu kurulsun” talebi AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi. 21 yaşındaki genç bir kadının bulunması ve ne olduğunun araştırılmasının ne için engellendiğini ne biz ailesi olarak ne de bu kaybın vicdani sorumluluğunu hisseden binlerce kişi anlamış değiliz ve şaşkınız.
Düşünün ki Gülistan üniversitede okuyan sizin kızınız-kardeşiniz, bir gece telefon geliyor “Gülistan yok” diyorlar. Ve iki yıldır da hakkında tek bir ipucu yok diyorlar. Söyleyin ne yapardınız? Allah başınıza vermesin ama birkaç saniye de olsa olayı kendi başınıza gelmiş gibi düşünmenizi rica edeceğim; Kızınız, oldukça küçük ve güvenli, korunaklı olduğu söylenen bir kentte üniversite okuyor, ikinci sınıf öğrencisi ve final sınavlarından sonra eve gelecek. 02.01.2020 tarihinde kızınız sizi arıyor ve sınavlar biter bitmez bir hafta içinde eve geleceğini söylüyor, annesine hediye almış, yeğenlerine oyuncak almış, KPSS sınavına hazırlık için ablasından kitaplar almasını istemiş, heyecanlı ve ailesini çok özlemiş. Siz ailesi olarak kızınızı çok özlemişsiniz, kızınız sizi özlemiş, eve gelmesini ve kavuşmayı bekliyorsunuz. Ancak bu konuşmadan üç gün sonra yani 05.01.2020 gecesi telefon çalıyor, polis arıyor ve kızınız kayboldu, gelin diyorlar. O tarihten bu tarihe kadar da kızınıza ne olduğuna dair en ufak bir bilgi, ipucu, gelişme, ilerleme yok diyorlar, yani iki yıldır bu çaresizlikle yaşamaya çalışıyorsunuz. Söyleyin ne yapardınız?
Gülistan’ın kaybolduğunu söyledikleri gece apar topar okuduğu kent olan Tunceli’ye geldik. Amacımız sadece ve sadece haklı olarak kızımıza ne olduğunu öğrenme. Kimseyi suçlamak niyetinde değiliz. Elde ettiğimiz bilgiler, kayıtlara geçen, savcılık dosyasında da olan ve artık tüm kamuoyunun da bildiği şeylerdir ve burada da kısaca özetlemek istiyorum:
1. Gülistan kaybolmadan bir gece önce 04.01.2020 tarihinde erkek arkadaşı ZAYNAL ABARAKOV tarafından geç saatlerde darp edilmiş ve zorla arabaya bindirilmeye çalışılmıştır. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis gelmiş, ancak Zaynal ABARAKOV’un üvey babası o dönem asayiş şubede polis olduğu için olay tutanaklara geçirilmeden kapatılmıştır.
2. Darp edildiği gecenin ertesi günü, 05.01.2020 tarihinde gündüz saat 11 civarı kamera görüntülerinde ise Gülistan ile Zaynal ABARAKOV’un bir kafe önünde durdukları, Zaynal’ın Gülistan’a öfkeli bir şekilde bağırıp çağırdığı, el kol hareketleri ile kaba kuvvet uyguladığı, üstüne eğildiği ve baskıladığı anlaşılıyor. Bilirkişi raporları bu tespiti daha ayrıntılı olarak ortaya koymuştur. Bu tartışmanın sonunda Zaynal ABARAKOV hızla arkasını dönüp kafeye girerken Gülistan Doku da yolun karşısına geçip dolmuş bekliyor, dolmuş beklerken Zaynal ABARAKOV telefonla arıyor, Gülistan, Zaynal ile konuştuktan sonra Üniversite istikametine doğru giden dolmuşa biniyor ve bir daha da kendisinden bugüne kadar bir haber alınamıyor.
3. Kardeşime dair en açık bilenen yukarıdaki iki olay ve olaya karışan üvey baba Engin Yücer ve Zaynal ABARAKOV olmasına rağmen Zaynal ABARAKOV 24 saat bile gözaltına alınmamıştır. Üstelik üvey baba olayı soruşturan Asayiş şubede çalıştığı için olayda yapılması gereken temel takipler bile yapılmamıştır. Örneğin, Gülistan bir önceki akşam Zaynal ABARAKOV’un evinde birkaç saat geçirmiş, ardından yurda gitmek için evden ayrılmış, Zaynal, Gülistan’ın ardından üvey babasına ait arabayla gitmiş, Gülistan’ı zorlayarak arabasına bindirmeye çalışmış, zorlamış, olay çevredekilerin ihbarıyla polislik olmuş ancak bunlara rağmen ABARAKOV’UN evinde ve arabasında kriminal inceleme yapılmamıştır. Aksine, 7 Mart 2020 tarihinde, yani olay daha tazeyken ABARAKOV’ların evlerini apar topar taşınmalarına ve kentten ayrılmalarına göz yumulmuştur.
4. ABARAKOV’un halen doğru dürüst sorgulanmamış olması, telefon kayıtlarına ulaşılmamış olması ve üvey baba Engin Yücer’in Gülistan’ın intihar ettiği algısını yaratmak için polislik mesleğini kullanarak hastane ilaç kayıtlarına dair belgeyi yayınlaması, aile üzerindeki şüphelerimizi devam ettirmektedir. Oysa tüm bu incelemeler ve sorgulamalar yapılmış olsaydı her iki aile için de durum başka boyutlara evrilebilirdi. Bütün bu süreçte ilk olarak yapılması gereken temel savcılık işlemleri yapılmamış, deliller yok olmuş ve Gülistan’a dair izler ortadan silinmiştir.
5. İlk haftalarda herhangi bir kamera görüntüsü olmadığı, bulunan tek kamera görüntüsünün de hiçbir şekilde çözümlenmesi yapılamadığı halde Gülistan’ın köprüde dolmuştan indiği ve 12-13 saatleri arasında intihar ettiğine dair polis tarafından tutanak tutulmuş ve ısrarla intihar algısı yaratılmaya çalışılmıştır. Bu algı ile beraber bir yıl boyunca köprünün altındaki Uzun Çayır baraj gölünde ceset aranmıştır. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen profesyonel dalgıçlarca ve su altı kameraları ile didik didik aranmıştır. Baraj gölü aramasında her türlü atığa, izmaritlere ulaşılmış hatta bu zaman dilimi içinde Munzur nehrine kazara düşen ya da intihar eden başka insanların cesetlerine bile kısa sürede ulaşılmış ve çıkarılmışken baraj gölünde Gülistan’a dair herhangi bir ize rastlanmamış ve suda arama çalışmaları sonlandırılmıştır.
6. Gülistan’ın dolmuştan inerek intihar ettiğinin söylendiği köprü, Tunceli ile Elazığ’ı birbirine bağlayan stratejik bağlantı köprüsüdür ve üzerinde sürekli devriye gezen kolluk görevlileri vardır. Eğer Gülistan köprüde indiyse ve köprüde 12-13 saatleri arasında intihar ettiği iddiası gerçek kabul edilirse bile Gülistan’ın en az bir saat köprüde kalmış olması gerekir. İki görgü tanığının Gülistan’ı köprüde saat 16.30’da gördükleri dikkate alınırsa Gülistan köprüde en az 4 saat kadar kalmış olmalı. Soğuk bir kış gününde, köprüde tek başına bir genç kadının sürekli devriye gezen asker ve polis tarafından görülmemesi nasıl mümkün olabilir? Bu önemli bir ayrıntıdır: ve o gün nöbet tutan, devriye gezen hiçbir görevli kesinlikle sorgulanmamış, bu durum dile bile getirilmemiştir. Baraj gölünde olma ihtimali sıfırlandığına göre başka arama çalışmaları için bu sorgulamaların savcılık tarafından yapılması gereklidir
7. Bütün bu süreçte dönemin valisi Tuncay SONEL hangi bilgiye dayanarak Gülistan’ın intihar ettiğini söylemiştir? Vali SONEL neden ısrarla “kızınız intihar etti, size cesedini vereceğiz” demiştir? Hangi bilgiye dayanarak bizi buna inandırmış ve bir yıl boyunca köprüde ceset bekletmiştir? Tuncay SONEL hangi gerekçeyle İŞKUR müdürü Özdemir AKTAŞ’I ve resmi herhangi bir yetkisi olmayan, ancak kendini valilik çalışanı olarak tanıtan Ferhat Hanedan GÜVEN isimli kişiyi bizi kontrol etmeleri ve yanlış bilgilerle baskılamaları için görevlendirmiştir?
9. Üstelik intihar algısının yaratılmasına ve polis tarafından intihar olduğuna dair tutanak tutulmasına gerekçe olarak gösterilen kanıt, bir türlü çözülemediği söylenen bozuk kamera görüntüsüdür. Ne olduğu belli olmayan bozuk kamera görüntüsüne dayanarak kızınız intihar etti diyen dönemin valisi TUNCAY SONEL, valinin hangi sıfatla görevlendirdiğini olayın şoku ile başta anlamadığımız ve bize sürekli kızınız intihar etti diyen İŞKUR müdürü Özdemir AKTAŞ, herhangi bir resmi görevi olmadığı halde bizi sürekli aynı şekilde baskılayan ve yanlış yönlendiren valilik çalışanı olduğu söylenen Ferhat Haneden GÜVEN isimli şahıslar bu sürecin bu aşamaya kadar çözülmeden gelmesinde etkilidir ve onlardan da şikayetçi oldum ancak bu şikayetlerden de bir sonuç çıkmadı.
10. İki yıldır avuç içi kadar bir kent olan, her yeri kamera ve mobeselerle izlenen Tunceli’de kayıp olan kızımıza ne olduğu sorusunu soruyoruz ve tek bir cevap alamıyoruz. Üstelik 18 Aralık 2021 tarihinde Adalet Bakanı Abdülhamit GÜL kardeşimin kaybolduğu kenti ziyaret etmiş ve bu ziyaret sırasında aile olarak şaşırdığımız, hazmedemediğimiz bir olay yaşanmıştır. Eski vali Tuncay SONEL döneminde kozmik oda sorumlusu olan, yeni vali Mehmet Ali Özkan’ın ise özel kalem müdürü olarak çalışan Umut KARADUMAN isimli şahıs yerel gazete çalışanlarını arayarak kenti ziyaret eden bakan Abdülhamit GÜL’e “GÜLİSTAN HAKKINDA SORU SORMA”yın demiştir. Umut KARADUMAN hangi gerekçe ve cesaretle ya da hangi korkuyla bunu yapabilmiştir?
Sayının vekillerim,
Sizlerden bir abla olarak, yaşamı zehir olmuş annem adına, ailem adına ve bu ülkede sizlere inanlar adına rica ediyorum, oylarınızla bir araştırma komisyonu kurulmasını sağlayın. GÜLİSTAN”I KARANLIKTA BIRAKMAYIN, bu belirsizliğin giderilmesine aracılık edin. Yukarıdaki tüm sorular aydınlansın, belirsizlikler gitsin. Ne olur Gülistan hiç yaşamamış gibi olmasın.
Saygılarımla... Abla, AYGÜL DOKU

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Gülistan Doku’nun akıbeti 2. yılında yeniden sorul...

Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun akıbetini sormak için dü...

Gülistan Doku iki yıldır kayıp: Kabullenin diyorla...

Munzur Üniversitesi Öğrencisi Gülistan Doku, 2 yıldır kayıp. Geçen 2 yılda ‘Gülistan Doku nerede?’ s...

500 gün geldi geçti: Gülistan Doku bulunsun!

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 500 gün geçmesine rağmen Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı t...