Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, Dersim’in Pertek ilçesinde kadınlarla bir araya geldi. Buluşmada kadınlar geçim sıkıntısından işsizliğe, gençlerin kentten göçünden toplumdaki korku ve yılgınlığa kadar yaşadıkları pek çok sorunu dile getirdi.
Okulların açılmasına kısa bir süre kala çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirten kadınlardan biri, “Okullar açılıyor, çocuğun çantasına koyacak bir şey yok” diyerek yaşanan derin ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.
Ülkedeki siyasi sürece ilişkin insanların konuşmaktan çekindiğini belirten bir kadın ise, “Süreçle ilgili bir şeyler yapılsın, ona göre güvenelim. Herkes bunun farkında ama konuşmuyorlar. İnsanlar işsiz kalmaktan korkuyor” dedi.
Bir başka kadın, yaşanan devasa sorunlar karşısında yılgınlığın arttığını ifade ederek, “Bir araya gelsek, konuşsak da çözüm yok” serzenişinde bulundu.
'Burada bize ekmek yok, iş yok diye gençler buradan gitmiş'
Pertek’te gençlerin işsizlik nedeniyle kentten göç etmek zorunda kaldığını vurgulayan kadınlar, “Burada bize ekmek yok. İş yok diye gençler buradan gitmiş. Ne yapsınlar?” diye sordu.
Gençlerin yaşanan sorunların farkında olduğunu, ancak korku iklimi nedeniyle mücadeleye katılmakta zorlandığını belirten bir kadın, “Gençler de haklı olarak aileler gibi korkuyorlar” ifadelerini kullandı.
Kadınlar, geçmişten bugüne yaşanan korku ve baskıların gündelik yaşamlarını nasıl etkilediğini de anlattı. İçlerinden biri, “Koruculardan korkarız. Bütün gün silah sesleri altında yaşadık. Gülistan Doku meselesini de bilince haliyle korkuyoruz” diyerek bölgedeki tedirginliği özetledi.
Tüm bu sorunlara rağmen bir araya gelmenin ve mücadeleyi büyütmenin önemine dikkat çekenler de oldu. Kadınlardan biri, “Kadınlarda genel bir suskunluk var. Karamsar olsak da elimizden geleni yapmak gerek. Muhakkak yan yana gelmemiz lazım” şeklinde konuştu.
Siyasi partilerin halkla kurduğu ilişkinin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kaldığını belirten bir başka kadın, “Seçim zamanı geliyorlar, seçim bittiğinde selam bile vermiyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.
Çözümün örgütlenmekten geçtiğini savunan bir kadın ise “Örgütlenmemiz lazım, o da olmayınca umudumuzu kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.
Karaca: Krizin faturasını yine emekçiye kesiyorlar
Kadınların ardından söz alan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, anlatılanların bireysel değil, sistemsel sorunlar olduğunun altını çizerek şu ifadeleri kullandı: “Burada kadınların anlattığı yoksulluk, işsizlik, gençlerin bu topraklarda gelecek kuramayıp gitmek zorunda kalması, tek tek ailelerin yaşadığı sorunlar değil; bu düzenin sonucudur. İnsanlar çalışıyor, üretiyor ama geçinemiyor. Gençler kendi memleketlerinde bir gelecek göremiyor. Kadınlar ise hem evde hem çalışma hayatında büyüyen yoksulluğun yükünü taşıyor. Orta vadeli programın (OVP) yaptığı da bunu değiştirmek değil; ücretleri baskılamak, emeği ucuzlatmak, sermayenin kazancını korumaktır. Krizin faturasını yine emekçiye kesmek istiyorlar.”
Böyle bir tabloda kadınlara sabır tavsiye etmenin, yoksulluğu ve geleceksizliği normalleştirmekten başka bir işe yaramayacağını ifade eden Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çıkış, kadınların yaşadığı sorunları tek tek çözmeye çalışmak yerine ortak bir güç haline gelmesinden geçiyor. Mahallesinde hayat pahalılığını konuşan, çocuklarının okul masrafını birlikte takip eden, iş yerinde ücret ve çalışma koşulları için yan yana gelen, gençlerin neden gitmek zorunda kaldığını birlikte sorgulayan kadınların örgütlü gücünden söz ediyoruz. Bir kadın derdini anlattığında ‘senin sorunun’ demeyecek, bunu ortak bir talebe ve ortak bir mücadeleye dönüştürecek bir örgütlülük kurmak gerekiyor.”
Kürt sorununda yeniden gündeme gelen çözüm süreci tartışmalarına da değinen Karaca, meselenin özünün değişmediğini belirterek, “Halkın sözünün olmadığı, kadınların karar mekanizmalarının dışında bırakıldığı, demokratik siyasetin baskı altında tutulduğu bir süreç gerçek bir çözüm üretemez. Gülistan Doku’nun akıbetinin hâlâ aydınlatılmamış olması da bunun en ağır örneklerinden biridir. Hakikati saklayarak, ailelerin ve kadınların sesini bastırarak toplumsal barış kurulamaz” dedi.
Karaca, örgütlenme çağrısını yineleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “O yüzden örgütlenme bizim için soyut bir çağrı değil; Pertek’te kadınların kendi sözünü söyleyebileceği, sorunlarını birlikte tespit edip birlikte takip edeceği, gerektiğinde belediyeden, devletten, işverenden hesabını soracağı dayanışma ve mücadele ağlarını kurmak demektir. Bir kadın yalnız kaldığında karşısında koca bir düzen oluyor; yan yana geldiğinde ise kendi hayatına dair söz söyleyen, dönüştürücü bir güce dönüşüyor. İhtiyacımız olan da tam olarak bu gücü büyütmektir.”
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















