Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi tarafından, PKK'nin silah yakma töreninin birinci yılı dolayısıyla Ankara'da Meclisin önünde yapılan açıklamada, "Gerçekten de silahların geri dönülmez şekilde hayatımızdan çıkması için hepimizin, öncelikle siyaset kurumunun değişip dönüşmesi, imha ve inkâr üzerine kurulmaması gerekiyor. Yeni suçlular yaratan değil demokratik siyasetin önünü açan bir yasa için ısrar ediyoruz" ifadesi kullanıldı.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, PKK'nin 11 Temmuz 2025’te düzenlenen silah yakma töreninin birinci yılı dolayısıyla TBMM Dikmen Kapısı önünde açıklama yaptı. DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz da açıklamaya destek verdi. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi adına açıklamayı okuyan Nilgün Sağmaner, şunları ifade etti: "Bugün siyaset her zamankinden daha fazla suç. Bir yanda CHP'ye yönelik mutlak butlan operasyonuyla birlikte, ülkede silah yerine demokratik siyaset konuşsun denirken yargı eliyle alanın iyice daraltıldığı, öte yandan emperyalist savaş örgütü NATO'yu mutlu etmek ve itirazı sıfırlamak için 'önleyici tutuklama' diye bir yöntemin hayata geçirildiği, içinde bulunduğumuz bu kentin kendi halkından arındırıldığı günlerden geçiyoruz. Biz barışa giden bu yolda Terörle Mücadele Kanunu kaldırılsın, derken devlet geçmişten örgüt diriltiyor, insanları adını bile bilmedikleri örgütlere üye olmakla suçluyor, 'terör' kavramından bir türlü vazgeçemiyor. Yargı paketlerinden çıkarılsa da Onur yürüyüşlerinde gözaltılar, derneklere baskılar, sosyal medya hesaplarının erişime kapatılması ve dahasıyla LGBTİ+ olmak, bir düşman siyasetiyle, fiilen suç haline getiriliyor. Siyasi tutsakları serbest bırakmak, komisyon raporunda da vurgulanan AİHM ve AYM kararlarını uygulamak şöyle dursun, devlet devrimcisinden TEMA gönüllüsüne, gazetecisinden komedyenine insanları işkenceyle gözaltına alırken kadın milletvekillerini, yol arkadaşlarımız Sevda Karaca ve Burcugül Çubuk'u özel olarak aşağılayıcı muameleye ve cinsiyetçi hakarete maruz bırakmaktan da geri durmuyor."

Kayyım siyasetinden vazgeçilmediğini "Bu bir yılda tek bir belediye seçilmiş belediye başkanına iade edilmediği, tek bir kayyım geri çekilmediği gibi muhalefetin elindeki yerel yönetimlerin türlü yollarla gasp edilmeye devam edildiğini görüyoruz" ifadeleriyle vurgulayan Sağmaner, "Biz eşitliğin, barışın da demokrasinin de temeli olduğunu söylerken, kadınların medeni haklarına göz dikilmesiyle eşitlik fikrine bile tahammülün olmadığına şahit oluyoruz. Anadilde eğitim ve kurumsal hizmet önündeki engeller kaldırılmalı derken, süreç için kurulmuş Meclis komisyonunda dahi Barış Anneleri'nin kendi anadillerinde konuşmasına izin verilmediğine tanık oluyoruz. Bu da yetmiyor, bu Meclisin kapısında bir kadın gazeteci sırf çantasında Kürtçe yazı var diye çıplak arama girişimine maruz kalıyor. Açıkça söylüyoruz: Çıplak arama, cinsel şiddettir" diye ekledi.
Sağmaner, "Sürecin çerçevesi olarak yasanın Meclis'e gelmesinin konuşulduğu bu günlerde, 40 günü aşkın süredir İmralı Heyeti'nin gitmesine izin verilmediğini öğreniyoruz. Neden? Toplumun neyi öğrenmesine izin verilmiyor? Temmuz ayı sonuna kadar çıkarılacağı söylenen yasanın içeriği nedir? Bu yasa demokratik siyasetin önünü açan bir yasa mı olacak yoksa süreci oldu bittiye getiren bir rehin alma yasası mı? Evet, henüz bu Meclis ve hükümet geçen sürede barış için gereken adımları atmadı" diye konuştu.
"Taleplerimizi bir kez daha buradan tekrar ediyor, kimsenin hakkını savunduğu için tutuklanmadığı, siyasetinden dolayı cezaevinde olanların serbest bırakıldığı, kayyım diye bir şeyin olmadığı, Kürtlerin, kadınların, LGBTİ+ların, herkesin eşit olduğu, anadilin hak olduğu, üzerine devletin üniformasını giyerek eline silah alanların kadınlara karşı cinsel suç işleyemediği, bunun üzerinin örtülmediği, kimsenin köyünün özel güvenlik bölgesi ilan edilmediği, yeni suçlular yaratan değil demokratik siyasetin önünü açan bir yasa için ısrar ediyoruz" diye taleplerini dile getirdiler.
Fotoğraflar: Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















