Bizler, fabrikamızda yasal hakkımız olan sendikalı çalışabilmek için iki yıldır TEKSİF sendikamızla birlikte mücadele veriyoruz. Kötü çalışma koşullarına ve düşük ücretlere karşı verdiğimiz mücadelede birlik olduk. 230 gün boyunca serbest bölge kapısı önünde direndik, işten atıldık ama yılmadık. Sendikal yetkimizi aldık ve mücadelemizi bırakmadık. Şimdi sözleşme görüşmelerimiz başladı. Ancak patron hâlâ sıfır zam teklif ediyor ve haklarımızı tanımamakta ısrar ediyor. Bizler de mücadelemize devam ediyor, fabrikamızda protestolar ve eylemler yapıyoruz. Yani TKIS işçileri olarak haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Tıpkı maden işçilerinin direndiği gibi, biz de emeğimiz ve geleceğimiz için direniyoruz.
Dolabımızdaki yoksulluğu kimse görmüyor
Bu ay okullar açılıyor. Okulların açılmasıyla birlikte kalemden deftere her şeye yine zam gelecek. Zam gelmese bile fiyatlar yine de pahalı. Üniforma fiyatlarını zaten sayamıyoruz. Her yıl değişiyor ve zorunlu tutuluyor. Bazılarımızın aynı zamanda kira zam ayı. Çocuklarımızın okula başlayacak olmasına sevinmemiz gerekirken, daha okul açılmadan ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağımızı düşünüyoruz. Dolaplarımızdaki yiyecekler günden güne azalırken şimdi okullar açıldığında çocuklarımızın beslenmesine ne koyacağız, ceplerine harçlığı nasıl vereceğiz bilmiyoruz. Yemekhanede çıkan meyveyi ya da ayranı çocuğumuzun beslenmesine koyarak bu hayat daha ne kadar sürdürülebilir? Bizim dolabımızdaki yoksulluğu kimse görmüyor. Aldığımız ücret ise sadece asgari ücretin biraz üzerinde, yarısından fazlası sadece kiraya gidiyor.
Çocuğumuz için çalışırken çocuğumuzu göremiyoruz
Fabrikada çoğumuz kadınız. İçimizde boşanmış ve çocuklarına tek başına bakmakla yükümlü olan birçok kadın arkadaşımız var. Fabrikadan sonra burada mesai yoksa başka işler bulmaya çalışıyoruz. Yeri geliyor, ay boyunca tam mesai yapıyoruz. Çocuğumuzun, eşimizin, ailemizin yüzünü göremiyoruz. Peki ne için? Ayın sonuna kadar çocuğumuzun karnı doysun, başımızı sokacak bir evimiz olsun diye. Aldığımız ücret ortada. Kreşe göndermemizin imkânı zaten yok. Çalıştığımız iş yerinde kreş de yok. Bir kreş olsa, o zaman bu kadar zorlanmazdık.
Bizler lüks istemiyoruz. Emeğimizin karşılığını, insanca yaşayabileceğimiz bir ücret ve çocuklarımızın geleceğine güvenle bakabilmek istiyoruz. 230 gün direndik, yetkimizi aldık, şimdi toplu sözleşme masasında da direndiği için işten atılan arkadaşlarımız ile birlikte hakkımız için mücadele etmeye devam ediyoruz. Anayasal hakkımızı kazanacağız. Çünkü biz sadece bugünümüz için değil, çocuklarımızın geleceği için de mücadele ediyoruz.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
TKIS Blinds'ta patron TİS sürecini tıkadı
TKIS Blind'ta 230 günlük direnişin ardından başlayan TİS görüşmelerinde 6’ncı oturumda uzlaşma sağlanamadı. Patronun ikramiye ve zam taleplerini reddetmesi üzerine süreç arabulucuya taşındı.
Direnişteki TKIS Blinds işçisi kadınlar: Şiddet sadece evde, sokakta değil, iş yerinde de
İnsanca çalışma koşulları, insan gibi muamele görmek için sendikalaşan TKIS işçisi kadınlar ile Tuzla Serbest Bölgenin girişindeki direniş çadırında buluştuk.
İşten çıkarılan TKIS işçisi yazdı: ‘Temiz su, hijyenik tuvalet, insanca çalışma için sendikalaştık’
Çalıştığımız arkadaşlarımızla toplanıp taleplerimizi ilettiğimizde müdür bize dönüp ‘Ben belediye değilim’ dedi. Biz de sendikalaşmaya karar verdik.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























