Garibana ‘Ya savaşta öl ya da açlıkta’ deniliyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Tuzluçayır’da savaş kaygısını büyüttü. Kadınlar hem olası füze tehdidini hem de savaşın yoksulluk ve göç üzerinden hayatlarına etkisini tartışıyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar, ilk gününden itibaren Tuzluçayırlı kadınlar tarafından konuşuluyor. Saldırılar ve gerilimin Ortadoğu’ya geniş ölçekte sirayet etmesi, kadınların aklına “İran, Türkiye’deki üslere saldırır mı?” sorularını getiriyor. Amerika karşıtı yorumların yoğun olduğu kadınların arasında, Trump nefretle anılıyor. “Epsteinciler, çocuk istismarcıları dünyayı yönetiyor. Bu kirli oyunları çevirenler yüzünden bizim başımıza da füze yağabilir” kaygısı sıklıkla ifade ediliyor. Füzelere sebep olması muhtemel olan ülkedeki NATO üsleri de tartışmaların başka bir yönü. “İran’a yakın olan üslerin bir kısmı Türkiye’de. Her an, her şey olabilir” cümleleriyle NATO’ya üye olmanın ağır şartlarına itiraz ediliyor.

‘Her an her şey olabilir’ kaygısı

Tuzluçayır, uzun yıllardır bölgedeki savaş ve çatışmalar sonucu göç etmek zorunda kalanların yoğun yaşadığı bir mahalle. Bu nedenle Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerin gündelik hayattaki izdüşümlerinden biri de göç oluyor. “İran’dan göçler artacak, mahalle kalabalıklaşacak” sözleri zaman zaman göçmen karşıtı bir içerik taşıyor. Fakat “Her an her şey olabilir” kaygısı, yarının göçmeninin kadınların kendisi de olabileceği ihtimalini akıllarına getirtiyor. Kızgınlık kısmen de olsa göçlere sebep olanlara yöneliyor.

Tuzluçayır aynı zamanda, savaşın ekonomik etkilerinin de telaşla takip edildiği bir yer. Konuştuğumuz kadınlar, petrol ve altın fiyatlarındaki yükselişin yeni bir zam yağmuru ile sonuçlanacağını düşünüyor. “Yılın başından beri her şeye zam geldi. Şimdi bir de savaş zammı eklenecek” diyen bir kadına, “Asgari ücret açlık sınırının altında. Garibana ‘Ya savaşta öl ya da açlıkta’ diyorlar” cümlelerini kuran başka bir kadının öfkesi ekleniyor.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


Editörden