Elimi bulaşık suyundan çıkaramıyorum ki ayağımı deniz suyuna sokayım
Üç sene rötarlı sendika otelini görebilen kadınlar, ev işlerinin misliyle tatilde üzerlerine bineceği için en azından tatilde bu yükten kurtulmak isteyen kadın işçiler… Arçelik işçileri anlatıyor.

Arçelik fabrikasındaki kadın işçilerle yaz tatilini konuştuk. 2015 metal grevinin tatil yolunu da açması, kadın ve erkek işçilerin tatilden beklentilerinin farklılığı Sincan’daki durak sohbetlerimizin en çok aklımızda kalan tarafı.

ANTALYA’YA NİYET ÇUBUK’A KISMET

Konuştuğumuz ilk işçi, 2015 metal grevine kadar sadece sendika yönetimine yakın olan sınırlı sayıda işçinin Türk Metal’in otelinde tatile gittiğini, grevden sonra ise erkek işçileri tatile götürmeye başladıklarını, 2018’den sonra ise kadın işçileri de tatile götürdüklerini söylüyor. Sonra da bize geçen seneki sendika tatilinin hikâyesini anlatmaya başlıyor: “Pandeminin başında sendikacılar geldi, bize dedi ki ‘Arkadaşlar burası bizim ekmek teknemiz, yıllık izinlerimizi bu zor dönemde kullanmayalım, herkese 800 TL zam sözü aldık, sonra da hep beraber sendikanın Antalya’daki oteline gideriz’. Biz de ‘Olur’ dedik. Sonra adamlar 800 TL’yi verdi. Biz o para da eklenince bir üst vergi dilimine girdiğimiz için oradan elimizde 150 TL’lik bir şey kaldı. Tatile de Antalya’ya niyetlendirip burada az ötede Çubuk’taki otele götürdüler bizi. Şener Şen’in İlyas Salman’ı Almanya diye ayartıp İstanbul’a atması gibi kendimizi Çubuk’ta bulduk.”

KADINLARA ÜÇ SENE RÖTAR

Konuşmanın sonunda gülüşmeler başlamışken durakta bekleyen bir diğer kadın işçi söze giriyor: “Ya iyi güzel anlatıyorsunuz ama eksik anlatıyorsunuz. Arkadaş orayı hızlı geçti, orayı da ben anlatıyım. Güzel kardeşim 2015’ten önce zaten sadece sendika çevresi tatile gidiyordu. Orada da zaten kadının adı yok. Sorsan 2015’ten sonra da fabrikadaki herkes gitmeye başladı diyorlar, ama o iş öyle olmadı. 2018’e kadar sadece erkek işçiler gitti biz carladık ettik de ancak 2018’de sendikanın otelinin kapısından içeri girebildik. Sendika temsilcileri ‘Ya zaten dört gün gidiyoruz. Tatil mi yapalım, sizi mi koruyalım’ diyordu bize. Koruruz biz kardeşim kendimizi, sen kim oluyorsun!”

Fotoğraf: DHA

BİTMEYEN TAKSİTLER
Konuştuğumuz diğer işçiler de tatili sorduğumuzda sendika otelinde yaptıkları dört günlük tatilden bahsediyorlar. Bunun haricinde yıllık izinlerinde ne yaptığını sorduğumuz ilk kadın işçi ise şöyle anlatıyor: “Benim eşim rahat izin alamadığı için biz son 4 senedir kurban bayramını birleştirip tatile gidiyoruz. 4 senedir de hem kurbanı hem de tatili karta taksit yapıp ödüyoruz. İkisi aynı ana denk gelince de epey sıkıntı oluyor. Bir de taksiti çok yaptırdığımız için her sene bazı aylar önceki gittiğimiz tatil ve gideceğimiz tatilin ödemesinin çakıştığı zamanlar oluyor. O aylar tam zulüm oluyor bize. Zaten iki sene önce artık fakir olduğumuza iyice kanaat getirdik kurban kesmeyi bıraktık. Bu sene de ev işini bırakıp çadır tatiline gideceğiz. Bakalım artık önümüzdeki sene neyden vazgeçeriz. Belgesellerde uzaya roket fırlatılırken oluyor ya sürekli bir parçasını bıraka bıraka devam ediyor. Biz de öyle gidiyoruz bakalım.”
‘ÖNÜNDE DENİZ VAR, SEN YEMEK BULAŞIKLA UĞRAŞIYORSUN’

Durakta bekleyen erkek işçi de kendi eşini şikâyet ederek konuşmaya dâhil oluyor: “Valla benim hanım ev tutma işine gelmiyor. Bence daha hesaplı oluyor ama hanımı gel de ikna et” Konuştuğumuz işçi böyle devam edecekken yandaki kadın işçi araya giriyor: “Niye istemiyor acaba! Yemeği yalaşığı, bulaşığı sen yap, bence o da ister ev, ne olacak ki. Bizim adam da böyle. Geçen sene ev tuttuk. Ben kahvaltı hazırlıyorum, paşamı ve çocukları kaldırıyorum, bunlar yiyip denize gidiyorlar. Ben bulaşığı yıkayıp peşlerine gidiyorum. Geç gittiğim yetmiyormuş gibi bir de öğle yemeğini hazırlamak için erken dönüyorum. Önünde deniz var giremiyorsun bundan daha saçma bir şey olur mu? En azından burada deniz yok o yüzden giremiyoruz. Elimi bulaşık suyundan çıkaramıyorum ki, ayağımı deniz suyuna sokayım. Bundan sonra ev tutacağımıza burada kalırım daha iyi, valla daha az yorucu.”

Ez cümle, 2015 metal grevinin toplumsal baskısıyla sendika otelinde tatil yapabilen erkek işçiler, sınıfsal mücadeleyle birlikte, kadın olmanın getirdiği zorluklarla da mücadele edip üç sene rötarlı sendika otelini görebilen kadınlar ve yine ev işlerinin misliyle tatilde üzerlerine bineceği için en azından tatilde bu yükten kurtulmak isteyen kadın işçiler, bitemeyen taksitler… Tatil konulu Arçelik durak sohbetimizin özeti diyebiliriz.

Görsel: Freepik

İlgili haberler
Bu sene de tatil değil hayal var

Yaz mevsimi tatili getirir de akla, hayalin ötesine geçer mi o düşünce… Bu koşullarda zor. Şengül Ka...

Sıcak suyu olan bir ev bile hayalden ibaret!

Ömrü yoklukla geçen Hediye, tekstildeki işinden olunca aylarca işsiz kalıyor, pazardan çıkma, ürün t...

KRİZ VAR, PARA YOK; MESAİ VAR, İZİN YOK: İşçi kadı...

Yoğun geçen kışın ardından tatil yapmak herkesin hakkı. Ancak kriz fırsatçılığıyla kadın işçilerin i...