2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi görüşmeleri başladı. Ancak eğitim bütçesine ayrılan payın çocukların yaşamına nasıl yansıyacağı, ebeveynlerin gündelik hayatında çok daha somut biçimde hissediliyor. Çocukların beslenme çantaları boş kalıyor, okulların en temel ihtiyaçlarının dahi karşılanması velilerden bekleniyor, kadınlar çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kreşler bulamadıkları için çalışma hayatına katılmakta zorlanıyor. Bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek, temiz ve güvenli okullar, ücretsiz kreşler ve parasız, nitelikli eğitim… Bunlar çocukların ve kadınların yaşamında karşılığı olan temel haklar. Peki, Antep'ten kadınlar 2027 bütçesinden ne talep ediyor?
‘Çocuklara bir öğün yemeğini çok görmeyin’
Canan: “Dört çocuğumu da okula gönderiyorum, hepsine yetişmek her geçen gün daha zor oluyor. Çocuklar için kendimden vazgeçtim. Eşimle birlikte çalışmamıza rağmen çocuklarımızı okutmak için bankalara borçlanıyoruz. Beslenme çantası boş giden öğrenciler var, bunu kendi gözlerimle gördüm. Bazen elimden geldiğince onlara da destek olmaya çalışıyorum ama sürekli yapamıyorum. O yüzden okullarda bir öğün yemek verilmesi kesinlikle şart. Hiç değilse bir öğün yemeklerini çok görmeyin.
Okulların sorunları bitmiyor, en başta güvenlik ve temizlik. Devlet bırakalım güvenliği sağlamayı, okullara sabun bile yerleştirmiyor. Bir de üstüne temizlik ve güvenlik için velilerden sürekli para isteniyor. Çocuklarımın hastalık kapacağından korktuğumdan okul lavabolarını kullanmamaları için uyarıyorum ama çözüm bu değil. Çocukların güvenli olabileceği, sağlıklı koşullarda okuyabileceği bir yaşam için eğitime bütçenin arttırılması gerek. Okullara sabun vermeyen devletin bunu yapması hayal gibi geliyor bazen ama bunun değişmesi mümkün. Çocuklarımızın hak ettiği koşullarda eğitim görmesi için taleplerimiz etrafında birleşmeli, sesimizi daha güçlü yükseltmeliyiz.”
‘Kadınların çalışabilmesi için devlet kreşler açsın’
Ceylan: “Benim iki çocuğum var. Eşimden ayrıldım, çocukların babası da onlara bakmıyor. Ben tek değilim, benim gibi nice kadın var. Tek başıma yetişemediğim için babam emekli maaşıyla bize yardımcı olmaya çalışıyor. Geçimimi sağlamak için çalışmak istiyorum ama çocuklarımı güvenle bırakabileceğim kimse yok. Kadınların çalışabilmesi için devlet kreşler açsın, mahallelerde çocukların sosyalleşebileceği güvenli yerler olsun. Çocuklarımıza bir öğün yemek, güvenli okullar ve annelerin çocuklarını güvenle bırakabileceği kreşler istiyoruz.”
‘Hijyenik ortamda eğitim haktır’
Ece: “Çocuklarımızı güvenle okula göndermek, temiz ve sağlıklı ortamlarda eğitim almalarını istemek en doğal hakkımız. Okulların temel ihtiyaçları velilerin sırtına yüklenmemeli. Eğitime ayrılan bütçe, çocukların ihtiyaçlarını gerçekten karşılamalı. Çocuklar ailesinin maddi durumundan dolayı okula aç gitmemeli, her çocuğa ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek sunulmasının artık bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı koşullarda eğitim alması kadar, biz kadınların da çalışma ve sosyal yaşama katılabilmesi önemli. Hiçbir kadın çalışmakla çocuğunun güvenliği arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. Her mahallede ücretsiz ve güvenilir kreşler olmalı. Çocukların iyi bir eğitim alması, annelerin de hayatın içinde özgürce yer alabilmesi bir ayrıcalık değil, haktır.
‘Çocukların güvenliğinden endişeliyiz’
Zeynep: “Anaokuluna giden bir kızım var. Bir beslenme listemiz var ve bu listeye uymamız gerektiği konusunda ısrar ediliyor. Ancak listedeki ürünlerin çoğu temel ihtiyaç gıdalarımızın dışında. Bu yüzden mecburen haftalık, bazen iki haftalık alışveriş yapmak zorunda kalıyoruz. Beslenme listeleri ailelerin belini büküyor. Çocuklarımızın temel ihtiyacı olan beslenme hakkı kesinlikle verilmeli. Okullarda temizlik parası adı altında velilerden ücret toplanıyor ama bu paraların doğru alanlarda kullanıldığını düşünmüyorum. Doğru bir denetim yapılsa gerçekler görülecektir, görmek isterlerse. Bir de çocuklarımızın güvenliği var. Okullarda yeterli güvenlik önlemi kesinlikle yok. Çocuklarımızı okula bırakıyoruz ama arkamızı dönüp gönül rahatlığıyla eve bile dönemiyoruz. Çocuklarımızın güvenliğinden bu kadar endişe ederken, bir de çalışsam onlarla daha az vakit geçirmek zorunda kalsam ne olur diye düşünüyorum.”
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















