Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in öz kızı Hifa İkra’yı üç yaşındayken istismar etmesine karşı adalet mücadelesi veren Fatma Nur Çelik ve sekiz yaşındaki kızı İkra dün akşam Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. DHA’nın haberine göre Çelik’in ve kızının cansız bedenleri saat 22.00 sularında bulundu. Çelik, kızı için tuttuğu adalet nöbeti sırasında "5 Mayıs'a kadar hayatımda kalacağımı düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti.
Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in üç yaşındayken çocuğunu istismar ettiği gerekçesiyle açılan dava sürerken mağdur çocuğun annesi Fatma Nur Çelik adliyedeki nöbetine devam ediyordu. Çelik, kızının ve kendisinin yaşamı için mücadelesini sürdürürken hem devletten hem de kamuoyundan destek talep ediyordu. Hifa İkra’nın sağlık durumunun kötüleşmesi sonucunda kız çocuğu hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Davanın karar duruşması 5 Mayıs’ta görülecekti, fail Ayhan Şengüler ise tutuksuz yargılanıyordu. Anne Fatma Nur Çelik nöbet eylemi sırasında "5 Mayıs'a kadar yaşayabilir miyim bilmiyorum" diye konuşmuştu.
Bakanlık anneyi suçladı: Reddedici tutumları nedeniyle olumlu yanıt alınamadı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise anne Fatma Nur Çelik için 'reddedici tutumları oldu' denilerek, ölümler nedeniyle sorumlu tutan ifadelere yer verildi. "Bazı basın yayın organlarında 'Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu' şeklinde yer alan haberler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür" diye başlanan açıklamada şöyle denildi:
"Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır. 13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir.
Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.
Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır.
Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini "anne ile çocuğu ayırma çabası" şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.
Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez.
Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."
Sesini kısmaya çalıştılar
Fatma Nur Çelik ile haber yapmak üzere görüştüğümüzde, kendisinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki yetkililerce haber verilmeden ziyaret edildiğini ve "kamuoyu oluşturma çabasının yetkililerce engellenmeye çalışıldığını" söylemişti. Çelik, tehditler devam ettiği için yapacağımız haberde bu iddiasına yer vermememizi istemişti.
Anne Çelik, kendisinin ve kızının vakıf çevrelerince tehdit edildiğini ve haberlerde Kuran'a Hizmet Vakfı isminin açıkça geçmesinin kendisine yönelecek tehditleri artıracağını, vakfın isminin geçtiği bazı haberlere de erişim engeli getirildiğini söylemişti.
‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’
Anne Çelik de çocuk yaşta Şengüler tarafından istismar edilmiş, ardından da Şengüler ile evlendirilmişti. Kızı ve kendisi için adalet nöbeti tutan ve kamuoyundan destek isteyen Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti. Birgün’de yer alan habere göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş ise aileye danışmanlık hizmeti ve ekonomik destek sağlandığını öne sürse de Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, “Anne, yaşanan ihmallerden söz etmeye çalıştığı her durumda ilgili kurumlar tarafından örtük biçimde çocuğunun elinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bugün ‘destek’ adı altında yapılan ziyaretler bu gerçeği ortadan kaldırmamaktadır” sözleriyle tepki göstermişti. Dernek’ten yapılan açıklamada sunulduğu iddia edilen danışmanlık ve ekonomik desteğin niteliksiz olduğu belirtildi.
Yargılama süreci failin lehine işledi
İstismar davasındaki yargılama sürecinde dosyayı takip eden avukatlar ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği daha önce yaptıkları açıklamalarda çocuğun üstün yararı ilkesinin birçok kez ihlal edildiğini belirtti. Açıklamalarda, İkra’nın beyanının defalarca tekrar ettirildiği; yaşadığı istismar ve yargılama sürecinde maruz kaldığı hak ihlalleri nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla psikiyatrik tedavi gördüğü ifade edildi. Buna rağmen fail Şengüler hakkında herhangi bir tedbir uygulanmadı, fail tutuksuz yargılandı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















