Kağıt basılırken hayatlar tükeniyor
'Bu tablo kader değil. Bu koşullar zorunluluk değil. Bu düzen, denetlenmediği için; sendikasızlık teşvik edildiği için; kadın ve çocuk emeği görmezden gelindiği için ayakta duruyor.'

İstanbul’un merkezinde yer alan Matbaacılar Sitesi’nde makineler hiç susmuyor. Kağıtlar basılıyor, siparişler yetiştiriliyor, işler “aksamıyor.” Matbaacılar Sitesi aynı zamanda emeğin bilinçli biçimde görünmez kılındığı alanlardan biri. Burada yaşananlar geçici bir düzensizlik değil. Bu, ucuz emek üzerine kurulu, denetimsizliği kalıcı hale getirilmiş bir sistem.

Sitede faaliyet gösteren iş yerlerinin büyük bölümü, beş altı kişinin çalıştığı küçük atölyelerden oluşuyor. Küçük ölçekte yapılanma, denetimden kaçmanın; sendikayı dışarıda tutmanın; sorumluluğu dağıtmanın en etkili yolu. İşçi sayısı azaldıkça hak arama ihtimali de azalıyor.

Mesai saatleri belirsiz. Sabah erken saatlerde başlayan çalışma, iş bitene kadar sürüyor. Çıkış saati yok. Fazla mesai çoğu zaman “işin gereği” sayılıyor ve karşılıksız bırakılıyor. Bu, istisnai bir yoğunluk değil; süreklileştirilmiş bir çalışma biçimi. Atölyelerin neredeyse tamamı sendikasız. İşçiler örgütsüz, yalnız ve korumasız. Hak talep etmek, çoğu zaman doğrudan işsiz kalmak anlamına geliyor.

Kadın işçilere düşen: Kayıtsızlık ve düşük ücret

Bu düzenin en ağır bedelini kadınlar ödüyor. İş bölümü açık biçimde cinsiyete göre yapılıyor. Kadınlar paketleme, ayıklama ve yardımcı işlere yönlendiriliyor. Bu işler “kadın işi” olarak tanımlanıyor ve daha düşük ücretle karşılık buluyor. Aynı atölyede, aynı saatleri çalışan erkeklere kıyasla daha az kazanan kadınlar, çoğu zaman sigortasız çalıştırılıyor.

Kadın emeğinin bu şekilde ucuzlatıldığı bu yapıda çocuk işçiliği de sıradanlaşmış durumda. Küçük atölyeler, çocuk emeğinin en kolay gizlendiği alanlar. “Meslek öğreniyor” ya da “ailesine destek oluyor” denilerek çocuklar üretimin parçası haline getiriliyor. Oysa bu çocuklar uzun saatler çalışıyor, ağır makinelerin bulunduğu alanlarda bulunuyor ve eğitimden kopuyor.

Denetim mekanizmaları kağıt üzerinde var. Fiiliyatta ya işlemiyor ya da denetim öncesi iş yerlerine haber verilerek etkisizleştiriliyor. Sorunlar bilinmiyor değil; görmezden geliniyor.

Basılan her kağıt, adaletsizliğin bir belgesi

Matbaacılar Sitesi’nde yaşananlar münferit değil. Bu üretim modeli, düşük maliyet ve yüksek kâr üzerine kurulu. Yani patronların kârı artarken, emek değersizleşiyor. Hayatlar ucuzluyor. Bugün Matbaacılar Sitesi’nde olan biten; başka bir sanayi sitesinde, başka bir atölyede de emeği korumayan, denetimi göstermelik hale getiren, güvencesizliği normalleştiren bir anlayışın sonucu olarak karşımıza çıkıyor. 

Ancak bu tablo kader değil. Bu koşullar zorunluluk değil. Bu düzen, denetlenmediği için; sendikasızlık teşvik edildiği için; kadın ve çocuk emeği görmezden gelindiği için ayakta duruyor.

Buradan yapılması gereken açık: Denetimler kağıt üzerinde değil, sahada yapılmalı. Küçük atölyeler denetim dışı bırakılmamalı. Çocuk işçiliğine sıfır tolerans gösterilmeli. Kadın emeği “yardımcı iş” adı altında ucuzlatılmamalı. En önemlisi, sendika hakkı güvence altına alınmalı.

Aksi halde basılan her kağıt göz göre göre sürdürülen bir adaletsizliğin belgesi olmaya devam edecek.

Sessizlik de tarafsızlık değildir. Bu koşulları bilip görmezden gelen herkes, bu düzenin parçasıdır. Bugün müdahale etmeyen kurumlar, yarın ortaya çıkacak her kazanın, her çocuk işçiliği vakasının, her iş cinayetinin sorumluluğunu taşır. Emeğin bu kadar ucuz, hayatın bu kadar değersiz olduğu bir düzende sorun neyin nasıl ve ne kadar üretildiği değil, kimin korunup korunmadığıdır.

Fotoğraf: Pexels

İlgili haberler
‘Eşit işe eşit ücret istiyoruz!’

‘Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Ama bu demek değil ki erkeklerin ücretleri de düşürülsün. Tam tersine hepimizin ücreti insanca yaşanılabilir bir düzeye yükselsin istiyoruz.’

Turizm işçisi kadınlar kayıtsız, sigortasız, örgütsüz

Turizm sektöründe birçok kadın kayıtsız ve güvencesiz bir şekilde çalışıyor. Sigortasız bir şekilde çalışan turizm işçisi kadınlar, doğum izni gibi en temel haklarından bile mahrum kalıyor.

Kadınlar için daha fazla güvencesizlik, çok daha düşük ücret!

AKP iktidarı döneminde kadın istihdamı politikalarını ve bu politikaların kadınların hayatını nasıl etkilediğini Prof. Dr. Gülay Toksöz ile konuştuk.


Editörden