Zeren Ertaş için adalet çağrısı: Aile tehdit ediliyor, dava sürüncemede bırakılıyor
Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, Zeren Ertaş’ın yurt asansöründe yaşamını yitirmesinin ardından adalet talebiyle Sevgi Yolu’nda basın açıklaması yaptı, 17 Şubat’taki duruşmaya çağrı yaptı.

Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, üniversitede Zeren Ertaş’ın kaldığı yurt asansörünün bozuk olması ve düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi üzerine açılan davanın sürdüğü sırada, Zeren Ertaş’ın ailesinin davadan çekilmesi için tehdit edilmesini ve 17 Şubat’ta İzmir’de görülecek karar duruşmasına çağrı yapmak amacıyla, 15 Şubat 2026 Pazar günü saat 14.00’te Sevgi Yolu’nda bir basın açıklaması yaptı.

“Ölmek değil yaşamak istiyoruz” pankartının açıldığı açıklamayı ADÜ öğrencileri adına Ufuk Çakır okudu.

Ufuk Çakır, 26 Ekim 2023 tarihinde hayattan koparılan sıra arkadaşları Zeren Ertaş’ın davasının halen sürdüğünü, 17 Şubat’ta gerçekleşecek karar duruşmasına günler kala Zeren’in anne ve babasının davadan çekilmeleri için ölümle tehdit edildiğini söyledi. Ancak baskıların ve tehditlerin Zeren için adalet mücadelesinin önüne geçemeyeceğini vurguladı. ADÜ öğrencileri olarak, Zeren’in hesabı sorulana kadar ailesiyle birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Çakır, Zeren’in üniversiteye okumak için geldiği Aydın’da ancak 25 gün yaşayabildiğini, üniversite hayatının 25. gününde kaldığı Güzelhisar KYK Yurdu’nda bindiği bozuk asansörün düşmesiyle hayatını kaybettiğini ifade etti. Kullandığı asansörün öğrenciler tarafından defalarca kez şikâyet edildiğini, ancak hiçbir sorumlunun şikâyetleri dikkate almadığını söyledi.

Zeren’in ölümü resmî makamlar tarafından “kaza” olarak tanımlanmaya çalışılsa da, yurtlarda halen devam etmekte olan benzer vakaların bunun göz göre göre gelen bir cinayet olduğunu gösterdiğini belirtti. Denetlenmeyen asansörler, yapılmayan bakımlar, formaliteye indirgenen kontroller ve kâr hırsıyla yürütülen kamu hizmetlerinin Zeren’in ölümünü münferit bir olay olmaktan çıkarıp sistematik bir cinayet haline getirdiğini vurguladı.

Çakır, Zeren Ertaş’ın adalet mücadelesinin iki yılı aşkın süredir devam ettiğini, bu genç ölümün sorumlularının hâlen cezasız kaldığını ifade etti. Dönemin yurt müdürü Esra Çolak’ın gençlik merkezi müdürlüğüne atanarak ödüllendirildiğini, neredeyse iki buçuk senedir devam eden mahkemeye hiçbir sanığın gelmediğini, sorumluların cezasız kaldığını ve davanın bilinçli bir şekilde sürüncemede bırakıldığını belirtti. Perşembe günü gerçekleşen duruşmanın bilirkişi raporu olmadığı gerekçesiyle ertelenmesinin de bu durumu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

17 Şubat Salı günü İzmir’de görülecek karar duruşmasına günler kalmışken, Zeren’in ailesinin davadan çekilmeleri için tehdit mesajları aldığını ifade eden Çakır, 12 Şubat’ta Zeren’in annesi Serpil Ertaş’a WhatsApp’tan gönderilen mesajda çetelerin Zeren’in anne ve babasını ölümle tehdit ettiğini söyledi. Babası Akın Ertaş’ın, adalet sağlanana kadar davadan asla vazgeçmeyeceklerini söylediğini aktardı. 

Çakır, “Zeren için adalet istemek, gençliğin geleceğine sahip çıkmaktır” dedi. Bugün burada olduğu gibi, 17 Şubat Salı günü saat 14.30’da İzmir Bölge Adliyesi’nde görülecek olan mahkemeye de Zeren için adalet talebini yükseltmek için katılacaklarını belirtti. Herkesi 17 Şubat’ta İzmir’de görülecek mahkemeye katılmaya çağırdı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden