Kadınlar Suriye Konsolosluğu önünde: HTŞ’ye destek katliam demektir
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin çağrısıyla kadınlar, Rojava’da direnen Kürt halkıyla dayanışmak için Suriye Konsolosluğu önünde bir araya geldi.

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin çağrısıyla kadınlar, Rojava’da direnen Kürt halkıyla dayanışmak için Suriye Konsolosluğu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. “HTŞ çetelerine destek Suriye’de katliam demektir, kadınlar direnen Kürt halkının yanında” pankartı açan kadınlar, Türkçe ve Kürtçe sloganlarla savaşa karşı barış talebini dile getirdi.

Eylemde sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Rojava’ya me ye, rûmeta me ye” sloganları atıldı.

Basın açıklamasında, HTŞ’nin Suriye’de başta Kürtler olmak üzere Aleviler, Süryaniler ve Dürzilere yönelik saldırılarının sürdüğü vurgulandı. Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin günlerce bombalandığı, ağır silahlarla halkın hedef alındığı, insanların yerinden edildiği ve göçe zorlandığı belirtilerek, bunun açık bir savaş suçu olduğu ifade edildi.

Kadınlar, HTŞ’nin özellikle kadınları hedef alan saldırılarına dikkat çekti. Açıklamada, direnişçi kadınların binalardan atıldığı görüntülerin servis edilmesinin, kadınların bilinçli biçimde hedef alındığını gösterdiği vurgulandı. HTŞ’nin bugün “meşru” gösterilmeye çalışılmasının, geçmişte IŞİD’in Ezidi kadınlara yönelik köleleştirme ve katliam politikalarından bağımsız olmadığı ifade edildi.

Avrupa ülkelerinin, “kadın hakları ve demokrasi” söylemlerine rağmen HTŞ’ye yönelik sessizliğinin eleştirildiği açıklamada, bu tutumun katliamları fiilen meşrulaştırdığı belirtildi. HTŞ eliyle yürütülen saldırıların, Kürtleri ve diğer halkları yerinden etmeye yönelik uzun soluklu politikaların devamı olduğu vurgulandı.

Kadınlar, Halep’te çatışmaların durmasına rağmen ablukaların sürdürülmesini ve saldırıların başka bölgelere yayılmasını kabul etmediklerini belirterek kalıcı barış çağrısı yaptı. Barışın ancak Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve Hristiyanların eşit yurttaşlık temelinde haklarının güvence altına alındığı demokratik bir anayasa ile mümkün olabileceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Türkiye’de barış talebinin baskı altına alındığına dikkat çekilerek, Halep’e yönelik saldırılara karşı yapılan basın açıklamaları sırasında yaşanan gözaltı ve tutuklamaların ifade özgürlüğüne tehdit oluşturduğu belirtildi. “Barışı savunmak suç değildir” denilen açıklamada, barış talebinin kriminalize edilmesinin hem Türkiye’de hem bölgede barışın toplumsallaşmasını engellediği vurgulandı.

Basın açıklaması, “Biz kadınlar Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve Dürzilere yönelik katliamların durması için sesimizi yükseltiyor, direnen kadınların yanında durarak ortak mücadelemizi büyütüyoruz” sözleriyle sona erdi.

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
Diyarbakır’da Rojava ve Filistin için açıklama: Kadınlar barış istiyor

Şiddetle Mücadele Ağı öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, Rojava ve Filistin’e yönelik saldırılara karşı Diyarbakır Adliyesi önünden ‘Savaş istemiyoruz’ diye seslendi.

Adana Kadın Platformu: ‘Rojava’da kadınlara yönelik saldırılar karşısında dayanışmayı büyütmeliyiz’

Adana Kadın Platformu, Rojava’da kadınlara yönelik saldırılara karşı İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı.

Kadınlar 'Barışa ihtiyacım var' dedi

İstanbul'da, "Kadınlar Barışı Konuşuyor" çalıştayının ardından "Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi" kuruldu.


Editörden