Kadın milletvekillerinden mücadele çağrısı| Karanlığa karşı umudumuz, örgütlülüğümüz
YRP, HÜDA PAR gibi partilerin Meclise girmesi endişeleri artırırken, bu gerici güçlere karşı Mecliste ve her alanda mücadeleyi büyüteceklerini söyleyen kadın milletvekilleri örgütlenme çağrısı yaptı.
Seçimlerde Yeniden Refah Partisi, HÜDA PAR başta olmak üzere gerici partilerin Meclise girmesi kadın ve LGBTİ’lerin endişesini artırdı. Farklı partilerden kadın milletvekilleri AKP’nin en gerici güçlerle kurduğu ittifaka karşı Mecliste ve her alanda mücadeleyi büyüteceklerini ifade ettiler. Kadın vekiller umutsuzluğa karşı yan yana gelme çağrısı yaptı.

Emek Partisi GYK Üyesi ve Yeşil Sol Parti Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakının kadınların ve kadınların haklarını gözeten milletvekili listeleri oluşturmadığını hatırlattı. AKP’nin en gerici güçlerle ittifak kurduğunu söyleyen Karaca, “Bu tablo karşısında, Millet İttifakı da birlikte mücadele etmek, sandığın, oy kullanmanın ötesine geçecek bir birliktelik, umudu birlikte yaratma; ortak mücadele eksenini kurma konularından özenle kaçındı. Ve ‘Siz merak etmeyin, bize oy verin, gerisini halledeceğiz’ sığlığıyla aslında geniş halk kesimlerini siyaset dışı bırakmış oldu. Bu siyaset dışılığın sonuçlarını biz bugün ikinci turda, örneğin milliyetçiliğin, ırkçılığın, gericiliğin söylemlerini dile pelesenk ederek yeni bir hataya kapı açmalarında görüyoruz” dedi. Karaca unutulmaması gereken bir şey olduğuna dikkat çekerek şunları dile getirdi: “Bizim perspektifimizde siyaset, sadece iradenin birilerine teslim edildiği ve o kişinin Mecliste bir şeyler anlattığı bir siyaset anlayışı değil. Bu vakte kadar kadın hareketi siyasetin böyle yapılmadığını, yapılamayacağını çok çeşitli biçimlerde gösterdi. İstanbul Sözleşmesi’nin gasbında mahalle mahalle, sokak sokak, iş yeri iş yeri, İstanbul Sözleşmesi’nin neden önemli olduğunu anlatırken hep şunu söyledik: Bu hangi partiye oy veriyor olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun bütün kadınları ilgilendiren bir mesele. O yüzden en geniş kesimlerle birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Bunun örgütlenmesini yapmak, yerel dayanaklarını oluşturmak gerekiyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloda da kadınların bütün haklarını yerle bir etmeye yemin etmiş güçlerin karşısına sadece Mecliste yer alacak kadınların çıkacağı gibi bir perspektife de sahip değiliz” diye konuştu.

‘EN ÖNEMLİ DAYANAĞIMIZ ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ’
Seçimlerin ardından umutsuzluğa kapılanlara seslenen Karaca şu çağrıyı yaptı: “Bu ülke çok ağır süreçlerden geçti ve bu süreçleri atlatabilmemizin, hâlâ vardık, varız, var olacağız diyebilmemizin en önemli nedeni umut her neredeyse onu bulup çıkartma gücümüz, onu bulup çıkartma gücümüzün en önemli dayanağı da örgütlülüğümüz. Bu karanlık siyasetin üzerimize atmaya çalıştığı, umutsuzluk, bu memleketten bir şey olmaz dalgasını, geleceğe ilişkin kaygıları artıran o dalgayı bir umut dalgasıyla geriye çektirmemiz lazım. Bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi 28 Mayıs olacak. Oy kullanmak, oylara sahip çıkmak için müşahitlikten, sandık görevliliğine kadar her şeyi yapmak zorundayız.”

‘KADINLARIN MÜCADELE DİRENCİ VAR’
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, AKP’nin 20 yıllık iktidarları boyunca yaptığı uygulamaların Meclise giren anlayıştan farklı olmadığını vurgulayarak, “Bakın ne diyor HÜDA PAR? Erken yaşta evliliği normalleştiriyor. Zaten AK Parti bunu geçirmeye çalıştı. HÜDA PAR’ın söylemlerinde yine kadını, aileye sıkıştıran bir anlayış var. AKP’de de o var. Yine kadınların istihdamda sayısının her geçen gün gerilemesi, kadını eve kapatan bir anlayışın AKP’de de olduğunun bir göstergesi. İstanbul Sözleşmesi kadının beyanı esasına vurgu yapıyor -ki zaten AK Parti bununla ilgili rahatsızlığını dile getiriyordu. Nafaka hakkı yine aynı şekilde. Yani endişe verici noktası, AKP bunları yaparken daha önce kamuoyunun nabzını yoklayıp ona göre hareket ediyordu. Şimdi aleni! Kadın düşmanı söylemleri aleni bir şekilde ifade edenlerin Meclise taşındığı bir süreci yaşıyoruz. Bu daha da cesaretleneceklerinin, kadın hakları noktasında daha da keskin ve geriye gidiş olan kararlar alabileceklerinin bize göstergesi. 20 yıllık iktidarları boyunca kadın hakları hep geriledi ancak bu ülkede ciddi bir kadın örgütlenmesi var, kadınların direnci var. Dolayısıyla biz bu süreçte Mecliste de bu karanlık zihniyete, bu anlayışla mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
‘BU SEÇİMİN KADERİNİ KADINLAR BELİRLEYEBİLİR’
Nüfusun yarısını kadınların oluşturduğunu hatırlatan Taşcıer şöyle devam etti: “Bu seçimin kaderini kadınlar belirleyebilir. Eğer kadınlar bu ülkede haklarını sahiplenmek istiyorsa, geleceğe dair umutla güven içerisinde; sokakta özgürce yürüyebilecekleri, hayatın her alanında eşit olabilecekleri bir Türkiye istiyorlarsa tercihlerine Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanmalı. Ama eve hapsedileceği, şiddetin normalleştirileceği, kadının ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü bu karanlık zihniyet devam etsin diyorlarsa bu anlayışa, bu karanlık zihniyete oy verebilirler.”

‘AKP BU ÇİZGİDE ÜLKEYİ YÖNETMEK İSTİYOR’
Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Türkiye’de sağcı, ırkçı akımın daha da güçlendirilmek istendiğine dikkat çekerek “Bu ülkede domuz bağıyla insanların katledilmesinin önünü açmış olan bir siyasi akım Meclise taşınmış oldu. Bu Türkiye siyaseti açısından oldukça tehlikeli. Bütün bunların ev sahipliğini de şu an AKP yapıyor. Yani önümüzdeki süreçte AKP’nin esasen nasıl bir çizgiyle bu ülkeyi yönetmek istediğini bize gösteriyor” dedi.
Yeşil Sol Partinin, ırkçı, milliyetçi akımlara karşı ülkedeki bütün farklılıkların bir arada özgürce yaşayabileceği bir siyasetin çalışmasını yürüteceklerini belirten Hatimoğulları, “28 Mayıs seçimleri çok önem kazanıyor burada. Bugüne kadar Sayın Kılıçdaroğlu’na oy vermemiş kesim için özellikle söylüyorum. Dini ciddi bir biçimde istismar eden, din kisvesiyle HÜDA PAR gibi yapıları parlamentoya taşıyan anlayışa karşı mütedeyyinlerinin oy tercihlerini bir daha gözden geçirmeleri gerekiyor. 28 Mayıs seçimlerinde, kadına düşman, Alevi’ye düşman, Kürt’e düşman ama aynı zamanda bence mütedeyyine de düşman olan bu iktidarı göndermek için bir olanağa sahibiz. Bu olanağı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Türkiye’de çok ciddi anlamda bir ekonomik kriz var. İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı, güvencesizlik diz boyu. Hal böyleyken yine bu iktidarın yeni parlamento ortaklarıyla birlikte asla işçiden, emekçiden yana bir adım atmayacaklarını çok iyi biliyoruz. Bugüne kadar atmadıkları gibi. Bu nedenle 28 Mayıs seçimine hep birlikte asılalım ve Cumhurbaşkanlığını da onlara kaybettirelim” dedi.

Manşet fotoğrafı: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Antep'ten milletvekili seçilen yayın kurulu üyemiz...

Hepsi ve daha fazlası Sevda Karaca ile sohbetimizde...

Hayatımızın iplerini üç beş adama bırakmaya niyetl...

Kimseden lütuf beklemiyoruz, haklarımız ve hayatlarımız için mücadeleye devam edeceğiz. Sadece sandı...

İşçi ve emekçi kadınlar: Ekonomi bel büküyor, vata...

Farklı iş kollarından işçi emekçi kadınlar ile AKP’li yıllar boyunca değişen çalışma ve yaşam koşull...