Dardanel'de işten atılan kadın işçiler, tazminat hakları için direnişlerinin ikinci gününde Dudullu OSB’deki fabrika önünde bir araya geldi. İşçiler, Kasım-Mart arasındaki tazminatlarının tek seferde yatırılmasını ve yazılı ve net bir taahhüt istiyor.
Küçülme gerekçesiyle işçileri işten atan Dardanel, kıdem ve ihbar tazminatlarının taksitlendirilmesi şartını kabul eden işçilere ilk taksitten sonra ödeme yapmadı.
Pandemi döneminde işçileri fabrikaya kapatarak kapalı devre çalıştıran Dardanel, geçtiğimiz aylarda ‘küçülme’ gerekçesiyle yaklaşık 50 işçiyi işten atmıştı. Ardından Dudullu OSB’de bulunan sushi bölümünün Çanakkale’ye taşınacağı açıklanmış, bu bölümde çalışan işçiler de işten çıkarılmıştı.
'Tansiyon hastasıyım diye işten çıkarıldım'
Fabrika önünde konuştuğumuz işçi kadınlar sorularımızı yanıtladı. Kadın işçlerden biri içeride çalışma koşulları ve işten çıkarılma sürecini şöyle anlatı: "Haberimiz olmadan çıkardılar bizi. 8-10 kişiydik. Ben aslında biliyordum çıkarılacağımı çünkü tansiyon sorunum nedeniyle gece vardiyasına gelemiyordum, rapor getirmiştim. Bunu gerekçe göstererek 'performans düşüklüğü' dediler."
"İşten çıktığınızdan beri geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?" diye sorduğumuzda, "Eşim emekli, evim kira. Ağustos'ta oğlumun düğününü yapacağım, şu an çok zor durumdayım. 50 yaş üstü olduğum için iş bulamıyorum." yanıtını aldık.
Bir başka kadın işçi ise şunları söyledi: "Mesaiye bırakıyorlardı, yemek bile yoktu. Çay yok, yemek yok... Çok ağır şartlarda çalıştık. İş çıkmadığı zaman gelip hakaret ediliyordu. Çantamız, dolaplarımız her akşam aranıyordu. "
'Soğuktu, yerler ıslaktı, ayaklarımız su alıyordu'
"Ekonomik şartlar diyorlar ama oraya yeni bir yer açacaklarmış. Mart'ta alım var diye duyduk" dediğimizde, "Kapattıkları taraftan çıkardılar bizi. Orası zaten gizli bir yer; bir denetçi gelince 'üstünüzü giyin yemeğe öyle çıkın' diyorlardı. Ya vergi vermemek için ya da başka bir şey... Bizi burada çalışıyor gösteriyorlar ama orası çok soğuktu. Polar istiyorduk, aylarca gelmiyordu. Yerler ıslaktı, ayaklarımız su alıyordu. Ayakkabı istiyorduk, 6 ay - 1 sene sonra geliyordu. Bu yüzden hastalanıp işe gidemediğimiz oluyordu." diye devam etti ifadelerine.
'Makine başında lavaboya gitmek yasaktı'
Konuştuğumuz bir başka işçi çalışma koşullarına ilişkin, "Tam vaktinde orada olduğumuzda bile 'niye tam vaktinde geliyorsunuz' diye baskı yapıyorlardı. Psikolojik baskı çok fazlaydı. Normalde 4-5 kişinin yapacağı işi, bazen diğerleri gidince 2-3 kişi yapmak zorunda kalıyorduk. Makine başındayken lavaboya gitmeye, elimizi yüzümüzü yıkamaya bile izin vermiyorlardı. Bulaşıkçılar çıkarıldığı için bize ekstra para vermeden bir dünya tepsi yıkatıyorlardı" dedi.
İşten çıkarıldığını öğrendikten sonra hayal kırıklığına uğradığını anlatan kadın işçi, "Geçinemiyoruz, bilmiyoruz. 'Tazminat vereceğiz' dediler ama diğer arkadaşlar hâlâ alamamış." ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















