Gülistan li ku ye?
6 yıldır kayıp Gülistan Doku’nun dosyası, örtbas edilen kadın cinayetlerini ve cezasızlığı gözler önüne seriyor. Adalet talebi, kadınların ısrarlı mücadelesiyle büyüyor.

Dersim yıllardır bir ananın feryadı ile inledi durdu. “Daha 21 yaşında, bu kız nerede? Bu kız kuş olup uçmadı! Kar olup erimedi! Yer yarıldı içine mi girdi? Ben kızımı önce Allah’a sonra size emanet ettim, size size devlete. Bu kız nerede? Gülistan li ku ye? Ben bu kızı size sormayacağım da ben kime soracağım? *Te derî li ser me girtin, em û Gulistan di tariyê de man." Bu feryat Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku'nun. 

6 yılı aşkın süredir kızını aradı. Çalmadık kapı bırakmadı, yıllarca ailesiyle birlikte Dersim’de kızı Gülistan'nın akıbetini sordu. Kar kış, yağmur çamur demeden kızı Aygül ile birlikte Gülistan'ı aramaktan vazgeçmedi. Ancak kızına, Gülistan'nına dair bir izi bulamadı... 

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2.sınıf öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak 2020’den beri kayıp. Gülistan kaybedildiği günden beri başta ailesi olmak üzere Dersim Kadın Platformu bileşenleri, kadın örgütleri “Gülistan Doku nerede?” sorusunu ısrarla ve büyük bir mücadeleyle sormaya devam etti. Ancak bu sorular her defasında yanıtsız kaldı. Yüksek güvenlik önlemlerinin yoğun olduğu bir kentte adeta Gülistan bulunmasın diye üstün bir çaba harcayan dönemin yetkili kurumları etkin soruşturma çağrılarına kulak kapatarak dosyanın unutulmasını, asıl gerçeğin ortaya çıkmaması için her gün yeni bir senaryoyla kamuoyunun karşısına çıktı. Gerçeğin açığa çıkmaması için üstün çabalar sergileyen, Gülistan Doku dosyasının baş şüphelisi olan Mustafa Türkay Sonel’in babası, dönemin Tunceli valisi Tuncay Sonel, Doku ailesine ve kamuoyuna "Gülistan intihar etti" diyerek tam 220 gün boyunca Uzunçayır Barajı’nda su altı aramaları yaparak dikkatleri başka yöne çekti. Gülistan'ın eski erkek arkadaşı olan Zainal Abarakov etkin bir soruşturmaya tabi tutulmayarak kentten uzaklaştırıldı. Dört bir tarafı MOBESE kameralarıyla izlenen Dersim’de, kameraların ya bozuk ya da başka yönlere baktığı iddia edilirken aslında gerçeklerin üstünün nasıl kapatıldığı başlatılan soruşturmayla birlikte gün yüzüne çıkmaya başladı.

Bugün gelinen noktada Gülistan Doku dosyası; devletin yetkili kurumları tarafından bir kadının ölümünün adeta sumen altı edildiğini gösteriyor.

Ortaya çıkan bu gerçek, yıllardır Kürt illerinde sistematik olarak yürütülen, örgütlenen kirli politikaların kadınlar üzerinden nasıl örgütlendiğini de kanıtlıyor. Başta üniversitelerdeki genç kadın öğrenciler olmak üzere çetelerin tuzağına çekilerek, zorla madde kullandırılarak, fuhuşa sürüklenmeleri, tehdit, taciz, tecavüz ve şiddete maruz bırakılarak yaşamları altüst ediliyor ya da Gülistan gibi katlediliyorlar. Gülistan dosyası da Dersim’deki her tarafından örgütlü kötülük akan bu gücün bir sonucudur. Bu çetelerin yıllardır kente yaratmış olduğu bu çürümüşlüğü, başlatılan bu soruşturma ile açığa çıkıp çıkmayacağını takip edip, göreceğiz. 

Peki 6 yıl boyunca etkin bir şekilde araştırılmayan, soruşturulmayan, rafa kalkan bu dosya ne oldu da açıldı? Elbette ki başlatılan bu süreç kıymetlidir ve sonuna kadar gidilmeli bütün sorumlular yargılanmalı ve gerekli cezalar verilmelidir. Ancak 6 yıldır sesiz kalan yetkililer bu dosya üzerinden kime neyin mesajını veriyor? Kendi iktidarı döneminde gerçekleşen bu cinayeti Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Ucu nereye dokunuyorsa dokunsun" söylemi ne kadar samimi hep birlikte takipçisi olacağız. Dönemin savcılarına, güvenlik soruşturması yürüten yetkililere, Zainal Abarakov babası Engin Yücel'in ifadesinde geçen emniyet görevlilerine, dönemin bakanlarına dokunulacak mı?

Bu dosyayla açığa çıkan bu çetevari oluşum başta Kürt illeri olmak üzere açığa çıkartılıp, gereken yapılacak mı? Hala ölüm nedenlerinin aydınlatılmadığı Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan, Yeldana Kaharman, Rojwelat Kızmaz, Nadira Kadirova ve intihar süsü verilip üstü kapatılan diğer cinayetlerin failleri de etkin bir şekilde araştırılacak mı?

Araştırılmayan, örtbas edilen kadın cinayetleri iktidarın kendi içerisindeki hesaplaşmalarıyla mı ortaya çıkacak, eğer bu hesaplaşmalar olmasaydı hala Gülistan dosyası rafta kalmaya devam mı edecekti? Birilerini kahramanlaştırmak ya da itibarlarını düzeltmek için yine kadınların yaşamları mı kullanılacak?

İktidarın kadınlara yönelik uygulamış olduğu politikalar bu çeteleri güçlendirmiştir. Cezasızlık politikası mevki sahibi olan insanların rahatlıkla bir kadının veya çocuğun canını aldığında ülkenin adaletinin asla onlar için işlemediğini çoğu zaman göstermiştir. Bu yüzden Gülistan Doku dosyası Türkiye’deki kadınlar için artık daha önemli bir yerde duruyor. Bundan sonraki süreçte Gülistan’ın faillerinin yargılanması, bu dosyayı örtbas eden ve aynı zamanda faille işbirliği içinde olan herkesin açığa çıkarılması ülkedeki diğer kadın ve çocuk cinayetlerinin soruşturulmasının da önünü açacaktır.

Gülistan’ın faillerinin ortaya çıkması başta ailesi olmak üzere tüm baskılara rağmen kadınların örgütlü, ısrarlı mücadelesinin bir sonucudur. Gülistan Doku'nun dosyasının bu aşamaya gelmesi; Bedriye Ana’nın "Gülistan'ın kemiklerini istiyorum, bir mezarını istiyorum" sözünü kendine dert eden, 6 yıl boyunca Gülistan’ın geçtiği her yerde hesabını soran örgütlü kadınların mücadelesinin bir sonucudur. Ve bu mücadele Gülistan'nın ölümünde parmağı olan, soruşturmanın önünü kesen, delilleri karartan, failleri koruyan herkes yargılanıp ceza alana kadar, Gülistan için gerçek adalet sağlanana kadar sürecektir...

* “Siz kapıları üzerimize kapattınız, bizi de, Gülistanı da karanlıkta bıraktınız.”

İlgili haberler
Tuncay Sonel'in savcılık ifadesinden öne çıkanlar: SİM kartı gönderdiğini kabul etti

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı.

Gülistan Doku soruşturmasında Tuncay Sonel açığa alındı, hakkında gözaltı kararı verildi

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 2 kişi tutuklandı, 2 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.

Şüpheli ölümlere ‘intihar’ etiketi yeni kadın cinayetlerine sebep oluyor

Pandemiyle birlikte şüpheli kadın ölümlerindeki artış dikkat çekecek boyuta ulaştı. Pek çoğu cinayet olan bu vakaların üzeri, ‘intihar’ denilerek örtülmeye çalışılıyor.


Editörden