2018: Sakarya’da Suriyeli Emani Al-Rahmun cinsel saldırıya uğradı, 10 aylık bebeği ile katledildi.
2019: Özbekistanlı Nadira Kadirova, AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde şüpheli şekilde ölü bulundu. Kadirova, Ünal’a ait silahla hayatını kaybetti ancak “intihar” denerek ölümün üzeri örtülmeye çalışıldı.
2021: İstanbul Sözleşmesi kararına karşı eyleme katılan 4 mülteci kadın gözaltına alınarak İran’a geri gönderme merkezine sevk edildi.
2022: İstanbul, Esenyurt’ta annesiyle yaşayan İranlı K, patronunun arkadaşı Metin Karabayır tarafından cinsel saldırıya uğradı. K, Karabayırın arkadaşı ve polis olduğunu iddia eden iki kişi tarafından şikayetçi olursa ölümle tehdit edilmişti. Tecavüzü kabul eden mesajlaşmalara rağmen fail tutuksuz yargılanmıştı. İlk duruşmada da adli kontrol uygulaması kaldırıldı.
2023: 6 yıl boyunca İstanbul’da oğluyla yaşayan Sona Y. adlı Azerbaycanlı kadını komşusu, “Türk erkeğinin gücünü göstereceğim” diyerek darbetmişti. Sona’nın şikayeti üzerine faile hiçbir yaptırım uygulanmazken Sona önce geri gönderme merkezine gönderilmiş, oradaki şartlara dayanamayınca Azerbaycan’a geri gönderilmişti.
2024: İstanbul’da sözlü tacize maruz kaldıktan sonra götürüldüğü geri gönderme merkezinde birçok hak ihlaline maruz kaldığı belirtilen Suriyeli Ş.N. hakkında sınır dışı kararı çıkarıldı.
2025: İstanbul’un Ümraniye ilçesinde akşam saatlerinde Özbekistanlı Nigina Sattarova, sokak ortasında evli olduğu Ümit Sattarova tarafından satırlı saldırıya uğrayarak katledildi.
2026: Özbekistanlı Durdona Khokimova’nın parçalanmış bedeni İstanbul Şişli’de çöp konteynerlerine atılmış halde bulundu.
***
Kadına yönelik şiddete cezasızlık, şiddetle mücadelenin cezalandırılması, şiddetten koruma ve şiddeti önleme mekanizmalarının her geçen yıl daha da zayıflatılması, kadınları koruyan yasaların hedefe konarak fiilen uygulanamaz hale getirilmesi... Bunlar ülkedeki şiddet atmosferini büyüttükçe büyütüyor.
Bu atmosferle kadınlar daha çok arkasına bakarak yürüyor, sürekli bir kaygı ve korku içinde yaşamını sürdürüyor çünkü şiddet her an her yerden gelebilecek bir düzeyde. Bir de göçmen kadınlar var ki sokakta maruz kaldığı bir tacize iyice sessiz kalmaya zorlanmış, ses çıkarmaktan, “Dikkat çekmekten” korkar hale getirilmiş. Yazının başında verilen örnekler münferit değil, bugün göçmen kadınlar şiddete karşı çıktığında, sokakta bir şeye karşı ses çıkardığında, bunun için devlet mekanizmasına başvurduğunda sonunun geri gönderme merkezi olmasından korkuyor. Zaten zayıf işletilen bu mekanizmaların kapıları bu korkuyla göçmen kadınların tamamen yüzüne kapatılmış oluyor. Bu durum göçmen kadınları daha çok şiddetin hedefi haline getiriyor.
Patronlar, tanıştıkları ya da evli oldukları erkekler kimi zaman kadınların pasaportlarını ellerinden alıyor, hatta resmi başvurularını engelleyerek Türkiye’deki kalış statülerinin kaçak duruma düşmesine neden oluyor. Yaşam ve çalışma koşullarına tepki gösteren, eylemlere katılmamaları, örgütlenmemeleri için sınır dışı tehdidi bir öz denetim mekanizmasına dönüştürülüyor. Sonuç sınır dışı olmasa da bu ihtimalin varlığı bir kontrol mekanizması haline geliyor.
Artan şiddet atmosferi, göçmen karşıtlığı, hakların hedefte olması, korku atmosferi el ele, göçmen kadınları başlarına ne gelirse kabul edip en güvencesiz yaşam koşullarını kabul etmeye mahkum ediyor. Şiddet, göçmen emeğini daha ucuz ve güvencesiz kılmanın temel bir aracına dönüşüyor. Devletin aygıtları kadın politikalarıyla bir yandan genel olarak kadın emeğini güvencesizleştirirken, zaten güvencesizliğe daha açık göçmen kadın emeğini de böylece daha kırılgan hale getiriyor. Bu elbette sadece Türkiye’de böyle değil. Amerika’daki ICE’nin mevcut varlığı ve izlediği politikanın önemli bir bölümü de buna dayanıyor.*
Kadın emeğini değersizleştirerek sermayeyi güçlendirme amacı, devletlerin iktidarlarını tahkim etmek için uyguladıkları göçmen ve kadın politikalarıyla birleşerek eşitsizliği ve ayrımcılığı derinleştiriyor; bu tablo ise mücadelenin, yalnızca şiddetin muhtevasını değil, onu üreten özü hedef alan bütünlüklü bir hatta yürütülmesi gerektiğini gösteriyor.
*ICE ve emek denetimi üzerine Genç Hayat’ın 507. sayısında Giray Demirci’nin yazısı okunabilir.
İlgili haberler
Kadınlar katledilen Durdona Khokimova için buluştu
Katledilen Durdona Khokimova cinayetine karşı kadınlar eylem düzenledi.
Şişli'de kadınlar, katledilen Durdona Khokimova için buluşacak.
Şişli'de kadınlar, çöp konteynerinde cesedi parçalanmış olarak bulunan Durdona Khokimova için Pangaltı Metro Durağı çıkışında buluşacak.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























